İçinde Du Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde DU olan 6 harfli 34 kelime bulunuyor. İçinde DU olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Du ile başlayan 6 harfli kelimeler. du ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DUBLAJ20, DUMAĞI18, DUBLÖR17, MAĞDUR17, DUYGUN16, DUYGAN15, HAYDUT15, MAHDUM15, BERDUŞ14, DURUCU14, DURGUN14, DUASIZ14, MAHDUT14, ORDUCU14, ODUNCU14, BEDDUA13, DUYURU13, DUAHAN13, KUNDUZ13, URDUCA13, BURDUR12, DUYSAL12, DUYMAK12, ODUNSU12, DUBARA11, DUAYEN11, DUBLİN11, ORDULU11, DUTLUK10, DURMAK10, DULLUK10, DUETTO10, SARDUN10, ANADUT9

ANADUT (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç

DUTLUK

[isim]

  • Dut ağaçlarının çok olduğu yer, dut bahçesi

DURMAK

[nesnesiz]

  • Hareketsiz durumda olmak

    Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • İşlemez olmak, çalışmamak

    Bileğimdeki saat durmuş. - Aka Gündüz

  • Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek

    Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim. - Necati Cumalı

  • Dinmek, kesilmek

    Yağmur durdu.

  • Varlığını sürdürmek

    Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor.

  • Var olmak

    Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?

  • Beklemek, dikilmek

    Oturacak değil, ayakta duracak yer yok. - Reşat Nuri Güntekin

  • Yaşamak

    Anneannen duruyor mu?

  • Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak

    Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?

  • Kalmak

    Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış. - Mahmut Yesari

  • Bir yerde olmak veya bulunmak

    Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu. - Tarık Buğra

  • Belli bir durumda, bir görevde bulunmak

    Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum. - Haldun Taner

  • Ara vermek

    Sabahtan beri hiç durmadım.

  • Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek

[yardımcı fiil]

  • Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dur! (veya durun!)
  • durdu durdu, turnayı gözünden vurdu
  • durduğu yerde (veya durduk yerde)
  • dur durak (veya dur dinlen veya dur otur) yok

Birleşik Kelimeler: duran top, durmuş oturmuş, dursuz duraksız, durup dinlenmeden, durup durup, durup dururken, süreduran

DULLUK

[isim]

  • Dul olma durumu

    İlk kez kiralık bir evde yaşayacaktı, dulluğun ve geçim sıkıntısının ne demek olduğunu öğrenecekti. - Ayşe Kulin

DUETTO (Kelime Kökeni: İtalyanca duetto)

[isim]

[müzik]

  • Bir kadın ve bir erkek sesin sözleri dönüşümlü olarak okudukları hafif müzik parçası

SARDUN (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[denizcilik]

  • Balıkçıların kullandığı bir halat türü

DUBARA (Kelime Kökeni: Farsça dū + bāre)

[isim]

  • Oyunda, atılan zarlardan ikisinin de iki benekli yüzünün üste gelmesi

[argo]

  • Aldatmaca

    İnanma kızım, bu hastalıkta bir dubara var. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

DUAYEN (Kelime Kökeni: Fransızca doyen)

[isim]

  • Aksakal
  • Kordiplomatikte kıdemlilik bakımından başta gelen diplomat

ORDULU

[isim]

  • Ordu ilinden olan kimse

BURDUR

[isim]

  • Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

DUYSAL

[sıfat]

  • Duyuyla alınan

DUYMAK

[-i]

  • Bilgi almak, öğrenmek, haber almak

    Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. - Halikarnas Balıkçısı

  • İşitmek, ses almak

    Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek

    Yüzme denilen mucizeyi ancak beş altı sene sonra avuçlarımızın içinde duyabilecektik. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

  • Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek

    Elimin üzerinde bir böceğin gezdiğini duydum.

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Sezmek, fark etmek, hissetmek

    Güzel olmasın fakat ruhu olsun, bir şey duysun. - Hüseyin Cahit Yalçın

Birleşik Kelimeler: vurdumduymaz

ODUNSU

[sıfat]

  • Odunu andıran, oduna benzeyen, odun gibi, odunumsu

[mecaz]

  • Kaba, iri, heybetli

BEDDUA (Kelime Kökeni: Farsça bed + Arapça duʿā)

[isim]

  • Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • beddua etmek
  • bedduasını almak
  • bedduası tutmak
  • beddua sinmek

DUYURU

[isim]

  • Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • duyuruda bulunmak

Birleşik Kelimeler: duyuru tahtası, sesli duyuru, suç duyurusu