İçinde Eka Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde EKA olan 7 harfli 25 kelime bulunuyor. İçinde EKA olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Eka ile başlayan 7 harfli kelimeler. eka ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ŞİVEKAR16, ŞEKAVET16, TEKASÜF16, ZEKAVET16, ZEKASIZ15, FREKANS14, PİŞEKAR14, TEKALİF13, VEKALET13, MEKANCI12, DEKADAN11, HİLEKAR11, HAREKAT11, NEKAHET11, TEKABÜL11, CAMEKAN11, TEKASÜL10, TEKAMÜL10, BEKARET9, NABEKAR9, REKABET9, LAMEKAN8, MEKANİK8, NALEKAR7, REKAKET7

NALEKÂR (Kelime Kökeni: Farsça nālekār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • İnleyen, iniltili

    İçlerinden biri de ince, hazin, nalekâr bir sesle yavaş yavaş Kur'an okuyordu. - Memduh Şevket Esendal

REKÂKET (Kelime Kökeni: Arapça rekāket)

[isim]

[eskimiş]

  • Kekemelik, pepemelik

LAMEKÂN (Kelime Kökeni: Arapça lāmekān)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Mekânı olmayan, mekânsız
  • Yersiz yurtsuz, belli bir adresi olmayan

Birleşik Kelimeler: lamekân takımı

MEKANİK (Kelime Kökeni: Fransızca mécanique)

[isim]

[fizik]

  • Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı

[sıfat]

  • Denge veya hareket kurallarıyla ilgili

[sıfat]

  • Makine ile yapılan

[sıfat]

[mecaz]

  • Düşünmeden yapılan

BEKÂRET (Kelime Kökeni: Arapça bekāret)

[isim]

[eskimiş]

  • Kızlık

    Hangi erkek aşk yapmadan evlendiği kızdan tam bir bekâret beklemez? - Etem İzzet Benice

  • Saflık, temizlik, masumluk

    Ruhumun bekâretini sana verdim. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • Sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik
  • Doğallık, tazelik

NABEKÂR (Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça bekār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yararsız, işe yaramaz

    Muhbirlere göre nabekâr zenginin hüviyeti keşfedilmeden mayısın birinci günü geldi çattı. - Halide Edip Adıvar

  • Serseri, haylaz, avare, işsiz

REKABET (Kelime Kökeni: Arapça reḳābet)

[isim]

  • Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış

    Bu seferki kovuluşun sebebi meslek rekabeti değil, meslek ahlakı idi. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rekabet etmek

Birleşik Kelimeler: ezelî rekabet

TEKÂSÜL (Kelime Kökeni: Arapça tekāsul)

[isim]

[eskimiş]

  • Üşengeçlik

TEKÂMÜL (Kelime Kökeni: Arapça tekāmul)

[isim]

[eskimiş]

  • Olgunluk, olgunlaşma
  • Gelişim, gelişme

    Bu derece intibak kabiliyeti, tekâmül kuvveti olan dinamik bir millet olmasak mahvolurduk. - Orhan Seyfi Orhon

[biyoloji]

  • Evrim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tekâmül etmek

DEKADAN (Kelime Kökeni: Fransızca décadent)

[isim]

  • XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
  • Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme

    Fakat son zamanlarda zuhur eden sembolist yahut dekadan edebiyatlar terbiye noktainazarından muzır amillerdendir. - Ziya Gökalp

HİLEKÂR (Kelime Kökeni: Arapça ḥīle + Farsça -kâr)

[sıfat]

  • Hileci

    Münafık, hilekâr, mürai bir adam olarak şöhret almışsınız. - Ercüment Ekrem Talu

HAREKÂT (Kelime Kökeni: Arapça ḥarekāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Davranışlar, işler

[askerlik]

  • Belli bir amaç gözetilerek bir askerî birliğe yaptırılan manevra, çarpışma, çevirme, kovalama vb. işler

    İzmir harekâtı on beş gün içinde amacına ulaştı.

Birleşik Kelimeler: amfibi harekât, çıkarma harekâtı

NEKAHET (Kelime Kökeni: Arapça neḳāhet)

[isim]

  • Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu

    His var mı bu âlemde nekahet gibi tatlı. - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]

  • Durgunluk

Birleşik Kelimeler: nekahethane

TEKABÜL (Kelime Kökeni: Arapça teḳābul)

[isim]

[eskimiş]

  • Karşılık olma, karşılama, yerini tutma

[mantık]

  • Karşı olum

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tekabül etmek

CAMEKÂN (Kelime Kökeni: Farsça cāmekān)

[isim]

  • Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin

    Camekânı geniş ve nadir sanat eserleriyle dolu bir mağazaya girdik. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık

    Camekânla bölünmüş bir kahve ocağı ile altı yedi masa vardı içeride. - Çetin Altan

  • Limonluk
  • Hamamlarda soyunulan camlı yer

[argo]

  • Gözlük

    Artık arkasına sığınacak bir camekânım da yok. - Halit Fahri Ozansoy