İçinde Cev Bulunan Kelimeler

İçinde CEV olan 42 kelime bulunuyor. İçerisinde CEV geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Cev ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

CEVAPLAYABİLMEK33, CEVAPLANDIRILMA33

14 Harfli Kelimeler

CEVAPLAYABİLME32, CEVAPLANDIRMAK31

13 Harfli Kelimeler

HAZIRCEVAPLIK35, MÜCEVHERCİLİK32, CEVAPLANDIRMA30

11 Harfli Kelimeler

CEVAPSIZLIK30, CEVİZGİLLER27, CEVAPLANMAK25

10 Harfli Kelimeler

HAZIRCEVAP31, MÜCEVHERCİ29, CEVVALİYET27, MÜCEVHERAT26, CEVAPLANMA24, CEVAPLAMAK24

9 Harfli Kelimeler

CEVHERSİZ26, CEVAHİRCİ25, ADİLCEVAZ23, CEVİZİMSİ23, CEVAPLAMA23, CEVRETMEK19

8 Harfli Kelimeler

CEVAPSIZ26, MÜCEVHER24, CEVHERLİ21, CEVİZLİK20, CEVRETME18

7 Harfli Kelimeler

CEVAPLI21, CEVAHİR20, CEVİZLİ19, CEVABEN18, CEVELAN16

6 Harfli Kelimeler

CEVVAL21, CEVHER19, CEVİZİ18, CEVABİ17

5 Harfli Kelimeler

CEV20, CEVAP18, CEVZA17, CEVİZ17, CEVAZ17, CEVİR14

CEVELAN (Kelime Kökeni: Arapça cevelān)

[isim]

[eskimiş]

  • Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti

    Atlarla, arabalarla yapılan bu cevelan, Tünel meydanından Şişli'ye değin uzanır. - Salâh Birsel

CEVZA (Kelime Kökeni: Arapça cevzā)

[isim]

[eskimiş]

[gök bilimi]

  • İkizler

CEVAZ (Kelime Kökeni: Arapça cevāz)

[isim]

[eskimiş]

  • İzin, müsaade

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cevaz vermek

CEVRETME

[isim]

  • Cevretmek işi

CEVABEN (Kelime Kökeni: Arapça cevāben)

[zarf]

[eskimiş]

  • Cevap olarak, karşılık olarak

CEVAP (Kelime Kökeni: Arapça cevāb)

[isim]

  • Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt

    Çocuklara verecek cevabı her zaman vardı. - Ayla Kutlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cevabı dikmek (veya dayamak veya yapıştırmak)
  • cevap vermek

Birleşik Kelimeler: cevap anahtarı, cevap hakkı, cevap kâğıdı, hazırcevap, peşin cevap, sudan cevap

CEVRETMEK (Kelime Kökeni: Arapça cevr + Türkçe etmek)

[-e]

[eskimiş]

  • Eziyet etmek

    Yol ortasında bir kıza sataşmak, cevretmek, yangından mal kaçırır gibi kapıp kaçıvermek kadar küstahlık olmaz. - Etem İzzet Benice

CEVHER (Kelime Kökeni: Arapça cevher)

[isim]

  • Bir şeyin özü, maya, gevher

    Şu kuvvetin, cevherin sırrını öğrenmek için soruyorum. - Sait Faik Abasıyanık

  • Değerli süs taşı, mücevher

[mecaz]

  • İyi yetenek

    Avrupa aristokratı, cevheri tükenmeye yüz tutmuş bir insandır. - Peyami Safa

[felsefe]

  • Töz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cevher yumurtlamak

Birleşik Kelimeler: fakir cevher, maden cevheri

CEVAPLI

[sıfat]

  • İçinde cevap bulunan, yanıtlı

Birleşik Kelimeler: cevaplı telgraf

CEVVAL (Kelime Kökeni: Arapça cevvāl)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Davranışları çabuk ve kesin olan

    Cevval çocuk.

    Cevval zekâ.

ADİLCEVAZ

[isim]

  • Bitlis iline bağlı ilçelerden biri

CEVAPLAMA

[isim]

  • Cevaplamak işi, yanıtlama

CEVAPLANMA

[isim]

  • Cevaplanmak işi, yanıtlanma

CEVAPLAMAK

[-i]

  • Bir soruya, bir isteğe, bir söz veya yazıya karşılık vermek, yanıtlamak

MÜCEVHER (Kelime Kökeni: Arapça mucevher)

[isim]

  • Değerli süs eşyası

    Onun mücevherlerine, incilerine malik tarihte az imparatoriçe gelmiştir. - Necip Fazıl Kısakürek

Birleşik Kelimeler: mücevher kutusu, mücevher mahfazası, mücevher tarih