İçinde Bı Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde BI olan 8 harfli 27 kelime bulunuyor. İçinde BI olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Bı ile başlayan 8 harfli kelimeler. bı ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
CIMBIZCI23,
BIRAKMAK
- Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak
-
Koymak
Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı. - Tarık Buğra
-
Bir işi başka bir zamana ertelemek
Gezmeyi haftaya bıraktık.
-
Unutmak
Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?
- Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek
-
Saklamak, artırmak
Paranın bir kısmını bırakırsan rahat edersin.
-
Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı. - Falih Rıfkı Atay
-
Engel olmamak
Bırak, burasını benim defterimden okuyayım. - Ömer Seyfettin
-
Sarkıtmak
Saçlarını omzuna bırakmış.
-
Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak
Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu. - Cahit Uçuk
-
Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek
Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı. - Halide Edip Adıvar
-
Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak
Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim. - Refik Halit Karay
- Bıyık veya sakal uzatmak
-
Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak
Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı? - Refik Halit Karay
-
Boşamak
Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler. - Ömer Seyfettin
- Kötü bir durumda terk etmek
-
Ayrılmak, terk etmek
Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi. - Peyami Safa
-
Sınıf geçirmemek, döndürmek
Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı.
-
Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek
Başkalarına on ikiye veriyoruz ama sana onar kuruştan bırakayım. - Memduh Şevket Esendal
-
Bakılmak, korunmak için vermek
Eşyamı size bırakacağım.
-
Yanına almamak, yanında götürmemek
Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim. - Atatürk
-
Sahiplik hakkını başkasına vermek
Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış.
- Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak
-
Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek
İz bırakmak. Leke bırakmak.
Ata Sözleri ve Deyimler
- bırak Allah'ını seversen
- bırak ki
- bıraktığı (veya bağladığı) yerde (veya çayırda) otlamak
RABITALI
-
Düzgün, düzenli
Acaba Gecik'te rabıtalı bir ev bulmak kabil mi? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı
Gönül isterdi ki herkes akıllı ve rabıtalı olsun. - Abdülhak Şinasi Hisar
- Bağlantılı
AYAKKABI
-
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, başmak, pabuç
Elbiselerini bizzat yamıyorlar, ayakkabılarını tamir ediyorlar, hayvanlarını öz elleriyle sağıyorlar. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- ayakkabılarını çevirmek
- ayakkabı vurmak
BIKILMAK
- Usanılmak
BIKKINTI
- Bıkma duygusu
BIKTIRMA
-
Bıktırmak işi
Birbirine benzemekten, bir örneklikten sizi bıktırmalarının imkânı yoktur. - Hüseyin Cahit Yalçın
BILKIMAK
- Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek
SABIKALI
-
Sabıkası olan
Bugün medeniyet ve insaniyetin düşmanları olan canileri, sabıkalıları o arıyor, o takip ediyor, o buluyor. - Ömer Seyfettin
YALABIMA
- Yalabımak işi
BIÇAKLIK
- Bıçak koyacak yer
- Bıçak yapmaya elverişli (maden)
KABIZLIK
- Kabız
BIKIŞMAK
- Karşılıklı olarak birbirinden bıkmak
HESABINA
-
yönünden, için, ... adına, yararına
Zaten kendi hesabıma üzülüyorum, ortada ciddi bir mesele yok. - Refik Halit Karay
Ata Sözleri ve Deyimler
- hesaba almak
- hesaba almamak (veya katmamak)
- hesaba çekmek
- hesaba dökmek
- hesaba gelmez
- hesaba katılmamak
- hesaba katmak
- hesabı kapamak
- hesabı kapatmak
- hesabı kesmek
- hesabına gelmek
- hesabını almak
- hesabını bilmek
- hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır ne masat
- hesabını görmek
- hesabı temizlemek
- hesabı yok
- hesap (veya hesabını) vermek
- hesap açmak
- hesap çıkarmak
- hesap etmek
- hesap görmek
- hesap kesmek
- hesap sormak
- hesaptan düşmek
- hesapta olmamak
- hesap tutmak
İCABINDA
-
Gerekince, gerekirse
Ama icabında yine yumruğunu kullanabilirdi. - Ömer Seyfettin
MUNKABIZ (Kelime Kökeni: Arapça munḳabiż)
- Büzülmüş, toplanmış
- Pekliği olan, peklik çeken
- Verimsiz, işe yaramaz