İçinde Aya Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde AYA olan 8 harfli 41 kelime bulunuyor. İçinde AYA olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aya ile başlayan 8 harfli kelimeler. aya ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÇAYAĞACI24, SACAYAĞI22, FAYANSÇI21, KAZAYAĞI21, BEDAVAYA20, ÇAĞLAYAN20, ACIPAYAM19, HAYALBAZ19, PAYANSIZ19, AĞIRAYAK18, ABIHAYAT17, BAŞBAYAN17, DAYAKSIZ17, BERHAYAT16, KAYABAŞI16, KAYAKEVİ16, MÜZAYAKA16, AYARTICI15, AYAKÜSTÜ15, ISIYAYAR15, AYAZLAMA14, AYAKYOLU14, BABAYA14, KARAYAZI14, SESYAYAR14, AYAKKABI13, BAYATLIK13, DAYATMAK13, DAYANMAK13, DAYAKLIK13, MAYALAMA12, SARIKAYA12, ANAYASAL11, AYARTMAK11, AYARLAMA11, AYAKLAMA11, AYAKALTI11, KIRKAYAK11, MALAYA11, TAMLAYAN11, KARAYAKA10

KARAYAKA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli bir tür koyun

ANAYASAL

[sıfat]

  • Anayasa ile ilgili

AYARTMAK

[-i]

  • Baştan çıkarmak, doğru yoldan saptırmak

    Allah'ı ileri sürerek kadınları ayartacak aklınca. - Refik Halit Karay

  • Kandırmak
  • Birini, çalıştığı yerden ayırıp başkasının yanında çalışmaya kandırmak

AYARLAMA

[isim]

  • Ayarlamak işi, kalibraj

    Sarhoş serseri, bir eliyle boyuna rotayı ayarlamaya çalışıyordu. - Çetin Altan

  • Düzene koyma, regülasyon

    Daha küçük yaştan itibaren biz yaşayabilmek için davranışlarımızı ayarlamaya çalışırız. - Mehmet Kaplan

AYAKLAMA

[isim]

  • Ayaklamak işi

AYAKALTI

[isim]

[mecaz]

  • Gelip geçenlerin çok olduğu yer

    Burası o kadar ayakaltı idi ki değme polis hafiyesinin aklına gelmezdi. - Aka Gündüz

  • Ortalık

    Kitabı ayakaltına bırakma.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayakaltına almak
  • ayakaltında bırakmak
  • ayakaltında dolaşmak

KIRKAYAK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
  • Kasık biti

MALAYANİ (Kelime Kökeni: Arapça mālāyaʿnī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Boş ve yararsız, saçma

    Malayani sözler.

TAMLAYAN

[isim]

[dil bilgisi]

  • Tamlamalarda temel olan bir adın anlamını açıklayan ad, zamir veya sıfat, belirten: Evin kapısı. Öğretmenin kitabı. Su yolu. Kırmızı defter gibi

Birleşik Kelimeler: tamlayan durumu

MAYALAMA

[isim]

  • Mayalamak işi

SARIKAYA

[isim]

  • Yozgat iline bağlı ilçelerden biri

AYAKKABI

[isim]

  • Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, başmak, pabuç

    Elbiselerini bizzat yamıyorlar, ayakkabılarını tamir ediyorlar, hayvanlarını öz elleriyle sağıyorlar. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayakkabılarını çevirmek
  • ayakkabı vurmak

BAYATLIK

[isim]

  • Bayat olma durumu

DAYATMAK

[-e]

[-i]

  • Dayama işini yaptırmak

[nesnesiz]

  • Kendi istediğini yaptırmakta direnmek

    Ertesi gün dayattı, ben onu almam diye. - Haldun Taner

[-e]

  • Başkasının isteğine karşı koymak

    Cem dayattı ve bu rolü asla kabul etmeyeceğini kati bir dille bildirdi. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Bir şeyi zorla kabul ettirmek, empoze etmek

DAYANMAK

[-e]

  • Bir yere yaslanmak, kendini dayamak

    Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak

    Karşılıklı bilmece sormaya dayanan seyirlik oyunlar da vardır. - Metin And

[mecaz]

  • Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek

    Bu gemi fırtınaya iyi dayanır.

[mecaz]

  • Varmak, ulaşmak

    Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor. - Yusuf Ziya Ortaç

[mecaz]

  • Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak

    İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar. - Halikarnas Balıkçısı

[mecaz]

  • Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak

    Bu proje sonunda bize dayanacak.

[mecaz]

  • Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek

    Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız? - Falih Rıfkı Atay

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Uzun süre kullanılmaya uygun olmak

    Bu kumaş çok dayandı.

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek

    Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler. - Necati Cumalı

[nesnesiz]

  • Yetişmek, yeter olmak

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek

    Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü. - İhsan Oktay Anar