İçinde Emi Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde EMİ olan 5 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde EMİ olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Emi ile başlayan 5 harfli kelimeler. emi ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÇEMİÇ12,
ANEMİ (Kelime Kökeni: Fransızca anémie)
- Kansızlık
AKEMİ
- İki elemanlı mermer yapıştırıcısı
KEMİK
-
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı. - Peyami Safa
-
Bu sert organdan yapılmış
Kemik tarak.
Ata Sözleri ve Deyimler
- kemiğine (veya kemiklerine) kadar
- kemiğini kurutmak
- kemik atmak
- kemik gibi
- kemiklerini kırmak
- kemikleri sayılmak
- kemikleri sızlamak
Birleşik Kelimeler: kemik bilimi, kemik doku, kemik erimesi, kemik rengi, kemik veremi, kemik yalayıcı, kemik zarı, kuru kemik, tırnaksı kemik, aşık kemiği, atlas kemiği, baldır kemiği, belkemiği, bel kemiği, çekiç kemiği, dirsek kemiği, diz kapağı kemiği, elmacık kemiği, göğüs kemiği, gözyaşı kemiği, incik kemiği, kalbur kemiği, kalça kemiği, kamış kemiği, karaca kemiği, kaval kemiği, kol kemiği, köprücük kemiği, kuyruk kemiği, kuyruk sokumu kemiği, kürek kemiği, lades kemiği, mercimek kemiği, oynak kemiği, ön kol kemiği, örs kemiği, pazı kemiği, saban kemiği, sağrı kemiği, tarak kemiği, tırnak kemiği, topuk kemiği, uyluk kemiği, üzengi kemiği, yılankemiği
REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)
- Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma
- Bu biçimde bakılan fal
Ata Sözleri ve Deyimler
- remil atmak (veya dökmek)
TEMİN (Kelime Kökeni: Arapça teʾmīn)
- Korkusunu giderme, inanç verme
- Sağlama, elde etme
-
Gerçekleştirme
Evde huzuru temin annenin görevidir.
Ata Sözleri ve Deyimler
- temin etmek
LEMİS (Kelime Kökeni: Arapça lems)
- El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma
DEMİR
- Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
-
Bu elementten yapılmış
Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. - Peyami Safa
-
Bu elementten yapılmış parça
Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri.
- Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
-
Güçlü, kuvvetli, sert
O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu. - Sait Faik Abasıyanık
- Çıpa
Ata Sözleri ve Deyimler
- demir almak
- demir atmak
- demire vurmak
- demir gibi
- demir ıslanmaz, deli uslanmaz
- demir nemden, insan gamdan çürür
- demir taramak
- demir tavında dövülür
- demir üzerinde
Birleşik Kelimeler: demir ağacı, demirbaş, demir bilek, demir boku, demir dikeni, demir hat, demirhindi, demirkapan, demir kapı, Demirkazık, demir kırı, demir leblebi, demir oksit, demir para, demir pası, Demirperde, demir perde, demir rengi, demir resmi, demir sülfat, demir yeri, demir yolcu, demir yolu, demir yumruk, ak demir, aydemir, çekme demir, çifte demir, çubuk demir, delikli demir, dişi demir, dökme demir, erkek demir, hasır demir, iğdemir, kütük demir, nervürlü demir, buz demiri, gözdemiri, ızgara demiri, kol demiri, köşe demiri, kulak demiri, L demiri, özek demiri, saban demiri, topuk demiri
DEMİN
-
Az önce, demincek, deminden
Demin aynanın arkasına baktım, bulamadım. - Mahmut Yesari
Birleşik Kelimeler: deminden beri
ÜREMİ (Kelime Kökeni: Fransızca urémie)
- Ürenin idrarla çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık
YEMİN (Kelime Kökeni: Arapça yemīn)
- Ant
Ata Sözleri ve Deyimler
- yemin etmek
- yemin etsem başım ağrımaz
- yemini basmak
- yemin içmek
- yemin verdirmek (veya ettirmek)
- yemin vermek
Birleşik Kelimeler: yemin billah, yemin kasem, yemin töreni
ACEMİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿacemī)
-
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen
Belli ki her şey, hem de en acemi tarafından, işlerin nihayetinde uydurulmuş, zekâsız mizansenlerden ibaret. - Necip Fazıl Kısakürek
-
İşinde, mesleğinde yeni olan, toy
Acemi balıkçının ağından balıklar nasıl kaçarsa sen de zamanları öyle kaçırdın. - Nazım Hikmet
-
Bir yere, bir şeye yabancı olan
Anlaşılan sen İstanbul'un acemisi olmalısın. - Osman Cemal Kaygılı
- Saraya yeni alınmış cariye
Ata Sözleri ve Deyimler
- acemi katır kapı önünde yük indirir
- acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir
Birleşik Kelimeler: acemi ağası, acemi birliği, acemi çaylak, acemi er, acemi ocağı, acemi oğlanı
EMİCİ
- Emme özelliği olan
Birleşik Kelimeler: emici kıllar, emici tüyler
REMİZ (Kelime Kökeni: Arapça remz)
-
Simge
Acaba iki kişi oturup birtakım remizler mi düşündüler? - Sait Faik Abasıyanık
TEMİZ (Kelime Kökeni: Arapça temyīz)
-
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı (I), pak, münezzeh, hijyen, hijyenik
Ayak basacak tek adımlık temiz yer yok. - Adalet Ağaoğlu
-
Özenle yapılmış
Temiz iş.
-
Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan
Temiz araba.
- Ahlakça lekesiz, necip, nezih
- Sabıkasız
-
Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde
Temiz giyinmek.
Ata Sözleri ve Deyimler
- temiz bir dayak atmak
- temiz bir dayak yemek
- temize çekmek
- temize çıkmak
- temize havale etmek
- temiz iş altı ayda çıkar
- temiz tutmak
Birleşik Kelimeler: temiz kâğıdı, temiz kalpli, temiz kan, temiz pak, temiz para, temiz raporu, temiz yürekli, bir temiz, eli yüzü temiz, eteği temiz, kalbi temiz, yüreği temiz
ZEMİN (Kelime Kökeni: Farsça zemīn)
-
Taban, döşeme, yer
Kırmızı bir zemin üstünde bir sürü insan, havada uçan beyaz bir kuşa bakıyorlardı. - Memduh Şevket Esendal
-
Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk
Zemini mavi bir halı. Zemini beyaz bir basma.
-
Temel, dayanak
Asıl sohbet zemini nadide yemek tarifi, köşk ve bahçe tanzimidir. - Refik Halit Karay
-
Ortam
1908'den önceki zemin ve zamanı göz önüne almalı. - Yahya Kemal Beyatlı
- Yeryüzü, dünya
Ata Sözleri ve Deyimler
- zemin hazırlamak
- zemin ve zamana uygun
Birleşik Kelimeler: zemin katı, hemzemin, ıslak zemin