İçinde Bur Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde BUR olan 6 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde BUR olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Bur ile başlayan 6 harfli kelimeler. bur ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BURGAÇ16, BURHAN13, MECBUR13, OBURCA13, BURNAZ12, BURDUR12, BURÇAK12, BURSLU11, BURASI11, BURADA11, OTOBUR11, BURKUK10, BURKMA10, BURALI10, BURMAK10, ETOBUR10, KAMBUR10, SABURA10, TAMBUR10, KALBUR9, NALBUR9, TABURE9

KALBUR (Kelime Kökeni: Arapça ġirbāl)

[isim]

  • Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kalbura çevirmek
  • kalbura dönmek
  • kalburdan geçirmek
  • kalbur gibi
  • kalburla su taşımak

Birleşik Kelimeler: kalburabastı, kalbur kemiği, kalburüstü, mısır kalburu

NALBUR (Kelime Kökeni: Arapça naʿl + Farsça -ber)

[isim]

[eskimiş]

  • At nalı yapan demirci
  • Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse, hırdavatçı

TABURE (Kelime Kökeni: Fransızca tabouret)

[isim]

  • Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle

    Ocağın yanına bir tabure çekip bileziklerini şıngırdata şıngırdata çorbayı karıştırmaya devam etti. - Elif Şafak

BURKUK

[sıfat]

  • Burkulmuş olan
  • Hafif eğri

    Çayları dağıtan çocuk saat takındığı kolunu burkuk tutuyor; herkes görsün, ilk kol saatini. - Adalet Ağaoğlu

BURKMA

[isim]

  • Burkmak işi

BURALI

[isim]

  • Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse

    Siz buralıya benzemiyorsunuz. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: şuralı buralı

BURMAK

[-i]

  • Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek

    Bazı sıkı zamanlarda öyle olur ki sırtımdan çıkan gömleği elimde burup sıktığım zaman, tekneden çıkmış çamaşır gibi zırıl zırıl su akar. - Reşat Nuri Güntekin

  • İğdiş etmek
  • Ağza kekre tat vermek

    Bu ayva ağzımı burdu.

  • Mide, bağırsak sancımak
  • Acıtmak

ETOBUR

[sıfat]

[hayvan bilimi]

  • Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, omurgalı, memeli (hayvan), etçil, karnivor

KAMBUR

[isim]

  • Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur
  • Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı

    Bu genç bir deve idi. Semeri yoktu. Çok tüylü kamburu meydandaydı. - Ömer Seyfettin

  • Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme
  • Ütü yastığı

[sıfat]

  • Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse)

    Omuzları çökmüş, kambur bir dilenciye benzetiyorum kendimi. - Ahmet Ümit

[mecaz]

  • Sıkıntı, dert

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kambura yatmak
  • kamburu çıkmak
  • kamburunu çıkarmak
  • kambur üstüne kambur (veya kambur kambur üstüne)

Birleşik Kelimeler: kambur felek, kambur zambur

SABURA (Kelime Kökeni: İtalyanca saburra)

[isim]

[denizcilik]

  • Gemi safrası

TAMBUR (Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūr)

[isim]

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay veya mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı

    Eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: tambur majör, manyetik tambur, yaylı tambur

[isim]

  • Silindir biçiminde kap

Birleşik Kelimeler: halat tamburu

BURSLU

[sıfat]

  • Burs alan, bursu olan, bursiyer

BURASI

[isim]

  • Bu yer, bura

    Burası evin mutfağı olarak kullanılıyordu. - Ayla Kutlu

BURADA

[zarf]

  • Bu yerde

    Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. - Halikarnas Balıkçısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • buradayım diye bağırmak

Birleşik Kelimeler: orada burada

OTOBUR

[sıfat]

[hayvan bilimi]

  • Otla beslenen (hayvan), otçul, bitkicil, herbivor