İçinde Ban Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde BAN olan 5 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde BAN olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ban ile başlayan 5 harfli kelimeler. ban ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
BANJO17,
ABANİ
-
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş
Bursa abanisi.
-
Bu kumaştan yapılmış
Yalnız sarı cübbeli, abani sarıklı, peykede bağdaş kurmuş bir cüce vardı ki onu tanımadı. - Halide Edip Adıvar
ABANA
- Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
BANKA (Kelime Kökeni: İtalyanca banca)
- Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş
- Bankacılık işleminin yapıldığı yapı
Ata Sözleri ve Deyimler
- bankadan çekmek (veya almak)
- banka gibi
- bankaya yatırmak
Birleşik Kelimeler: banka cüzdanı, banka defteri, banka kartı, aracı banka, devlet bankası, göz bankası, kan bankası, veri bankası, yatırım bankası
BANAL (Kelime Kökeni: Fransızca banal)
- Herkesçe kullanılan, anlaşılan
- Bayağı, sıradan
BANAK
- Ekmek parçası, lokma
KABAN (Kelime Kökeni: Ermenice)
- Dik yokuş
-
Tepe
Seher vakti keklik çıkar kabana / Sallandıkça püskül değer tabana - Halk türküsü
- Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi
KEBAN
- Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
TABAN
- Ayağın alt yüzü, aya
- Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı
- Ayakkabının alt bölümü
- Kaide
- Bir şeyin en alt bölümü
- Değerlendirmede en alt derece
-
Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle
Partinin tabanının istekleri doğrultusunda...
- Temel
- Bir ırmağın en derin olan orta yeri
- Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü
-
Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide
Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı.
- Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır
- Tarlanın düz ve verimli kesimi
- Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir
Ata Sözleri ve Deyimler
- tabana kuvvet
- tabana kuvvet kaçmak
- taban çıkmak (veya girmek veya koymak)
- tabanları kaldırmak
- tabanları patlamak
- tabanları yağlamak
- taban tabana zıt (olmak)
- taban tepmek (veya patlatmak)
- taban yapmak
Birleşik Kelimeler: taban basma, taban düzeyi, taban fiyatı, taban halısı, taban lağımı, tabanvay, tabanı yarık, baştaban, daltaban, düztaban, karataban, ad tabanı, ayak tabanı, devetabanı, fiil tabanı, isim tabanı, veri tabanı
- Huy bakımından
- Yaradılıştan
BANMA
- Banmak işi
BANKO (Kelime Kökeni: İtalyanca banco)
-
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh
Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler. - Orhan Kemal
- Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para
- Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse
-
Kesinlikle
Bu dönem muhtar banko Ali Bey olacak.
- Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz
- Su altı tepeliği
Ata Sözleri ve Deyimler
- banko geçmek
Birleşik Kelimeler: banko at, banko sayı
SABAN
-
Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı
Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış - Faruk Nafiz Çamlıbel
Ata Sözleri ve Deyimler
- sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
- saban sürmek
Birleşik Kelimeler: saban balığı, saban demiri, saban kemiği, sabankıran, saban kulağı, kara saban
URBAN (Kelime Kökeni: Arapça ʿurbān)
-
Çöl Arapları
Büyük harpte Osmanlı hazinesinin büyük bir kısmını çöl ve Urban yemiştir. - Falih Rıfkı Atay
YABAN (Kelime Kökeni: Farsça yābān)
- İnsan yaşamayan ıssız yer
-
Vahşi olan, evcil olmayan canlı
Yaban keçisi. Yaban kedisi.
-
Kendi kendine yetişen bitki
Yaban sarımsağı.
-
Aile ocağından uzak olan yer
Az değildir varmadan senin gibi yurduna / Post verenler yabanın hayduduna, kurduna - Faruk Nafiz Çamlıbel
-
Issız
Yalnız, yaban ormanda yaşayan yerliler bu zehrin ilacını bilirler. - Falih Rıfkı Atay
-
Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse
Yerliler bize yaban derler ve aramıza katılmazlardı. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- yabana atmak
- yabana gitmek
- yabana söylemek
Birleşik Kelimeler: yaban arısı, yaban armudu, yaban asması, yaban baklası, yaban çileği, yaban defnesi, yaban domuzu, yaban enginarı, yaban eriği, yaban eşeği, yaban fesleğeni, yaban gülü, yaban havucu, yaban inciri, yaban kazı, yaban keçisi, yaban kedisi, yaban keteni, yaban koyunu, yaban maydanozu, yaban mersini, yaban nanesi, yaban ördeği, yaban pancarı, yaban pazısı, yaban sümbülü, yaban tavşanı, yaban teresi, yaban turpu, yaban yasemini, yazı yaban
BANYO (Kelime Kökeni: İtalyanca bagno)
- Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm
- Banyo küvetinde yıkanma işi
-
Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su
Doktorlar hap, banyo ve perhiz tavsiye etmiş. - Burhan Felek
-
Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi
Güneş banyosu. Kükürt banyosu. Çamur banyosu.
-
Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı
Fotoğraf banyosu.
- Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma
Ata Sözleri ve Deyimler
- banyo yapmak
Birleşik Kelimeler: banyo bataryası, banyo dolabı, banyo havlusu, banyo kabini, banyo kazanı, banyo küveti, banyo sabunu, banyo takımı, gömme banyo, çamur banyosu, göz banyosu, güneş banyosu
BANDO (Kelime Kökeni: İtalyanca bando)
-
Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genellikle geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka
Tepebaşı bahçesindeki bando da Tuna Dalgası'nı çalıyordu. - Osman Cemal Kaygılı
-
Takım, topluluk
Hırsızlar bandosuna kumanda eden Ciyanni, asıl hırsız değilmiş. - Ahmet Midhat