İçinde Em Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde EM olan 7 harfli 305 kelime bulunuyor. İçinde EM olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Em ile başlayan 7 harfli kelimeler. em ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DÖŞEMCİ22,
EKLEMLİ
- Eklemi olan
EKLEMEK
-
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek
Bahçeye doğru bir çıkma mutfak yaptırmış, bu koca balkonu eklemiştir. - Tarık Buğra
-
Bir şeyi ek olarak kullanmak
Bu kumaşı örtüye eklemeli.
EMÎRLİK
- Beylik
EMEKTAR (Kelime Kökeni: Türkçe emek + Farsça -dār)
-
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
Ertesi sabah bahçede gezinirken Mehmet, emektar azaplarından birini gördü. - Emine Işınsu
-
Çok kullanılmış, eski
Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim. - Çetin Altan
ELEMENT (Kelime Kökeni: Almanca Element)
-
Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde
Grafit ve elmas, karbon elementinin iki değişik biçimidir.
ELLEMEK
-
Elle dokunmak
Görüyorsunuz, ben hiçbirini ellemiyor, hiçbirini açmıyorum. - Yusuf Ziya Ortaç
İTELEME
- İtelemek işi
İNLEMEK
-
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek
O, inledikçe benim de yüreğim sızlıyor, sıkıntıdan damarlarımı saran yağ eriyor. - Etem İzzet Benice
-
Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak
Yer gök inlesin.
İKİLEME
- İkilemek işi
- Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi
KİLLEME
- Killemek işi
KİREMİT (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha
En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- kiremit aktarmak
Birleşik Kelimeler: kiremit fabrikası, kiremithane, kiremit rengi, mahya kiremidi
KEKLEME
- Keklemek işi
KEMAKÂN (Kelime Kökeni: Arapça kemā + kāne)
-
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
İstanbul ve diğer vilayetlerimiz kemakân idare edilsin. - Yahya Kemal Beyatlı
KEMERLİ
-
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı. - Lâtife Tekin
-
Kemer biçiminde olan
Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi. - Tarık Buğra
-
Kavisli olan
Kemerli burun.
KEMİKLİ
-
Kemiği olan
Zaten uzun boylu, iri kemikli olan Meryem, her geçen gün biraz daha kilo alıp irileşirken Musa yanlış programda yıkanmış el örgüsü kazak gibi çekivermişti. - Elif Şafak
-
Kemikleri iyi gelişmiş
Kemikli çocuk.
-
Çok zayıf, sıska
Kuru, kemikli yüzü solgun, duruşu ciddi, kara gözleri kindardı. - Kerim Korcan
Birleşik Kelimeler: kemikli balıklar