İçinde Der Bulunan Kelimeler

İçinde DER olan 321 kelime bulunuyor. İçerisinde DER geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Der ile başlayan kelimeler. Der ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

DERMANSIZLAŞMAK27, DERİNLEŞİVERMEK27, DERİNLEŞEBİLMEK23, DERECELENDİRMEK23, MODERNLEŞTİRMEK23, KAYINBİRADERLİK22, DERİNLEŞTİRİLME21

14 Harfli Kelimeler

DERMANSIZLAŞMA26, DERİNLEŞİVERME26, DERTLEŞEBİLMEK22, DERİNLEŞEBİLME22, DERECELENDİRME22, MODERNLEŞTİRME22, SEMENDERGİLLER22, MULTİMİLYARDER21, DERİNLEŞTİRMEK20, KALENDERLEŞMEK20, DERTLENEBİLMEK19, KEDERLENDİRMEK19

13 Harfli Kelimeler

POSTMODERNİZM27, KONFEDERASYON26, FEDERALLEŞMEK25, DERLEYİVERMEK24, DERİNLİKÖLÇER24, MODERNİZASYON24, DERSHANECİLİK23, KAYINPEDERLİK22, CENDERELEŞMEK22, DERTLEŞEBİLME21, DERLEYEBİLMEK20, DERİNLEŞTİRME19, KALENDERLEŞME19, DERLENEBİLMEK18, DERTLENEBİLME18, KEDERLENDİRME18, DERİNLEMESİNE17

12 Harfli Kelimeler

KONFEDERATİF27, DERMATOLOJİK26, PEDERŞAHİLİK25, FEDERALLEŞME24, DERLEYİVERME23, ŞEHBENDERLİK23, DERNEKPAZARI22, MADERŞAHİLİK22, DERMANSIZLIK21, KIZMABİRADER21, KAPTANIDERYA21, CENDERELEŞME21, MODERNLEŞMEK20, DERLEYEBİLME19, DERLEYİCİLİK19, KAYINBİRADER19, DERECELENMEK18, DERLEMECİLİK18, DERNEKLEŞMEK18, DERLENEBİLME17
Tümünü Gör

11 Harfli Kelimeler

DERMATOLOJİ25, GÖNDERİLMEK24, GÜDERİCİLİK22, DERİNLİĞİNE20, GÜDERİLEMEK20, GİDERİCİLİK20, HASBELKADER20, KAVAKLIDERE20, DERECELENİŞ19, MODERNLEŞME19, KIZILDERİLİ18, DERNEKLEŞME17, DERLEMCİLİK17, DERİNLİKSİZ17, DERİNLEŞMEK17, DERECELENME17, DERECELEMEK17, DERBEDERLİK17, KADERSİZLİK17, KEDERSİZLİK17
Tümünü Gör

10 Harfli Kelimeler

GÖNDERİLİŞ25, GÖNDERİLME23, GÖNDERTMEK23, DERİVASYON22, FEDERASYON22, FEDERALİZM22, GÜDERİHANE22, DEROGASYON21, İŞGÜDERLİK21, DERSHANECİ20, DEREPAZARI20, KEYFEKEDER20, POSTMODERN20, DERMATOLOG19, DERGİCİLİK19, DERBEDERCE19, FEDERALİST19, GÜDERİLEME19, KAYINPEDER19, MÜNDERECAT18
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

GÖNDERİCİ24, FEDERATİF23, PEYDERPEY23, GÖNDERTME22, GÖNDERMEK22, PEDERŞAHİ22, YAĞLIDERE21, DERVİŞLİK20, DERVİŞANE20, GREYDER20, ŞEHBENDER20, MADERŞAHİ19, DERECESİZ18, KONFEDERE18, DERTLEŞİŞ17, DERNEKEVİ17, DERMANSIZ17, DEREBUCAK17, GİDERAYAK17, MODERNİZM17
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

FRİJİDER25, GÖNDERGE24, GÖNDERİŞ23, DERVİŞÇE22, GÖNDERME21, GÖNDERİM21, GÖNDER20, HİPODERM20, GÜDERİCİ19, SAFDERUN18, GİDERİCİ17, DEPDERİN16, MÜNDERİÇ16, MEZODERM16, ÖNDERLİK16, DERLEYİŞ15, DERSHANE15, DERHATIR15, GİDERTME15, GİDERMEK15
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

EJDERHA22, GÖNDERİ19, İŞGÜDER18, DERGİCİ16, FEDERAL15, GREYDER15, DERUHTE14, EPİDERM14, GİDERME14, HEMDERT14, SİDEROZ14, DERTSİZ13, DERAKAP13, DERİŞME13, GİDEREK13, DEKODER12, DERRACE12, DERİŞİK12, DERİNCE12, DERECİK12
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

GÖNDER18, DERVİŞ17, DÖRDER16, DERGAH16, DERPİŞ15, FEDERE14, GÜDERİ14, DERTOP13, DERHAL12, DERİCİ11, DERECE11, MODERN10, DERLEM9, DERMEK9, DERUNİ9, DERMAN9, MİNDER9, DERİLİ8, DERELİ8, DEREKE8
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

EJDER16, ÖNDER13, DER11, GİDER11, HEDER11, PEDER11, DERYA9, DER9, DERUN8, DERME8, LODER8, MADER8, DERİN7, DERİK7, ENDER7, KADER7, KEDER7, LİDER7

4 Harfli Kelimeler

DERZ9, DERÇ9, DERS7, DERT6, DERK6, DERİ6, DERE6, EDER6

DERT (Kelime Kökeni: Farsça derd)

[isim]

  • Üzüntü

    Göz göz oldu yüreğim, gözlerinin derdinden - Halk türküsü

  • Hastalık

    Hastayım, derdime verem diyorlar. - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • Ağrı

[mecaz]

  • Sorun, kaygı

    Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti. - Tarık Buğra

[halk ağzında]

  • Ur

    Boynunda dert çıkmış.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derde (veya derdine) derman olmak
  • derde (veya dertlere) düşmek
  • derde düçar olmak
  • derdi başından aşkın (olmak)
  • derdi günü
  • derdine deva bulmak
  • derdine düşmek
  • derdine yanmak
  • derdini çekmek
  • derdini deşmek (veya depreştirmek)
  • derdini dökmek
  • derdini Marko Paşa'ya anlat
  • derdini söylemeyen (veya anlatmayan) derman bulamaz
  • derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
  • derdi veren devasını da verir
  • dert ağlatır, aşk söyletir
  • dert anlatmak
  • dert, çekene göredir
  • dert değil
  • dert eğirmek
  • dert etmek (veya edinmek)
  • dert gider amma yeri boş kalmaz
  • dert yanmak

Birleşik Kelimeler: dert babası, dert küpü, dert ortağı, dert sahibi, boğaz derdi, geçim derdi, başı dertte

DERK (Kelime Kökeni: Arapça derk)

[isim]

[eskimiş]

  • Anlama, kavrama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derk etmek

DERİ

[isim]

  • İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten

    Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu. - Peyami Safa

[sıfat]

  • Bu tabakadan yapılmış

    Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası. - Necati Cumalı

  • İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derisi kemiklerine yapışmak
  • derisine sığmamak
  • derisini yüzmek

Birleşik Kelimeler: deri altı, alt deri, dış deri, iç deri, orta deri, üst deri, dana derisi, domuz derisi, kaplan derisi, tırnak derisi, yılan derisi

[isim]

[halk ağzında]

  • Toplantı, düğün
  • Pazar veya panayır kurulan gün, dernek

DERE

[isim]

[coğrafya]

  • Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu

    Bu ensiz tahta köprü altında ince dere. - Enis Behiç Koryürek

[coğrafya]

  • İki dağ arasındaki uzun çukur
  • Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derede tarla sel için, tepede harman yel için
  • dereyi geçerken at değiştirilmez
  • dereyi görmeden paçaları sıvamak

Birleşik Kelimeler: derebeyi, dereotu, dere tepe, dere yatağı, kuru dere

EDER

[isim]

  • Fiyat, paha, değer

    Bu kitabın ederi ne kadar?

DERİN

[sıfat]

  • Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan

    Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. - Ömer Seyfettin

  • Yüzeyden içeri inen
  • Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan

    Mevlâna gibi derin ve vectli bir insanın elinde ise belki en mütekâmil şeklini almış bulunuyordu. - Asaf Halet Çelebi

  • Yoğun

    Henüz kapkaranlıktı dışarısı ve derin bir sessizlik içindeydi ev. - Ayşe Kulin

  • Uzun süren

    Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Ayrıntılı

    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İsmet Özel

[mecaz]

  • İçten gelen

    Bir yandan da bundan derin bir utanç duyuyorum. - Adalet Ağaoğlu

[isim]

  • Dip

    Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derine inmek

Birleşik Kelimeler: derin derin, derin devlet, derin dondurucu, derin soğutma, derin soğutucu, derin uyku, uykusu derin

DERİK

[isim]

  • Mardin iline bağlı ilçelerden biri

ENDER (Kelime Kökeni: Arapça ender)

[sıfat]

  • Çok az, çok seyrek

    Ender fırsatlarla gittiğim bu salaşın içi bana pek sempatik gelirdi. - Burhan Felek

[zarf]

  • Çok seyrek olarak, çok seyrek bir biçimde

    Gözleri, ender görülen bir acıyla gölgelendi. - Halikarnas Balıkçısı

KADER (Kelime Kökeni: Arapça ḳader)

[isim]

  • Yazgı

    Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ızdırabı zor - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]

  • Genellikle kaçınılmaz kötü talih

    Esen rüzgâr siliyor alnımdan kaderimi / Okşuyor saçlarımı, yüzümü, ellerimi - Enis Behiç Koryürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kadere boyun eğmek
  • kader olmayınca kadir bilinmez

Birleşik Kelimeler: kader birliği, kader çizgisi, hasbelkader, karınca kaderince

KEDER (Kelime Kökeni: Arapça keder)

[isim]

  • Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa

    Hiçbir kederim yoktu ki onun bir tatlı kelamıyla bertaraf olmasın. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keder çekmek
  • keder vermek

Birleşik Kelimeler: keyfekeder

LİDER (Kelime Kökeni: Fransızca leader)

[isim]

  • Önder, şef

    İhtilal partisinin liderini yakından ilk defa tanıyacaktım. - Falih Rıfkı Atay

  • Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse

    Politika kargaşalarına gömülmüş liderler, ufukta bekleyen tehlikeyi göremiyorlardı. - Samiha Ayverdi

[spor]

  • Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı

DERS (Kelime Kökeni: Arapça ders)

[isim]

  • Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi

    Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre

    Dersin bitmesine beş dakika var.

  • Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi

    Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu. - Necati Cumalı

[mecaz]

  • Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret

    En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz? - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ders (veya dersi) asmak
  • ders almak
  • ders çalışmak
  • ders görmek
  • ders olmak
  • ders vermek
  • ders yapmak

Birleşik Kelimeler: dersbaşı, ders dışı, dershane, dersiam, ders içi, ders notu, ders programı, ek ders, seçimlik ders, seçmeli ders, yardımcı ders, hayat dersi

DERİLİ

[sıfat]

  • Derisi olan
  • Deri ile kaplanmış olan

Birleşik Kelimeler: Kızılderili

DERELİ

[isim]

  • Giresun iline bağlı ilçelerden biri

DEREKE (Kelime Kökeni: Arapça dereke)

[isim]

[eskimiş]

  • Aşağı derece

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derekeye düşmek