İçinde Aza Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde AZA olan 6 harfli 24 kelime bulunuyor. İçinde AZA olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aza ile başlayan 6 harfli kelimeler. aza ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KAZAĞI17, MAĞAZA17, FARAZA15, AZAPLI14, AZALIŞ13, HARAZA13, HALAZA13, HAZA13, BAZALI12, EZKAZA12, KAZA12, ABAZAN11, BAZALT11, YAKAZA11, AZATLI10, AZAMET10, AZALMA10, KAZALI10, MARAZA10, RAZAKI10, KAZARA9, KAZAEN9, NAZA9, TAKAZA9

KAZARA (Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -rā)

[zarf]

  • Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden, kazaen, ezkaza

    Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi. - Sait Faik Abasıyanık

  • Rastgele, tesadüfen

    Köşkün kapısından kazara postacı geçse sapsarı kesilirdi. - Ömer Seyfettin

KAZAEN (Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾen)

[zarf]

[eskimiş]

  • Kazara

NAZARİ (Kelime Kökeni: Arapça naẓarī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Kuramsal

    Bazı nazari dersler bir kısım talebeye hiç şüphesiz daha eğlenceli gelecektir. - Halit Fahri Ozansoy

TAKAZA (Kelime Kökeni: Arapça taḳāżā)

[isim]

[eskimiş]

  • Azarlama, başa kakma

    Acaba, bütün bu söylediklerinin altında bir takaza da var mı diye iyice tartıyorum, yok gibi. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • takaza etmek

AZATLI

[isim]

[eskimiş]

  • Azat edilmiş cariye veya köle

    Haminnenin azatlıları bayramdan birkaç gün evvel geldiler. - Halide Edip Adıvar

AZAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaẓamet)

[isim]

  • Ululuk, büyüklük
  • Gurur

    Arkadaşlarımdan ayrılıp onun yanına geçmek azametime dokundu. - Reşat Nuri Güntekin

  • Görkem, gösteriş, heybet
  • Debdebe
  • Çalım, kurum, tekebbür

    Şu her tarafından temizlik ve azamet akan şişman adama bile sorabilirdi. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • azamet satmak

AZALMA

[isim]

  • Azalmak işi, eksilme, tenakus

    Şu hayatta azalması gerektiğini öğrendiği an inadına çoğalan, cabadan doğuran bir şey varsa o da evhamdır. - Elif Şafak

KAZALI

[sıfat]

  • Kazaya yol açan, sakıncalı, tehlikeli
  • Kaza geçirmiş olan

    Kazalı otomobil.

  • İlçesi olan

    Üç kazalı bir il.

MARAZA (Kelime Kökeni: Arapça maraża)

[isim]

[halk ağzında]

  • Hastalık
  • Anlaşmazlık, çekişme, kavga

Ata Sözleri ve Deyimler

  • maraza aramak
  • maraza çıkarmak

RAZAKI (Kelime Kökeni: Arapça rāziḳī)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kalınca kabuklu, iri ve uzunca taneli, şekeri çok bir tür üzüm

ABAZAN

[sıfat]

  • Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek)

[argo]

  • Karnı aç olan (kimse)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • abazan kalmak

BAZALT (Kelime Kökeni: Fransızca basalte)

[isim]

[jeoloji]

  • Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi

YAKAZA (Kelime Kökeni: Arapça yaḳaẓa)

[isim]

[eskimiş]

  • Uyanıklık

    Hain bir hastalık onun kavi ve güzel vücudunu ve uyuşmaz bir menfaatperestlik yakazası da onun ahlaki mesleğini yendi ve yere serdi. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

BAZALI

[sıfat]

  • Bazası olan

EZKAZA (Kelime Kökeni: Farsça ez + Arapça ḳażā)

[zarf]

[eskimiş]

  • Kazara

    Ezkaza hastalandı mı bir Allah'ın kulu çıkıp hatırını sormaz. - Attila İlhan