İçinde Eha Bulunan Kelimeler
İçinde EHA olan 49 kelime bulunuyor. İçerisinde EHA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Eha ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
14 Harfli Kelimeler
KELİMEİŞEHADET24,
13 Harfli Kelimeler
MÜTEHASSISLIK25
11 Harfli Kelimeler
KAHVEHANECİ28, NISFINNEHAR24, TASFİYEHANE24, ŞEHADETNAME21, MUAYENEHANE19
10 Harfli Kelimeler
MÜTEHAVVİL29, MÜTEHAYYİR21, MÜTEHASSIS21, MÜTEHASSİS20, MÜTEHAMMİL19, MÜNTEHABAT19, MÜTEHAKKİM18, MERSİYEHAN18, MÜTEHARRİK17
9 Harfli Kelimeler
KAHVEHANE23, ÇİFTEHANE22, HADDEHANE21, BEHEMEHAL20, FEHAMETLİ20, MÜSTEHASE18, BENDEHANE17, KLİŞEHANE16, KASİDEHAN16, MEHABETLİ16, İDAREHANE15
8 Harfli Kelimeler
MÜSTEHAP20, MÜNTEHAP19, ÇİLEHANE15
7 Harfli Kelimeler
TEHALÜF19, FEHAMET18, REHAVET17,
6 Harfli Kelimeler
NEHARİ10
5 Harfli Kelimeler
ZEHAP16, MEHAZ13
4 Harfli Kelimeler
DEHA10, REHA8
REHA (Kelime Kökeni: Farsça rehā)
- Kurtuluş, kurtulma
NEHARİ (Kelime Kökeni: Arapça nehārī)
-
Gündüzlü
En arka sırada, derslerde nadiren gözüken bir nehari talebe yalnız başına oturuyordu. - Sait Faik Abasıyanık
- Gündüzlü olarak
DEHA (Kelime Kökeni: Arapça dehā)
-
İnsan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek düzey, dâhilik
Hepimiz Mustafa Kemal'in askerlik dehasına inanırdık. - Falih Rıfkı Atay
-
Dâhi
Dehalar muvaffak olmak için zamanlarını ve şartlarını unutamazlar. - Falih Rıfkı Atay
KEHANET (Kelime Kökeni: Arapça kehānet)
-
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
Peki, bu aynada beliren kehanetlerin bir bir gerçekleşmesine ne diyeceksin? - İhsan Oktay Anar
Ata Sözleri ve Deyimler
- kehanette bulunmak
DEHALET (Kelime Kökeni: Arapça deḫālet)
- Sığınma, korunma
MEMLEHA (Kelime Kökeni: Arapça memlaḥa)
- Tuzla
TEHALÜK (Kelime Kökeni: Arapça tehāluk)
-
Can atma, çok isteme
Yeni neşriyattan ne görürse hepsinin üzerine ayrı bir tehalükle atılırdı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- tehalük etmek
MEHAZ (Kelime Kökeni: Arapça meʾḫaẕ)
- Bir eser yazılırken başvurulan kaynak
MÜNTEHA (Kelime Kökeni: Arapça muntehā)
- Son
- Sona ermiş, bitmiş
MEHABET (Kelime Kökeni: Arapça mehābet)
- Büyük ve saygıdeğer kimselere duyulan saygı
-
Büyüklük, ululuk, yücelik
Dağlar ufkunda mehabet, ova ufkunda huzur. - Yahya Kemal Beyatlı
CEHALET (Kelime Kökeni: Arapça cehālet)
- Bilgisizlik
İDAREHANE (Kelime Kökeni: Arapça idāre + Farsça ḫāne)
-
Gazete, dergi vb. yayım kurumlarında yazı işlerine bakılan yer, yönetim yeri
Evvelki gün bir gazete idarehanesindeydim. - Nazım Hikmet
- Bir işi veya kuruluşu yönetenlerin bulundukları yer, büro
ÇİLEHANE (Kelime Kökeni: Farsça çille + ḫāne)
- Dervişlerin çile doldurdukları yer
NAGEHAN (Kelime Kökeni: Farsça nāgehān)
- Ansızın
KLİŞEHANE (Kelime Kökeni: Fransızca cliché + Farsça ḫāne)
- Klişe yapılan yer