İçinde Avu Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde AVU olan 8 harfli 31 kelime bulunuyor. İçinde AVU olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Avu ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAVUZSUZ27, BAŞÇAVUŞ26, HAVUZCUK26, ÜSTÇAVUŞ24, BAVULSUZ22, ÇAVUŞLUK22, ÇAVULDUR21, SAVUNUCU21, YAVUZLUK21, AVUTULUŞ20, GAVURLUK20, SAVURTUŞ20, SAVUŞMAK20, SAVURGAN20, YAVUZELİ20, AVUÇLAMA19, KAVURMAÇ19, KAVUŞMAK19, KAVUNİÇİ18, KAVUŞTAK18, AVUTULMA17, AVUNULMA17, DALKAVUK17, SAVURTMA17, SAVURMAK17, SAVUNMAK17, SAVULMAK17, KAVUKLUK16, KAVURMAK16, KAVURTMA16, TAVUKLAR15

TAVUKLAR

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Tavuksular takımının bir alt takımı

KAVUKLUK

[isim]

  • Kavuk koymaya yarayan küçük raf

Birleşik Kelimeler: dalkavukluk

KAVURMAK

[-i]

  • Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan pişirmek

    Madenden bir kap içine bunları koyup kavuracağız. - Salâh Birsel

  • Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak

    Rüzgâr ekinleri kavurdu.

[mecaz]

  • Çok üzmek, yakmak, mahvetmek

    Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

KAVURTMA

[isim]

  • Kavurtmak işi

AVUTULMA

[isim]

  • Avutulmak işi

AVUNULMA

[isim]

  • Avunulma işi

DALKAVUK

[isim]

  • Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı, kılbaz

    Bunları yaparken hiçbir zaman kendini dalkavuk vaziyetine düşürmez. - Reşat Nuri Güntekin

[tarih]

  • Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse

SAVURTMA

[isim]

  • Savurtmak işi

SAVURMAK

[-i]

  • Havaya atıp dağıtmak, saçmak

    İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak
  • Kaldırıp atmak, fırlatmak

    Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu. - Nazlı Eray

[nesnesiz]

  • Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak

    Kılıç savurmak. Değnek savurmak.

  • Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek

    Sarnıcın suyunu savurmak.

  • Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak

    Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı. - Peyami Safa

[nesnesiz]

  • Yalan, küfür vb. söylemek

    Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti. - Haldun Taner

[mecaz]

  • Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek

    Paraları savurmak.

SAVUNMAK

[-i]

  • Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek
  • Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak
  • Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek
  • Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak

[spor]

  • Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek

SAVULMAK

[nesnesiz]

  • Bir şeyden çekinerek bulunduğu yerden uzaklaşmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • savul! (veya savulun!)

KAVUNİÇİ

[isim]

  • Pembeye çalan sarı renk

[sıfat]

  • Bu renkte olan

    Beyaz ipek pantolon, kavuniçi ipek gömlek giyinmiş; saçları saman sarısı, teni pembe. - Adalet Ağaoğlu

KAVUŞTAK

[isim]

[edebiyat]

  • Nakarat

AVUÇLAMA

[isim]

  • Avuçlamak işi, apazlama, hapazlama

KAVURMAÇ

[isim]

[halk ağzında]

  • Kavrulmuş buğday