İçinde Els Bulunan Kelimeler

İçinde ELS olan 31 kelime bulunuyor. İçerisinde ELS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

12 Harfli Kelimeler

BELSOĞUKLUĞU33, FELSEFECİLİK28, MÜTESELSİLEN17

11 Harfli Kelimeler

BEDELSİZLİK19, TELSİZCİLİK18, TEMELSİZLİK16

10 Harfli Kelimeler

MÜTESELSİL15

9 Harfli Kelimeler

FELSEFECİ25, DANTELSİZ15

8 Harfli Kelimeler

ÇEPELSİZ19, TÖRELSİZ18, MEHELSİZ17, BEDELSİZ16, ÇENGELSİ16, ENGELSİZ16, TELSİZCİ15, HELSİNKİ13, MÜSELSEL13, RİMELSİZ13, TEMELSİZ13, NİKELSİZ12, TESELSÜL12, YELSEMEK12

7 Harfli Kelimeler

EVVELSİ20, FELSEFE20, FELSEFİ20, YELSEME11, NİKELSİ8

6 Harfli Kelimeler

TELSİZ10

5 Harfli Kelimeler

CELSE9, TELSİ6

TELSİ

[sıfat]

  • Çok ince telciklerden oluşan

    Telsi kas.

NİKELSİ

[sıfat]

  • Nikeli andıran, nikele benzeyen, nikel gibi

CELSE (Kelime Kökeni: Arapça celse)

[isim]

  • Oturum

    Bir ay sonraki celsede de yeni savcının evvelkine katılması üzerine ittifakla beraat kararı. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • celseyi açmak
  • celseyi tatil etmek

Birleşik Kelimeler: açık celse, gizli celse, hafi celse

TELSİZ

[sıfat]

  • Teli olmayan

[isim]

  • Türlerine göre belirli bir kapsama alanı içinde belirli kişilerin iletişimini sağlayan, elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan araç

    Telsiz dediğimiz de nihayet sonunda gene tele dayanıyor. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: telsiz bağlantısı, telsiz telefon, telsiz telgraf, el telsizi

YELSEME

[isim]

  • Yelsemek işi veya durumu

NİKELSİZ

[sıfat]

  • Birleşiminde nikel bulunmayan
  • Nikelle kaplanmamış

TESELSÜL (Kelime Kökeni: Arapça teselsul)

[isim]

[eskimiş]

  • Zincirleme
  • Birbirine bağlı, birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, silsile

    Gözleri kamaştıran güneş aydınlığında bu sesler küçük kubbelerin bitmez tükenmez teselsülünü açar ve parıldatırdı. - Abdülhak Şinasi Hisar

[hukuk]

  • Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması

Ata Sözleri ve Deyimler

  • teselsül etmek

YELSEMEK

[nesnesiz]

  • Hava alarak bozulmak, bayatlamak

MÜSELSEL (Kelime Kökeni: Arapça muselsel)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Birbirine bağlı olan, art arda zincirleme olarak gelen

    Birbirini yaratan müselsel esprilerle söylüyordu. - Peyami Safa

RİMELSİZ

[sıfat]

  • Rimel sürülmemiş (kirpik)

TEMELSİZ

[sıfat]

  • Temeli olmayan

[mecaz]

  • Gerçek veya sağlam olmayan, asılsız, yanlış

    Bu temelsiz sözler sonradan çürütülmüştür. - Salâh Birsel

[zarf]

[mecaz]

  • Asılsız olarak, gerçeğe aykırı bir biçimde

MÜTESELSİL (Kelime Kökeni: Arapça muteselsil)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Zincirleme

Birleşik Kelimeler: müteselsil borç, müteselsil kefil

DANTELSİZ

[sıfat]

  • Danteli olmayan, tentenesiz

TELSİZCİ

[isim]

  • Genellikle gemilerde, uçaklarda karayla gemi, yerle uçak arasında ve daha başka gemi ve uçaklarla telsiz bağlantısı kurmakla görevli kimse

TEMELSİZLİK

[isim]

  • Temelsiz olma durumu