İçinde Ehr Bulunan Kelimeler

İçinde EHR olan 24 kelime bulunuyor. İçerisinde EHR geçen kelimeler ve kelime anlamları.

12 Harfli Kelimeler

KURBAĞAZEHRİ29

11 Harfli Kelimeler

HEMŞEHRİLİK23, ŞEHREMANETİ19

10 Harfli Kelimeler

KEHRİBARCI20

9 Harfli Kelimeler

KADIŞEHRİ19, ZEHROLMAK18, ŞEHREMİNİ17, ZEHRETMEK17

8 Harfli Kelimeler

HEMŞEHRİ20, BEHRESİZ18, ŞEHRİYAR17, ZEHROLMA17, ZEHRETME16, KEHRİBAR14

7 Harfli Kelimeler

ÇEHRECE17, SUŞEHRİ16, ŞEHRİYE16, BİBEHRE15, ÇEHRELİ14

5 Harfli Kelimeler

ÇEHRE12, CEHRE12, CEHRİ12, BEHRE11, EHRAM10

EHRAM (Kelime Kökeni: Arapça ehrām)

[isim]

[tarih]

  • Piramit

[eskimiş]

[matematik]

  • Piramit

BEHRE (Kelime Kökeni: Farsça behre)

[isim]

[eskimiş]

  • Pay, nasip, hisse

ÇEHRE (Kelime Kökeni: Farsça çihre, çehre)

[isim]

  • Yüz (II)

    Ben şimdi o güzel çehreden başka / Ne bir yüz düşünür ne hatırlarım - Necmettin Halil Onan

[mecaz]

  • Görünüş

[mecaz]

  • Kimlik

    Şehrin etnik çehresi de bizim için az çok meçhuldür. - Ahmet Hamdi Tanpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çehre almak
  • çehre etmek
  • çehresi bozulmak

Birleşik Kelimeler: çehre züğürdü, çatık çehre, eğri çehre

CEHRE (Kelime Kökeni: Farsça cehre)

[isim]

[eskimiş]

  • Pamuk, yün, ipek vb.ni eğirip iplik durumuna getirmeye yarar araç, iğ

KEHRİBAR (Kelime Kökeni: Farsça kehrubā)

[isim]

  • Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine, samankapan, kılkapan

    Önümdeki kutuda elmas, akik, zümrüt, necef, sedef, kehribar vesaire gibi yüz kadar küçük küçük taşlar vardı. - Ömer Seyfettin

[sıfat]

  • Bu reçineden yapılmış

    İki aydır kayıp sarı kehribar tespihini görünce sevindi. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kehribar gibi

Birleşik Kelimeler: kehribar balı

ÇEHRELİ

[sıfat]

  • Çehresi olan

    Kırmızı fesi kulaklarına kadar geçmiş, bayağı çehreli, yapma tavırlı, sahte öksürüklü bir adam çıktı. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: çatık çehreli

BİBEHRE (Kelime Kökeni: Farsça bībehre)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Behresiz

ZEHRETME

[isim]

  • Zehretmek durumu

SUŞEHRİ

[isim]

  • Sivas iline bağlı ilçelerden biri

ŞEHRİYE (Kelime Kökeni: Arapça şaʿriyye)

[isim]

  • Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru

Birleşik Kelimeler: şehriye çorbası, şehriye pilavı, arpa şehriye, tel şehriye

ŞEHREMİNİ

[isim]

[tarih]

  • Osmanlı Devleti'nde Tanzimata kadar saray ve devlet yapılarının onarımına, haremin gider ve aylık işlerine bakmakla yükümlü kimse
  • Şehremanetinin başında bulunan kimse, belediye başkanı

ZEHRETMEK (Kelime Kökeni: Farsça zehr + Türkçe etmek)

[-i]

  • Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek

    Hayatımın sonuna kadar böyle her günümü zehredemem. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

ŞEHRİYÂR (Kelime Kökeni: Farsça şehr + yār)

[isim]

[tarih]

  • Padişah, hükümdar

ZEHROLMA

[isim]

  • Zehrolmak durumu

ÇEHRECE

[zarf]

  • Çehre bakımından

    Kadın vücutça, çehrece acaba nasılmış? - Refik Halit Karay