İçinde Dı Bulunan 9 Harfli Kelimeler

İçerisinde DI olan 9 harfli 102 kelime bulunuyor. İçinde DI olan 9 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Dı ile başlayan 9 harfli kelimeler. dı ile biten 9 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SAĞDIÇLIK24, BAŞYILDIZ23, YILDIZSIZ23, YIĞDIRMAK23, GARDIFREN22, SIĞDIRMAK22, YAĞDIRMAK22, CAYDIRICI22, SAĞDIRMAK21, FINDIKLIK20, SAVDIRMAK20, ADIMLAYIŞ19, BILDIRCIN19, DIMDIZLAK19, KADIŞEHRİ19, VARDIRMAK19, YILDIZLIK19, YADIRGAMA19, CADILAŞMA19, AYDINTEPE18, ALINDISIZ18, BALDIRGAN18, GIDIKLAMA18, KADINBUDU18, SIZDIRMAK18, SALDIRICI18, YILDIZELİ18, YAZDIRMAK18, YARADILIŞ18, CAYDIRMAK18, ANDIRIŞMA17, AZDIRILMA17, AYŞEKADIN17, AŞINDIRMA17, ACINDIRMA17, AÇINDIRMA17, ALIŞILDIK17, ÇILDIRMAK17, ÇILDIRTMA17, DIŞKILAMA17, DIŞARILIK17, KIZDIRMAK17, KADINHANI17, KALDIRICI17, KANDIRICI17, MANDIRACI17, SALDIRGAN17, YAYDIRMAK17, ZINDIKLIK17, ADIMSAYAR16, ÇALDIRMAK16, DIŞLANMAK16, DIRLAŞMAK16, ISINDIRMA16, KIYDIRMAK16, KUŞKANADI16, KADINIMSI16, KAZDIRMAK16, KAZDIRTMA16, SAYDIRMAK16, ŞAMANDIRA16, UYANDIRMA16, YILDIRMAK16, YILDIRAMA16, YADIMLAMA16, ABANDIRMA15, BANDIRMAK15, BANDIRALI15, DALDIRTMA15, DALDIRMAK15, IKINDIRMA15, ILINDIRMA15, KARAARDIÇ15, KAZKANADI15, KAYDIRMAK15, KAYDIRTMA15, MUSANDIRA15, SINDIRMAK15, USANDIRMA15, YANDIRMAK15, YARDIRMAK15, ARINDIRMA14, ADIMLAMAK14, ALDIRILMA14, AKINDIRIK14, KIRDIRMAK14, KIRDIRTMA14, KILDIRMAK14, KILDIRTMA14, SANDIRMAK14, SARDIRMAK14, SALDIRTMA14, SALDIRMAK14, UTANDIRMA14, ALDIRTMAK13, DIRLANMAK13, İNANDIRMA13, KARDIRMAK13, KALDIRMAK13, KANDIRMAK13, KALDIRTMA13, KADINNİNE12

KADINNİNE

[isim]

  • Büyükanne
  • Yaşı epey ilerlemiş kadın

ALDIRTMAK

[-e]

[-i]

  • Alma işini başkasına yaptırmak

    Yarın bizim hanımı çarşıya yollatır, aldırtırım gerekenleri. - Ayla Kutlu

DIRLANMAK

[nesnesiz]

  • Herkesi tedirgin edecek, bezdirecek biçimde söylenmek

    Kapısını vurmalı, o zaman uyanır açar diye başlayarak bir hayli dırlandı. - Abdülhak Şinasi Hisar

İNANDIRMA

[isim]

  • İnandırmak işi

KARDIRMAK

[-e]

[-i]

  • Karma işini yaptırmak

KALDIRMAK

[-i]

  • Bulunduğu yerden almak

    Örtüyü masanın üzerinden kaldır.

  • Yukarı doğru hareket ettirmek

    Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. - Sait Faik Abasıyanık

  • Yükseltmek

    Duvarı bir metre daha kaldırmalı.

  • Ürün toplamak, taşımak

    İki tarla ötede Çetecioğlu Mustafa, bu yıl mahsulünü kaldırdığı tarlayı nadas etmekle uğraşıyordu. - Nabizade Nâzım

  • Çekmek, taşımak

    Bu araba bu yükü kaldırmaz.

  • Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek

    Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir. - Anayasa

[-e]

  • Hastayı hastaneye götürmek

    Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar. - Aka Gündüz

  • Tören yaparak ölüyü gömmek
  • Toplamak

    Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar. - Necati Cumalı

  • Alıp başka yere götürmek
  • Uyandırmak

    Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni - Halk türküsü

  • Piyasadan çekmek

    İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar.

  • Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak

    Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin.

  • Kaçırmak
  • İyi etmek, iyileştirmek

    Bu ilaç onu yataktan kaldırdı.

  • Bir şeyden çokça satın almak
  • Tayin etmek, atamak

    Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler. - Memduh Şevket Esendal

  • Yok etmek, ortadan silmek

    Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır. - Orhan Seyfi Orhon

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Uygun gelmek, yakışmak

    Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.

[argo]

  • Çalmak, aşırmak

Birleşik Kelimeler: başkaldırmak

KANDIRMAK

[-i]

  • Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek

    Beni kendisiyle yalnız bırakmaya ve geceyi beraber geçirmeye kandırmak istiyor. - Etem İzzet Benice

  • Aldatmak

    Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş. - Refik Halit Karay

  • İçme, yeme isteğini karşılamak

KALDIRTMA

[isim]

  • Kaldırtmak işi

ARINDIRMA

[isim]

  • Arındırmak işi

ADIMLAMAK

[-i]

  • Adımla ölçmek
  • Bir yerde ileri geri gezinmek

    Otele geldiğimiz zaman, kumandanı ölüler gibi sarı ve soluk, bel kayışı takılmış, hançeri belinde, tören esvabı ile salonu adımlarken bulduk. - Falih Rıfkı Atay

ALDIRILMA

[isim]

  • Aldırılmak işi

AKINDIRIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Reçine, çam sakızı, akma

KIRDIRMAK

[-e]

[-i]

  • Kırma işini yaptırmak

    Kalemindeki odacıya aylığını kırdırırmış. - Sermet Muhtar Alus

KIRDIRTMA

[isim]

  • Kırdırtmak işi

KILDIRMAK

[-e]

[-i]

  • Kılma işini yaptırmak
  • Namaz kılınmasını sağlamak

    Böylece birçok cenaze namazı kıldırır, pek çok nikâh kıyarmış. - Salâh Birsel