İçinde Em Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde EM olan 7 harfli 305 kelime bulunuyor. İçinde EM olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Em ile başlayan 7 harfli kelimeler. em ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DÖŞEM22, ÇÖPLEME21, GÖZEMEK21, GÖZLEME21, GEVŞEME21, PÜFLEME20, BÜĞEMEK19, DÖNEM19, DÖŞEMEK19, DÖŞEM19, DEMAGOG19, HEMOFİL19, AMFİZEM18, ÇİĞNEME18, GÖLLEME18, GİZEM18, GEVREME18, KÖHNEME18, ÖNEMSİZ18, EMİRDAĞ17, FİŞLEME17, GÜZLEME17, İĞDEMİR17, KÖZLEME17, ÖZLEM17, ÖZLEMEK17, SÖYLEME17, ŞİFLEME17, YEĞLEME17, YÖNSEME17, DÖLLEME16, DEFLEME16, EMİNÖNÜ16, HEMCİNS16, ÖDEMELİ16, SEMAFOR16, ÜFLEMEK16, YEMİŞÇİ16, YÖNLEME16, YİVLEME16, BADEM15, DÜZLEME15, DÜZEMEK15, DÜŞLEME15, EVSEMEK15, EĞLEMEK15, EĞELEME15, GİZLEME15, GİZEM15, GÜMLEME15, GEZLEME15, HİÇLEME15, HEMŞİRE15, KÖSEMEN15, LÖSEMİT15, ÖKSEMEK15, PROBLEM15, SEMPTOM15, SEMİZCE15, SEMAVER15, TEMAYÜZ15, YÜZLEME15, ZEMHERİ15, CEMBİYE15, CEPLEME15, ACEMİCE14, ÇEMBALO14, ÇEKEMEZ14, DİPLEME14, DEHLEME14, EPİDEMİ14, EFEMİNE14, EFİLEME14, EMZİRİŞ14, FİTLEME14, FEMİNEN14, GÜRLEME14, GÜNLEME14, GELEMBE14, HEMAYAR14, HEMDERT14, İŞLEM14, KÜPLEME14, KUŞYEMİ14, KÖKLEME14, KÖLEMEN14, KIDEMCE14, LİFLEME14, LÖKLEME14, ÖTELEME14, ÖRKLEME14, ÖNLEMEK14, PEYLEME14, ŞİŞLEME14, ŞEMSİYE14, TEMPOLU14, TÜPLEME14, VEREM14, BİZLEME13, BADEM13, BEŞLEME13, BEZLEME13, BEZEMEK13, BENZEME13, ÇİYLEME13, DİŞEMEK13, DİŞLEME13, DİZLEME13, DİZEM13, DEMİRCİ13, DEMETÇİ13, EYLEM13, ETYEMEZ13, EMBRİYO13, EMPRİME13, EMPİRME13, GEMLEME13, İŞKEMBE13, İMGELEM13, MÜSEMMA13, MAHKEME13, MEMLEHA13, MEMESİZ13, POLEMİK13, PİSLEME13, SÜDREME13, SEMPATİ13, SEMAHAT13, TECEMMU13, ÜÇLEMEK13, YEMİŞEN13, YEMİŞLİ13, CEMADAT13, CEMİYET13, AYDEMİR12, AGREMAN12, BADEM12, ÇİMLEME12, ÇİSEMEK12, ÇEMREME12, EMEKSİZ12, EMİSYON12, EMİŞMEK12, EMLAKÇI12, EMZİRME12, EMRİHAK12, ELEMSİZ12, GEMİLİK12, GEMEREK12, HEMATİT12, HAKEM12, İPLEMEK12, İPİLEME12, KEMANCI12, KEREMPE12, MÜLEMMA12, EMMEN12, MALZEME12, MEMECİK12, SÜSLEME12, SEMAZEN12, SEMERCİ12, TİPLEME12, TEMARUZ12, TEMAYÜL12, ÜTÜLEME12, YÜKLEME12, CEMETME12, BESLEME11, ÇİLEMEK11, ÇİTLEME11, ÇEMENLİ11, DİLEMMA11, DEMİRSİ11, DEMEMEK11, DEMLEME11, EYLEM11, EŞLEMEK11, EŞELEME11, EMİRCİK11, EMDİRME11, EMBESİL11, EMZİKLİ11, İZLEMEK11, İŞLEMEK11, KİŞNEME11, KÜREM11, KEMENÇE11, KEMİRİŞ11, KEŞLEME11, KIDEM11, LACEREM11, LAYEMUT11, MADEM11, MEMEM11, REMİLCİ11, ŞEMATİK11, TEZLEME11, TÜMLEME11, TEEMMÜL11, TAŞEMEN11, ÜREMSEL11, YELSEME11, YEMLEME11, YASEMİN11, ZEMİNLİ11, AKADEMİ10, ALEMDAR10, BİLEMEK10, BİRLEME10, BELLEME10, BELEMİR10, BEKLEME10, BELEMEK10, DİREMEK10, DİNLEME10, DİLEMEK10, DENEMEK10, DEMİRLİ10, DEMİNKİ10, DEMETLİ10, DEMARKE10, DENKLEM10, DERLEME10, EBELEME10, ERDEM10, EYLEM10, EYLEMEK10, EDREMİT10, EMİRBER10, ENDEMİK10, EMOROİT10, EMNİYET10, KÜREMEK10, KÜRNEME10, KÜTLEME10, KÜLLEME10, KÜKREME10, KADEM10, KEMİYET10, MİMLEME10, MUTEMET10, MEMURİN10, SESLEME10, SEMİRME10, TEMRİYE10, TEMETTÜ10, TÜREMEK10, TÜNEMEK10, ÜNLEMEK10, YEMİNLİ10, YEMENLİ10, YEMEKLİ10, YELLEME10, ERSEMEK9, ESNEMEK9, ESLEMEK9, ENTİMEM9, EKSTREM9, EMİLMEK9, EMLEMEK9, EMRETME9, İSLEMEK9, İSKEMLE9, İSTEM9, İSTEMEK9, İMLEMEK9, KREMALI9, KALSEMİ9, KALEMİS9, KEMİKSİ9, KEMİRME9, MATEM9, MENEMEN9, MEMALİK9, MELEMEK9, SİTEM9, SEMERLİ9, SEMİNER9, SEMİTİK9, TEMSİLİ9, EKLEM8, EKLEMEK8, EMİRLİK8, EMEKTAR8, ELEMENT8, ELLEMEK8, İTELEME8, İNLEMEK8, İKİLEME8, KİLLEME8, KİREMİT8, KEKLEME8, KEMAKAN8, KEMERLİ8, KEMİKLİ8, TİTREME8, TEMİNAT8, TEMENNİ8, TEMENNA8, TERLEME8, TEMELLİ8, TEMATİK8, TELLEME8, TEKLEME8

