İçinde Dö Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde DÖ olan 5 harfli 24 kelime bulunuyor. İçinde olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Dö ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VÜŞ24, VİZ22, VEÇ22, VME20, NGÜ19, NÜŞ18, ŞLÜ18, GER17, ŞEM17, ŞEK16, NÜM16, NEÇ16, KÜM16, KÜK15, NÜT15, NÜK15, LÜT15, NME14, NEM14, KME14, NER13, NEL13, NEK13, LEK13

DÖNER

[sıfat]

  • Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen

    Döner dolap

[isim]

  • Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılan kebap, döner kebap

    Lokantaların vitrinlerinde, mis kokularla dönerler pişiyordu. - Çetin Altan

Birleşik Kelimeler: döner ayna, döner kapı, döner kavşak, döner kebap, döner kule, döner sahne, döner sermaye, yaprak döner

DÖNEL

[sıfat]

[matematik]

  • Kendi ekseni çevresinde dönerek oluşmuş

    Dönel koni. Dönel silindir.

DÖNEK

[sıfat]

  • İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen, caygın, kaypak (kimse), kahpe

    Esasen bende kabahat ki sizin gibi dönek insanlarla yola çıkmışım. - Osman Cemal Kaygılı

DÖLEK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı

    Oysaki Fatih'in dölek bir kişi olduğu belli, uzun uzun hazırlamış İstanbul'un alınmasını, düşünmüş, hesaplamış da öyle girişmiş o işe. - Nurullah Ataç

  • Düz, engebesiz (toprak parçası)

    Dölek yer.

DÖNME

[isim]

  • Dönmek işi

    Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı. - Tarık Buğra

  • Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse

[matematik]

  • Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi

[sıfat]

[din bilgisi]

  • Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi

Birleşik Kelimeler: dönme dolap, dönme ekseni, köşe dönmeci, baş dönmesi, kıl dönmesi

DÖNEM

[isim]

  • Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot

    Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi. - Halide Edip Adıvar

  • Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre

    Meşrutiyet dönemi.

  • Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre

[eğitim bilimi]

  • Yarıyıl

    Kış dönemi sınavları.

Birleşik Kelimeler: terminal dönem, av dönemi, avlanma dönemi, bahar dönemi, Buzul Dönemi, Cahiliye Dönemi, eğitim dönemi, emekleme dönemi, güz dönemi, hazırlık dönemi, karbon dönemi, kavuşum dönemi, kış dönemi, kuluçka dönemi, yasama dönemi, yaz dönemi

DÖKME

[isim]

  • Dökmek işi

    Üşenmiyor, her gün üç yüz metre yürüyüp çöpünü dökmeye buraya geliyor. - Elif Şafak

[sıfat]

  • Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan

    Dökme su.

[sıfat]

  • Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan

    Dökme buğday. Dökme portakal. Dökme çimento.

[sıfat]

  • Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış

    Dökme soba.

[denizcilik]

  • Dökme yük

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dökme su ile değirmen dönmez

Birleşik Kelimeler: dökme çimento, dökme demir, dökme gaz, dökme yük

DÖKÜK

[sıfat]

  • Dökülmüş

    Başasistanın saçları dökük olduğundan onu doçent filan sanıyordu. - Haldun Taner

  • Çok eskimiş
  • Dökümlü

Birleşik Kelimeler: kırık dökük, yıkık dökük

DÖNÜT

[isim]

  • Geri bildirim

DÖNÜK

[sıfat]

  • Dönmüş, çevrilmiş (kimse)

    Sırtı dönük orta yaşlı adam doğruldu. - Yusuf Atılgan

[mecaz]

  • Yönelmiş

    Artık kendime dönük şeyler yazmıyordum. - Adalet Ağaoğlu

Birleşik Kelimeler: dışa dönük, halka dönük, içe dönük

DÖLÜT

[isim]

[biyoloji]

  • Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs

DÖŞEK

[isim]

  • Yatak

    Yerinde olsaydım rahat bir döşek bulur, uyurdum. - İhsan Oktay Anar

  • Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci

[halk ağzında]

  • Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları

Ata Sözleri ve Deyimler

  • döşeğe düşmek

Birleşik Kelimeler: ölüm döşeği, rahat döşeği

DÖNÜM

[isim]

  • Dönme işi

    Ne güzel bir fikir dönümünü işaret eden bir heves! - Reşat Nuri Güntekin

  • 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü

    Dayım ölmeden önce bir vasiyet hazırlamış, kasabadaki evi, tarladaki birkaç dönüm toprağı Zöhre'ye bırakmış. - Ahmet Ümit

  • Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması

    Yıl dönümü. Gün dönümü.

  • Gidip gelme ile yapılan bir işin her seferi

[eskimiş]

  • Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü

Birleşik Kelimeler: dönüm noktası, ay dönümü, gün dönümü, kırlangıç dönümü, yaş dönümü, yıl dönümü

DÖNEÇ

[isim]

[fizik]

  • Dalgalı akımlı elektrik motor veya dinamolarında hareketli bölüm, rotor

DÖKÜM

[isim]

  • Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi
  • Kumaşın dökümlü olma niteliği
  • Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma
  • Dökülme zamanı

    Yaprak dökümü.

[sıfat]

  • Kalıba dökülerek yapılan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • döküm (veya dökümünü) almak
  • döküm çıkarmak

Birleşik Kelimeler: dökümevi, dökümhane, yaprak dökümü