İçinde Ağ Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde AĞ olan 5 harfli 52 kelime bulunuyor. İçinde olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ağ ile başlayan 5 harfli kelimeler. ağ ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

LIV19, ZCI19, BCI18, B18, DCI18, FER18, İFR18, YCI18, Y18, YIZ18, SCI17, I16, CIK16, BIM16, BDA16, ÇIR16, ÇMA16, ÇRI16, YSI16, ZLI16, RAZ15, BIR15, BIN15, BIL15, BIT15, BLI15, ÇLA15, DLI15, DİM15, SIM15, YIR15, YLI15, YMA15, ZAR15, ILI14, YAR14, BAN14, DAR14, İBL14, LIM14, SIN14, SIR14, SRI14, SMA14, YAR14, MAK13, NAM13, KIT13, KNI13, NME13, LAK12, KAN12

AĞLAK

[sıfat]

  • Ağlamaklı

    Bana ne, onun sarı, parlak bir kumaşa sarınmış, ağlak suratlı bodur karısından? - Adalet Ağaoğlu

KAĞAN

[isim]

[tarih]

  • Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, hakan, imparator

AĞMAK

[-e]

  • Sarkmak, aşağıya inmek

    Hiç konuşmadan güneş batıya ağıncaya dek çalıştılar. - Reşat Nuri Güntekin

  • Yük vb. şeyler bir yana eğilmek

[-e]

  • Yükselmek, yukarı doğru çıkmak

    Ay oldum âleme doğdum, bulut oldum göğe ağdım. - Yunus Emre

AĞNAM (Kelime Kökeni: Arapça aġnām)

[isim]

[eskimiş]

  • Sayım vergisi

KÂĞIT (Kelime Kökeni: Farsça kāġaẕ)

[isim]

  • Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak

    Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

[sıfat]

  • Bu yapraktan yapılmış

    Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir. - Ahmet Haşim

  • Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere

    Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi. - Memduh Şevket Esendal

  • Yazılı sınav kâğıdı
  • İskambil kâğıdı
  • Belge ve doküman

    ... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz. - Anayasa

  • Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet
  • Menkul kıymetler

[halk ağzında]

  • Kâğıt para

    Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir. - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâğıda dökmek
  • kâğıt açmak
  • kâğıt kaleme sarılmak
  • kâğıt oynamak
  • kâğıt üzerinde (veya üstünde) kalmak

Birleşik Kelimeler: kâğıt ağacı, kâğıt balığı, kâğıt dutu, kâğıt helvası, kâğıt kebabı, kâğıt oyunu, kâğıt para, kâğıt torba, atık kâğıt, değerli kâğıt, kaba kâğıt, mumlu kâğıt, müsveddelik kâğıt, üçkâğıt, yağlı kâğıt, zamklı kâğıt, aşı kâğıdı, bakkal kâğıdı, borsa kâğıdı, boş kâğıdı, celp kâğıdı, cevap kâğıdı, çağrı kâğıdı, daktilo kâğıdı, duvar kâğıdı, el işi kâğıdı, esericedit kâğıdı, folyo kâğıdı, fon kâğıdı, hüsnühâl kâğıdı, ikametgâh kâğıdı, imza kâğıdı, iskambil kâğıdı, kafa kâğıdı, karbon kâğıdı, kaymak kâğıdı, kese kâğıdı, kopya kâğıdı, kraft kâğıdı, krepon kâğıdı, kurutma kâğıdı, kuşe kâğıdı, matris kâğıdı, mazeret kâğıdı, mulaj kâğıdı, nüfus kâğıdı, oy kâğıdı, oyun kâğıdı, ölüm kâğıdı, parşömen kâğıdı, pergament kâğıdı, saman kâğıdı, sevk kâğıdı, sigara kâğıdı, teksir kâğıdı, temiz kâğıdı, turnusol kâğıdı, tuvalet kâğıdı, yan kâğıdı, yazı kâğıdı, yazılı kâğıdı, zımpara kâğıdı

KAĞNI

[isim]

  • İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası

    Kağnıyı araba ile, kamyonet ile değiştiriyor. - Etem İzzet Benice

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kağnı gibi gitmek
  • kağnıyla tavşan avına çıkmak

Birleşik Kelimeler: kağnı arabası, kağnı mazısı

NAĞME (Kelime Kökeni: Arapça naġme)

[isim]

  • Güzel, uyumlu ses, ezgi, melodi

    Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor. - Sermet Muhtar Alus

[müzik]

  • Ezgi

    Berrak bir nesim ile ürperdi gölgeler / Yıldızlar eski demlere bir nağme besteler - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]

  • Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nağme yapmak

Birleşik Kelimeler: ara nağme

AĞILI

[sıfat]

  • İçinde ağı bulunan, zehirli

    Evhama gelince, o dipsiz bir kuyunun ağılı suyudur. - Elif Şafak

Birleşik Kelimeler: ağılı böcek

AĞYAR (Kelime Kökeni: Arapça aġyār)

[isim]

[eskimiş]

  • Başkaları, yabancılar, eller

    Kendini nasıl müdafaa edebilip yâr ve ağyar nazarında parlayacak? - Nazım Hikmet

BAĞAN

[isim]

[halk ağzında]

  • Düşük
  • Ölü doğan kuzunun derisi

DAĞAR (Kelime Kökeni: Farsça taġār)

[isim]

  • Ağzı yayvan, dibi dar toprak kap
  • Dağarcık

    Daldırın elinizi onun özdeyiş dağarına, her duruma uygun formüller bulabilirsiniz. - Haldun Taner

İBLAĞ (Kelime Kökeni: Arapça iblāġ)

[isim]

[eskimiş]

  • Ulaştırma, eriştirme
  • Bir şeyin miktarını tamamlama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iblağ etmek

LAĞIM (Kelime Kökeni: Arapça laġm)

[isim]

  • Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz

[tarih]

  • Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol

    Eğrikapı, girmek için başlıca bir hedef olmuştu, oradan lağımlarla suru yıkmaya girişilmişti. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lağımla atmak

Birleşik Kelimeler: lağım çukuru, lağım döşemi, lağım faresi, taban lağımı

SAĞIN

[sıfat]

[felsefe]

  • Doğruluk kuralına uygun olan
  • Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih

    Sağın anlatım.

Birleşik Kelimeler: sağın bilimler

SAĞIR

[sıfat]

  • İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse)
  • Ses geçirmeyen

    Adliyenin arka taraflarına isabet eden, şehrin gürültüsünü duymayan, sağır, mahfuz bir odasında idik. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

  • Isıyı az veren, geç ısınan

    Sağır soba.

  • Vurulduğu zaman ses vermeyen

    Sağır davul.

  • İçi görülmeyen, donuk (cam)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sağır olmak
  • sağır sultan bile duydu

Birleşik Kelimeler: sağır dilsiz, sağır duvar, sağır kapı, sağır kef, sağır mikrofon, sağır nun, sağır pencere, sağır pusula, sağır renk, sağır yılan, top sağır