EKLEMLİ

[sıfat]

  • Eklemi olan

EKLEMEK

[-i]

  • Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek

    Bahçeye doğru bir çıkma mutfak yaptırmış, bu koca balkonu eklemiştir. - Tarık Buğra

[-e]

[-i]

  • Bir şeyi ek olarak kullanmak

    Bu kumaşı örtüye eklemeli.

EMÎRLİK

[isim]

  • Beylik

EMEKTAR (Kelime Kökeni: Türkçe emek + Farsça -dār)

[sıfat]

  • Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)

    Ertesi sabah bahçede gezinirken Mehmet, emektar azaplarından birini gördü. - Emine Işınsu

[mecaz]

  • Çok kullanılmış, eski

    Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim. - Çetin Altan

ELEMENT (Kelime Kökeni: Almanca Element)

[isim]

[kimya]

  • Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde

    Grafit ve elmas, karbon elementinin iki değişik biçimidir.

ELLEMEK

[-i]

  • Elle dokunmak

    Görüyorsunuz, ben hiçbirini ellemiyor, hiçbirini açmıyorum. - Yusuf Ziya Ortaç

İTELEME

[isim]

  • İtelemek işi

İNLEMEK

[nesnesiz]

  • Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek

    O, inledikçe benim de yüreğim sızlıyor, sıkıntıdan damarlarımı saran yağ eriyor. - Etem İzzet Benice

  • Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak

    Yer gök inlesin.

İKİLEME

[isim]

  • İkilemek işi

[dil bilgisi]

  • Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi

KİLLEME

[isim]

  • Killemek işi

KİREMİT (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha

    En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kiremit aktarmak

Birleşik Kelimeler: kiremit fabrikası, kiremithane, kiremit rengi, mahya kiremidi

KEKLEME

[isim]

  • Keklemek işi

KEMAKÂN (Kelime Kökeni: Arapça kemā + kāne)

[zarf]

[eskimiş]

  • Önceden olduğu gibi, eskisi gibi

    İstanbul ve diğer vilayetlerimiz kemakân idare edilsin. - Yahya Kemal Beyatlı

KEMERLİ

[sıfat]

  • Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan

    Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı. - Lâtife Tekin

  • Kemer biçiminde olan

    Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • Kavisli olan

    Kemerli burun.

KEMİKLİ

[sıfat]

  • Kemiği olan

    Zaten uzun boylu, iri kemikli olan Meryem, her geçen gün biraz daha kilo alıp irileşirken Musa yanlış programda yıkanmış el örgüsü kazak gibi çekivermişti. - Elif Şafak

  • Kemikleri iyi gelişmiş

    Kemikli çocuk.

[mecaz]

  • Çok zayıf, sıska

    Kuru, kemikli yüzü solgun, duruşu ciddi, kara gözleri kindardı. - Kerim Korcan

Birleşik Kelimeler: kemikli balıklar