İçinde Azm Bulunan Kelimeler

İçinde AZM olan 60 kelime bulunuyor. İçerisinde AZM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Azm ile başlayan kelimeler. Azm ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

PLAZMALAŞTIRMAK28

14 Harfli Kelimeler

PLAZMALAŞTIRMA27

13 Harfli Kelimeler

DEVRİLEYAZMAK27

12 Harfli Kelimeler

DEVRİLEYAZMA26, BAŞYAZMANLIK24, BAYILAYAZMAK23, ÇIKARAYAZMAK22, ÇAKILAYAZMAK22

11 Harfli Kelimeler

PROTOPLAZMA25, ÇARPAYAZMAK24, BAYILAYAZMA22, ÇIKARAYAZMA21, ÇAKILAYAZMA21, AZMANLAŞMAK19, AZMETTİRMEK16

10 Harfli Kelimeler

ÇARPAYAZMA23, DÜŞEYAZMAK23, YAZMACILIK21, ÇIKAYAZMAK20, SİTOPLAZMA20, AZMANLAŞMA18, BAKAYAZMAK18, AZMETTİRME15

9 Harfli Kelimeler

DÜŞEYAZMA22, ÖLEYAZMAK21, BAŞYAZMAN20, ÇIKAYAZMA19, HAZMETMEK18, NEOPLAZMA18, BAKAYAZMA17, YAZMANLIK16, AZMANKAYA15, NAZMETMEK14

8 Harfli Kelimeler

ISPAZMOZ22, ÖLEYAZMA20, HAZMETME17, AZMETMEK13, AZMANLIK13, NAZMETME13, TAZMİNAT12

7 Harfli Kelimeler

YAZMACI17, KAZMACI15, AZMETME12

6 Harfli Kelimeler

ORGAZM15, PLAZMA14, KAZM13, AYAZMA12, MAZMUN12, YAZMAK12, YAZMAN12, RAZMOL11, KAZMAK10, NAZMEN10, TAZMİN10

5 Harfli Kelimeler

SPAZM14, YAZMA11, AZMAN9, AZMAK9, KAZMA9

4 Harfli Kelimeler

AZMA8

AZMA

[isim]

  • Azmak işi

[sıfat]

[biyoloji]

  • Melez

AZMAN

[sıfat]

  • Aşırı gelişmiş

[isim]

  • Kerestelik tomruk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... azmanı

Birleşik Kelimeler: azmankaya, istavrit azmanı

AZMAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Küçük su birikintisi, gölcük
  • Bataklık

[nesnesiz]

  • Taşkınlıkta ileri gitmek

    Çocuklar azdı.

  • Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak

    Deniz azdı.

  • Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek

    Bazılarının bronşiti, bazılarının romatizması azmış. - Ahmet Haşim

  • Cinsel duyguları artmak
  • Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek
  • Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak

    Katır, atla eşekten azmış bir hayvandır.

  • Bitkiler, aşırı büyümek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • azan kurda kızan köpek
  • azmış kudurmuştan beterdir

KAZMA

[isim]

  • Kazmak işi
  • Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç

    Bu yolun o tarihte bitmesi için ne kadar paraya, ameleye, kazma ve küreğe ihtiyacınız vardır? - Falih Rıfkı Atay

[sıfat]

  • Kazılarak yapılmış

    Kazma yazı.

[sıfat]

[argo]

  • Kaba, görgüsüz (kimse)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kazma gibi

Birleşik Kelimeler: kazma diş, hava kazması

KAZMAK

[-i]

  • Herhangi bir araçla toprağı açmak, oymak
  • Bu yolla çukur, kuyu, yol vb. oluşturmak

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın / Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın - Mehmet Akif Ersoy

  • Hakketmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kazdığı çukura (veya kuyuya) kendisi düşmek
  • kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu

Birleşik Kelimeler: kazaratar, kumkazan

NAZMEN (Kelime Kökeni: Arapça naẓmen)

[zarf]

  • Şiir olarak

TAZMİN (Kelime Kökeni: Arapça tażmīn)

[isim]

  • Zararı ödeme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tazmin etmek

RAZMOL (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

  • İri, kepekli un

YAZMA

[isim]

  • Yazmak işi, tahrir

    Kimi kez, hikâye yazmanın anlık bir istek olduğunu düşünürüm. - Adalet Ağaoğlu

  • Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha

[halk ağzında]

  • Kabakulak

Birleşik Kelimeler: yazma eser, yazma nüsha, yazma yitimi, okuma yazma, el yazması

[isim]

  • Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez

[sıfat]

  • Bu bezden yapılmış

    Sırtında siyah bir yeldirme, başında yazma bir başörtüsü, çenesinin yanında ilmikli. - Halide Edip Adıvar

TAZMİNAT (Kelime Kökeni: Arapça tażmīnāt)

[isim]

[hukuk]

  • Zarar karşılığı ödenen para, ödence

    Benim bir raporum üzerine sonradan adamcağıza bileği için üç beş lira tazminat verdiler. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: tazminat davası, manevi tazminat, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, makam tazminatı, ölüm tazminatı

AZMETME

[isim]

  • Azmetmek işi

AYAZMA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar

MAZMUN (Kelime Kökeni: Arapça mażmūn)

[isim]

[eskimiş]

  • Anlam, kavram

[edebiyat]

  • Divan edebiyatında bazı kavramları dolaylı anlatmak için kullanılan nükteli ve sanatlı söz

YAZMAK

[-i]

  • Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak

    Büyük bir heyecan, bir haz içinde şu satırları yazıyorum. - Ömer Seyfettin

  • Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek

    Adresini bilmiyorum ki yazayım.

[-de]

  • Yazar olarak görev yapmak

[nesnesiz]

  • Yazı ile bildirmek, haber vermek

    Mağlubiyet Almanya'yı karıştırmış, gazeteler yazıyor. - Attila İlhan

  • Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak
  • Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek
  • Kaydetmek

    Çocuğu okula yazdılar.

  • Bir göreve almak

    O delikanlıyı polis yazmışlar.

[nesnesiz]

[mecaz]

  • İnsanın geleceğini belirlemek

    Yazan böyle yazmış.

[halk ağzında]

  • Gelinin yüzünü süslemek

    Kalem alıp kaşın gözün yazmalı. - Halk türküsü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yazıp çizmek

Birleşik Kelimeler: yazboz

[yardımcı fiil]

  • Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur

    Düşeyazmak, öleyazmak.

[-i]

[halk ağzında]

  • Yaymak, sermek

[nesnesiz]

  • Açmak

    Hamur yazmak.

YAZMAN

[isim]

  • Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli, kâtip, sekreter
  • Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında yazışmalardan sorumlu kimse, sekreter

Birleşik Kelimeler: başyazman, genel yazman