İçinde Ema Bulunan Kelimeler
İçinde EMA olan 133 kelime bulunuyor. İçerisinde EMA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ema ile başlayan kelimeler. Ema ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
MERYEMANAKUŞAĞI31,
14 Harfli Kelimeler
CEMAZİYELEVVEL35, SİNEMATOGRAFİK27, SİNEMASEVERLİK23, SİNEMALAŞTIRMA21, MATEMATİKÇİLİK19
13 Harfli Kelimeler
SİNEMATOGRAFİ26, CEMAZİYELAHİR26, BAŞKEMANCILIK24, ŞEMALAŞTIRMAK22, NEMALANDIRMAK18
12 Harfli Kelimeler
SİNEMATOGRAF25, KEMALİAFİYET21, ŞEMALAŞTIRMA21, CEMAATLEŞMEK20, CEMAATSİZLİK20, MATEMATİSYEN17, NEMALANDIRMA17, MATEMATİKSEL15
11 Harfli Kelimeler
HEMATOLOJİK27, SEMAZENBAŞI22, SİNEMASEVER20, MÜTEMADİYEN19, PROBLEMATİK19, ŞEHREMANETİ19, CEMAATLEŞME19, GUATEMALALI18, SİNEMACILIK18, EMANETULLAH17, KREMATORYUM17, MATEMATİKÇİ16, EMANETÇİLİK15, MİKROSİNEMA15
10 Harfli Kelimeler
9 Harfli Kelimeler
DEMAGOJİK26, NEŞVÜNEMA21, HEMATOLOG20, MÜTEMAYİZ18, KEMALPAŞA17, CEMAATSİZ17, MUKADDEMA16, PROTONEMA16, PREMATÜRE16, GUATEMALA15, MÜTEMAYİL15, EMAYLAMAK13, KOLEMANİT11, MATEMATİK11, NEMALANMA11, SİNEMATİK11, SİNEMATEK11, KİNEMATİK10
8 Harfli Kelimeler
DEMAGOJİ25, KREMASIZ14, MÜTEMADİ14, SİNEMACI14, SEMAHANE14, KEMALİZM13, EMANETÇİ12, EMARECİK12, EMAYLAMA12, KEMANKEŞ12, CEMAATLİ12, BERKEMAL11,
7 Harfli Kelimeler
DEMAGOG19, SEMAFOR16, SEMAVER15, TEMAYÜZ15, HEMAYAR14, SEMAHAT13, CEMADAT13, AGREMAN12, HEMATİT12, KEMANCI12, SEMAZEN12, TEMARUZ12, TEMAYÜL12, ŞEMATİK11, DEMARKE10, KREMALI9, MEMALİK9, KEMAKAN8, TEMATİK8
6 Harfli Kelimeler
SEMAVİ14, BADEMA11, HEMATİ11, KUDEMA10, ŞEMAİL10, TEMAŞA10, CEMAAT10, TEMADİ9, SİNEMA8, EMANET7, EMARET7, ELEMAN7, KEMANE7, KEMANİ7
5 Harfli Kelimeler
SEMAH11, KEMAH10, CEMAN9, CEMAL9, EMAYE8, MEMAT7, SEMAN7, SEMAİ7, TEMAS7, ULEMA7, EMARE6, KREMA6, KEMAL6, KEMAN6
4 Harfli Kelimeler
ŞEMA8, EMAY7, SEMA6, EMAN5, NEMA5, TEMA5
EMAN (Kelime Kökeni: Fransızca éman)
- Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi
NEMA (Kelime Kökeni: Arapça nemā)
- Büyüme, gelişme, çoğalma
- Faiz, ürem
TEMA (Kelime Kökeni: İtalyanca tema)
-
Asıl konu, temel motif, ana konu
Anıtın teması, Kurtuluş Savaşı'ydı. Tablonun teması.
- Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu
- Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu
EMARE (Kelime Kökeni: Arapça emāre)
-
Belirti, iz, ipucu
Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
KREMA (Kelime Kökeni: İtalyanca crema)
- Bir tür yumurtalı süt tatlısı
- Kaymak
- Kevgirden geçirilmiş sütle koyulaştırılmış çorba
KEMAL (Kelime Kökeni: Arapça kemāl)
- Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
-
Eder, tutar
Tozu kaldı ise bir paket al, saçak tütün iç. Bunun kemali altmış para! - Memduh Şevket Esendal
Ata Sözleri ve Deyimler
- kemal bulmak
- kemale ermek (veya gelmek)
Birleşik Kelimeler: kemaliafiyet
KEMAN (Kelime Kökeni: Farsça kemān)
-
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu. - Ömer Seyfettin
- Yay
Ata Sözleri ve Deyimler
- keman gibi
Birleşik Kelimeler: keman yayı
SEMA (Kelime Kökeni: Arapça semāʾ)
-
Gök
Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi. - Hüseyin Cahit Yalçın
Birleşik Kelimeler: alaimisema
- İşitme, duyma
- Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin
Birleşik Kelimeler: semahane
EMANET (Kelime Kökeni: Arapça emānet)
-
Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia
Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar. - Salâh Birsel
-
Bir kimse ile birine gönderilen şey
İstanbul'dan getirdiğim emanetinizi akşam benden alınız.
- Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer
-
Can, ruh
Allah emanetini alsın da kurtulayım.
Ata Sözleri ve Deyimler
- emanet ata binen tez iner
- emanet bırakmak (veya etmek veya vermek)
- emanete hıyanet olmaz
- emanet eşeğin yuları gevşek olur
- emanet hayvanın (veya eşeğin) kuskunu (veya paldımı) yokuşta kopar
Birleşik Kelimeler: emanet dolabı, şehremaneti
EMARET (Kelime Kökeni: Arapça emāret)
- Beylik
ELEMAN (Kelime Kökeni: Fransızca élément)
-
Öge
Eskilerin şiirde pek bol kullanmaktan hoşlandıkları elemanlardan birisi de teşbihti. - Asaf Halet Çelebi
-
Bir toplulukta çalışan insanların her biri
Kızı sizin elemanınız sanmışlar öyle mi? - Ahmet Ümit
- Kümeye ait varlıklardan her biri
Birleşik Kelimeler: eleman sayısı, ara eleman, öğretim elemanı, yapı elemanı
KEMANE (Kelime Kökeni: Farsça kemāne)
- Keman ve kemençe yayı
- Bir tür halk çalgısı
- Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç
- Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım
Birleşik Kelimeler: kemane balığı, kemane çekme, kabak kemane
KEMANİ (Kelime Kökeni: Farsça kemān + Arapça -ī)
- Alaturka müzikte keman çalan kimse
MEMAT (Kelime Kökeni: Arapça memāt)
- Ölüm
SEMAN (Kelime Kökeni: Fransızca cément)
- Diş köklerini kaplayan sert madde
- Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde