İçinde Ele Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde ELE olan 6 harfli 35 kelime bulunuyor. İçinde ELE olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ele ile başlayan 6 harfli kelimeler. ele ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖRELE16, KÖSELE13, DELEGE12, EFELEK12, ÇELE11, ELEMGE11, GELEME11, PELEME11, BELE10, GELE10, PELENK10, BELEME9, ÇETELE9, ÇELENK9, ELEK9, ELEKÇİ9, ELEZER9, KELE9, YELEME9, MESELE8, MELEME8, TELEÜT8, YELE8, ELEMAN7, ELEMEK7, ELEMLİ7, ELENME7, ELETME7, İSKELE7, KELEME7, MELEKE7, TELEKS7, TELEME7, ELENTİ6, TELEKE6

ELENTİ

[isim]

[halk ağzında]

  • Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü

    Buğday elentisi.

TELEKE

[isim]

[halk ağzında]

  • Uzun ve sert kanat telekleri

ELEMAN (Kelime Kökeni: Fransızca élément)

[isim]

  • Öge

    Eskilerin şiirde pek bol kullanmaktan hoşlandıkları elemanlardan birisi de teşbihti. - Asaf Halet Çelebi

  • Bir toplulukta çalışan insanların her biri

    Kızı sizin elemanınız sanmışlar öyle mi? - Ahmet Ümit

[matematik]

  • Kümeye ait varlıklardan her biri

Birleşik Kelimeler: eleman sayısı, ara eleman, öğretim elemanı, yapı elemanı

ELEMEK

[-i]

  • Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek

    Eledim eledim höllük eledim / Aynalı beşikte bebek beledim - Halk türküsü

  • Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek
  • İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak

[mecaz]

  • Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak

[spor]

  • Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek

ELEMLİ

[sıfat]

  • Üzüntülü, kederli

    Çektiği elemli aşkla mesut olmasa da bunları sevdiği şüphesizdir. - Abdülhak Şinasi Hisar

ELENME

[isim]

  • Elenmek işi

[spor]

  • Yenilen oyuncu veya takımın yarışmalardan çıkması

ELETME

[isim]

  • Eletmek işi

İSKELE (Kelime Kökeni: İtalyanca scala)

[isim]

  • Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer

    Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven

    Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı. - Zeyyat Selimoğlu

  • Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba
  • İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı

    Mudanya, Bursa'nın iskelesidir.

  • Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı
  • Geminin sol yanı

[sinema]

[televizyon]

  • Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iskele almak

Birleşik Kelimeler: iskele alabanda, iskele babası, iskele kelepçesi, iskele kuşu, sürme iskele, ip iskelesi

KELEME

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Sürülmeden bırakılmış (tarla)
  • Bakımsız bırakılmış (bağ veya bahçe)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keleme olmak

MELEKE (Kelime Kökeni: Arapça meleke)

[isim]

  • Tekrarlama sonucu kazanılan yatkınlık, alışkanlık

    Bütün melekelerim yerinde olduğu hâlde kendimde değildim. - Necip Fazıl Kısakürek

[ruh bilimi]

[felsefe]

  • Yeti
  • Yelken makarası

TELEKS (Kelime Kökeni: Fransızca télex)

[isim]

  • Telsiz ve telem araçlarına uzaktan haber yazdırma düzeni

TELEME

[isim]

  • Teleme peyniri

Birleşik Kelimeler: teleme peyniri

MESELE (Kelime Kökeni: Arapça mesʾele)

[isim]

  • Sorun

    Gazeteler vakit vakit bir meseleyi öne sürerler. - Nazım Hikmet

  • Güç iş

    Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir. - Reşat Nuri Güntekin

[eskimiş]

[matematik]

  • Problem

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesele çıkarmak
  • mesele etmek
  • mesele olmak
  • mesele yapmak
  • mesele yok!

Birleşik Kelimeler: boğaz meselesi, gönül meselesi, ölüm kalım meselesi

MELEME

[isim]

  • Melemek işi
  • Koyun, keçi sesi

    Uzaktan ağıla giren koyunlarla kuzuların telaşlı uzun melemeleri sessizliği parçalıyordu. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Ağırkanlı, rahatına düşkün

TELEÜT

[isim]

  • Batı Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu