İçinde De Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde DE olan 5 harfli 154 kelime bulunuyor. İçinde DE olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "De ile başlayan 5 harfli kelimeler. de ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖVDE23, DEGAJ20, GÖZDE20, DEŞ20, MÜJDE19, ÖZDEŞ19, ÇİĞDE17, DEĞİŞ17, DEĞEÇ17, DEN17, HEDEF17, SÖZDE17, DEVCE16, EVDEŞ16, EJDER16, ÖZDEK16, ÖZDEN16, DEĞİM15, DEĞME15, DEĞİN14, DEĞİL14, DEĞER14, DEFOL14, DEVAM14, DEVİM14, GUDDE14, NİĞDE14, ÖDEME14, SEDEF14, DEO14, YÜZDE14, ZÜBDE14, AVDET13, DEFNE13, DEFİN13, DEVRİ13, DEVRE13, DEVİR13, FERDE13, GÜNDE13, DEK13, HADDE13, İFADE13, ÖNDER13, ÖRDEK13, DEYİŞ12, ŞEDDE12, ÜNDEŞ12, CADDE12, DEN11, DEBBE11, DEMEÇ11, DELGİ11, DEİZM11, DENGE11, DEŞME11, DERGİ11, DEPAR11, DELHİ11, DER11, HEDER11, HANDE11, KADEH11, PERDE11, PEDER11, SECDE11, ÜDEBA11, AZADE10, BADEM10, DENİZ10, DEŞİK10, DENYO10, DEYİM10, MODEM10, MADDE10, MEBDE10, ZİNDE10, ZERDE10, CEDEL10, ASUDE9, ABİDE9, ADE9, BENDE9, BELDE9, BEDEN9, BEDEL9, DEBİL9, DENEY9, DERYA9, DERBİ9, DETAY9, EDE9, KODES9, KÜNDE9, KIDEM9, MODEL9, MADEM9, ODEON9, RODEO9, RADDE9, YEDEK9, ASİDE8, ADESE8, AMADE8, DEİST8, DEMLİ8, DEMİR8, DEMİN8, DEMET8, DEMEK8, DELME8, DEKOR8, DENİM8, DESTE8, DESEN8, DERUN8, DERME8, DENME8, ERDEM8, KADEM8, LODER8, LADES8, MADER8, MADEN8, MEDET8, SADET8, ANİDE7, ADETA7, AKİDE7, DEKAN7, DENET7, DENEK7, DELTA7, DELİL7, DELİK7, DEKAR7, DERİN7, DERİK7, DENLİ7, ELDEN7, ERDEK7, ERDEN7, ENDER7, İRADE7, İDEAL7, KİRDE7, KADER7, KAİDE7, KERDE7, KEDER7, DER7, LADEN7, NEDEN7, RENDE7

ANİDE

[zarf]

[eskimiş]

  • Ansızın

ÂDETA (Kelime Kökeni: Arapça ʿādetā)

[zarf]

  • Hemen hemen, sanki

    Yüzümü âdeta cama yapıştırarak her hareketini ilgiyle izliyorum. - Ahmet Ümit

AKİDE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳīde)

[isim]

[din bilgisi]

  • İnanç

    Ahmet Bey, dedi, kim olduğunuzu, akidenizi, kasabada, köylerde ne gibi faaliyet gösterdiğinizi biliyorum. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akideyi bozmak (veya akidesi bozulmak)

Birleşik Kelimeler: akidesi bozuk

[isim]

  • Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri

    Ağızları ve elleri yaladıkları akideden kıpkırmızı bir hâlde geçiyorlardı. - Yahya Kemal Beyatlı

Birleşik Kelimeler: akide şekeri

DEKAN (Kelime Kökeni: Almanca Dekan)

[isim]

  • Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör

Birleşik Kelimeler: dekan yardımcısı

DENET

[isim]

  • Denetleme işi, teftiş

[sinema]

[televizyon]

  • Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi

DENEK

[isim]

  • Üzerinde deney yapılan canlı veya şey

    Yeni denek adaylarıyla uğraşmak onun göreviydi. - Osman Aysu

Birleşik Kelimeler: denek taşı

DELTA (Kelime Kökeni: Fransızca delta)

[isim]

  • Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D)

[coğrafya]

  • Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız

Birleşik Kelimeler: delta kası

DELİL (Kelime Kökeni: Arapça delīl)

[isim]

  • İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare

    Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu. - Peyami Safa

[hukuk]

[mantık]

  • Kanıt

    Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı. - Sait Faik Abasıyanık

[eskimiş]

  • (deli:li) Kılavuz, rehber

DELİK

[isim]

  • Dar, küçük açıklık

    Anahtar deliği karanlıktı, içeriden belli belirsiz sesler geliyordu. - Yusuf Atılgan

  • Dar, küçük çukur

    Küçük çocuk, kulübenin kenarına yığılmış taşlardan yukarıda bir deliğe sıkışmıştı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Küçük hayvan yuvası

    Fare deliği.

[sıfat]

  • Delinmiş olan

    Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[argo]

  • Cezaevi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • deliğe tıkmak
  • delik büyük, yama küçük
  • delik eğirmek

Birleşik Kelimeler: delik deşik, cebi delik, kara delik, kubbeli delik, kulağı delik, noktalı delik, yüreği delik, budak deliği, burun deliği, fare deliği, gözetleme deliği, hava deliği, iğne deliği

DEKAR (Kelime Kökeni: Fransızca décare)

[isim]

[matematik]

  • 1000 m² değerinde yüzey ölçü birimi

    Dekar, hektarın onda biri değerindedir.

DERİN

[sıfat]

  • Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan

    Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. - Ömer Seyfettin

  • Yüzeyden içeri inen
  • Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan

    Mevlâna gibi derin ve vectli bir insanın elinde ise belki en mütekâmil şeklini almış bulunuyordu. - Asaf Halet Çelebi

  • Yoğun

    Henüz kapkaranlıktı dışarısı ve derin bir sessizlik içindeydi ev. - Ayşe Kulin

  • Uzun süren

    Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Ayrıntılı

    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İsmet Özel

[mecaz]

  • İçten gelen

    Bir yandan da bundan derin bir utanç duyuyorum. - Adalet Ağaoğlu

[isim]

  • Dip

    Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derine inmek

Birleşik Kelimeler: derin derin, derin devlet, derin dondurucu, derin soğutma, derin soğutucu, derin uyku, uykusu derin

DERİK

[isim]

  • Mardin iline bağlı ilçelerden biri

DENLİ

[edat]

  • `Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz

    İnsan sevgisi ne kadar yoğunsa gözü karardığında cesareti de o denli delice idi. - Ayşe Kulin

[sıfat]

  • Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse)

Birleşik Kelimeler: denli densiz

ELDEN

[zarf]

  • Doğrudan
  • Başkasıyla

    Parayı elden yolladı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • elden almak

Birleşik Kelimeler: elden düşme, art elden, bir elden, ilk elden, tezelden

ERDEK

[isim]

  • Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri