İçinde Aze Bulunan Kelimeler

İçinde AZE olan 84 kelime bulunuyor. İçerisinde AZE geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aze ile başlayan kelimeler. Aze ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

TAVUKYELPAZE31, MUVAZENESİZLİK29

13 Harfli Kelimeler

YELPAZELENMEK23, MAZERETSİZLİK21

12 Harfli Kelimeler

KURBAĞAZEHRİ29, AZERBAYCANLI23, VAZELİNLEMEK22, YELPAZELENME22, YELPAZELEMEK22

11 Harfli Kelimeler

MUVAZENESİZ26, GAZELHANLIK23, SEMAZENBAŞI22, GAZETECİLİK21, VAZELİNLEME21, YELPAZELEME21, GAZELLENMEK19, ENDAZELEMEK17, KAMİKAZELİK15

10 Harfli Kelimeler

VAZELİNSİZ23, VAZEDİLMEK22, MUVAZENELİ21, GAZELLENME18, MAZERETSİZ18, İCAZETNAME17, TAZELEŞMEK17, ENDAZELEME16, SAZENDELİK16, TAZELENMEK14, TAZELETMEK14

9 Harfli Kelimeler

VAZEDİLME21, ENDAZESİZ18, GAZELİYAT18, GAZELİMSİ18, VAZELİNLİ18, GAZETELİK16, KEPAZELİK16, TAZELEŞME16, MAZERETLİ13, TAZELEMEK13, TAZELENME13, TAZELETME13

8 Harfli Kelimeler

GAZELHAN19, MUVAZENE19, GAZETECİ18, VAZETMEK18, KAZAZEDE16, ZURNAZEN15, ENDAZE13, MATMAZEL13, TERÜTAZE13, KAMİKAZE12, TAZELEME12

7 Harfli Kelimeler

KRUVAZE17, VAZETME17, VAZELİN16, YELPAZE16, MECAZEN14, TAPTAZE14, AZERİCE13, SAZENDE13, RİYAZET12, SEMAZEN12, MAZERET11, NAZENİN10, TAZELİK10

6 Harfli Kelimeler

SAZE16, KAZE15, GAZE13, GAZETE13, KEPAZE13, İCAZET12, ŞİRAZE12, TAZECE12, CENAZE12, ENDAZE11, KAZEİN9

5 Harfli Kelimeler

EVAZE14, GAZEL12, PAZEN12, BAZEN10, AZE8, LAZER8

4 Harfli Kelimeler

AZEL7, TAZE7

AZEL

[isim]

[ekonomi]

  • Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü, oligopol

TAZE (Kelime Kökeni: Farsça tāze)

[sıfat]

  • Bozulmamış, bayatlamamış olan

    Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Dinç, yıpranmamış, yorulmamış

    Yüzü taze, taravetli ve güzeldi. - Memduh Şevket Esendal

  • Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı

    Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Yeni, zamanı geçmemiş

    Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü. - Halikarnas Balıkçısı

[isim]

[mecaz]

  • Genç kadın

    Şu köşede çocuğuyla beraber bir taze oturuyor. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • taze ot görmüş eşek gibi

Birleşik Kelimeler: taze fasulye, tazekan, taze para, taze soğan, her dem taze, terütaze

AZERİ (Kelime Kökeni: Farsça āẕer + Arapça -ī)

[isim]

  • Azerbaycan Türkü

LAZER (Kelime Kökeni: Fransızca laser)

[isim]

[fizik]

  • Çok güçlü pırıltılar oluşturan, değişik alanlarda kullanılan ışık kaynağı

Birleşik Kelimeler: lazer ışını

KAZEİN (Kelime Kökeni: Fransızca caséine)

[isim]

[kimya]

  • Sütte bulunan protein maddesi

Birleşik Kelimeler: kazein tutkalı, bitkisel kazein

NAZENİN (Kelime Kökeni: Farsça nāzenīn)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Cilveli, nazlı
  • Narin, ince yapılı
  • Şımarık, nazlı yetiştirilmiş

    Gelgelelim bu nazeninim, gümrük kolcularıyla fingirdemeye başlamış. - Reşat Nuri Güntekin

TAZELİK

[isim]

  • Taze olma durumu, körpelik, taravet

    Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden. - Cahit Uçuk

[mecaz]

  • Dinç, diri, canlı olma durumu

    Dedi kim tazeliğim çağında / Bir gülün bülbül idim bağında - Atai

BAZEN (Kelime Kökeni: Arapça baʿżen)

[zarf]

  • Ara sıra, kimileyin

    Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz. - Mehmet Kaplan

MAZERET (Kelime Kökeni: Arapça maʿẕeret)

[isim]

  • Özür
  • Bahane

    Kabahatime mazeret, haklı sebep aramıyorum. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mazeret bulmak

Birleşik Kelimeler: mazeret kâğıdı

ENDAZE (Kelime Kökeni: Farsça endāze)

[isim]

[eskimiş]

  • 65 santimetrelik uzunluk ölçüsü

    Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda. - Attila İlhan

[mecaz]

  • Ölçü

    Mehmetçiğin makamını şan ve şerefle ölçebilecek, ne bir tartı ne bir endaze ne bir kıyas, ne bir mikyas vardır. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • endazeyi kaçırmak
  • endazeyi şaşırmak

KAMİKAZE (Kelime Kökeni: İngilizce kamikaze)

[isim]

[askerlik]

  • İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı

TAZELEME

[isim]

  • Tazelemek işi

RİYAZET (Kelime Kökeni: Arapça riyāżet)

[isim]

[eskimiş]

  • Nefsin isteklerini kırma

    Karargâhta âdeta bir manastır hayatının riyazeti içinde yaşıyorduk. - Halide Edip Adıvar

SEMAZEN (Kelime Kökeni: Arapça semāʿ + Farsça -zen)

[isim]

  • Semada dönen derviş

    Bu arada hoş bir rastlantıyla Mevlevi neyzen, kudümzen ve semazenlerle tanıştı; onları cenazeye çağırdı. - Elif Şafak

Birleşik Kelimeler: semazenbaşı

İCAZET (Kelime Kökeni: Arapça icāzet)

[isim]

[eskimiş]

  • İzin
  • Onay, onaylama
  • Diploma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • icazet almak
  • icazet vermek

Birleşik Kelimeler: icazetname