İçinde Efs Bulunan Kelimeler

İçinde EFS olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde EFS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Efs ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

EFSANELEŞTİRMEK26

14 Harfli Kelimeler

EFSANELEŞTİRME25

12 Harfli Kelimeler

EFSANELEŞMEK23

11 Harfli Kelimeler

ŞEREFSİZLİK24, EFSANELEŞME22

10 Harfli Kelimeler

EFSUNLAMAK19, NEFSANİYET19

9 Harfli Kelimeler

EFSANESİZ20, EFSUNLAMA18

8 Harfli Kelimeler

EFSANEVİ21, ŞEREFSİZ21, EFSUNKAR16, EFSANELİ15

7 Harfli Kelimeler

SEDEFSİ17, NEFSANİ14

6 Harfli Kelimeler

MEFSUH19, EFSANE13, TEFSİR13

5 Harfli Kelimeler

EFSUS14, EFSUN13

EFSANE (Kelime Kökeni: Farsça efsāne)

[isim]

[edebiyat]

  • Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence

[mecaz]

  • Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb

    Hamdi'nin hayatına dair uydurulmuş efsanelerden birisi de onun müthiş bir aşk yüzünden bu hâle geldiğidir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]

  • Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb

Ata Sözleri ve Deyimler

  • efsane olmak

Birleşik Kelimeler: kent efsanesi, şehir efsanesi

TEFSİR (Kelime Kökeni: Arapça tefsīr)

[isim]

  • Yorumlama

    Hiçbirini tefsire ve hiçbirinden mana çıkarmaya kimsenin dili varmaz olmuştu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Yorum

[din bilgisi]

  • Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama

[din bilgisi]

  • Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama bilimi

[din bilgisi]

  • Kur'an'ın surelerini açıklayan eser

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tefsir etmek

EFSUN (Kelime Kökeni: Farsça efsūn)

[isim]

[eskimiş]

  • Büyü

    Şayeste'nin reise büyü yaptığına ve adamı başka kadınlara karşı efsunla bağladığına kanaat getirmişti. - Haldun Taner

NEFSANİ (Kelime Kökeni: Arapça nefsānī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Canlılığın zorunlu kıldığı gereksinim ve isteklerle ilgili, beden arzularıyla ilgili

EFSUS (Kelime Kökeni: Arapça efsūs)

[ünlem]

[eskimiş]

  • Yazık, eyvah

EFSANELİ

[sıfat]

  • Efsanesi olan

    Tel, insan azmanı bir şeyhe ait iri, siyah, binbir taneli, efsaneli bir tespihe benziyor. - Refik Halit Karay

EFSUNKÂR (Kelime Kökeni: Farsça efsūnkār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Büyülü

SEDEFSİ

[sıfat]

  • Sedefi andıran, sedefe benzeyen, sedef gibi, sedefimsi

Birleşik Kelimeler: sedefsi bulut

EFSUNLAMA

[isim]

  • Büyüleme

EFSUNLAMAK

[-i]

  • Büyülemek

    Tespihiyle galiba bir mahalle halkını efsunlayıp duruyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

NEFSANİYET (Kelime Kökeni: Arapça nefsāniyyet)

[isim]

[eskimiş]

  • Düşmanlık duygusu, kin besleme

MEFSUH (Kelime Kökeni: Arapça mefsūḫ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş

EFSANESİZ

[sıfat]

  • Efsanesi olmayan

EFSANEVİ (Kelime Kökeni: Farsça efsānevī)

[sıfat]

  • Efsanelerde geçen, kendisi için efsaneler düzülen veya efsaneyi andırır nitelikte olan (kimse, hayvan, yer), menkıbevi

    O günün benim için en büyük nimeti o efsanevi başı yakından görmem olmuştur. - Ahmet Haşim

ŞEREFSİZ

[sıfat]

  • Şereften yoksun olan, onursuz