İçinde Atk Bulunan Kelimeler

İçinde ATK olan 41 kelime bulunuyor. İçerisinde ATK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Atk ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ATKUYRUĞUGİLLER31

13 Harfli Kelimeler

İHTİYATKARLIK20

12 Harfli Kelimeler

YATKINLAŞMAK19, ZANAATKARLIK16, KANAATKARLIK13

11 Harfli Kelimeler

YATKINLAŞMA18, ATKARACALAR14, KATKILANMAK13, SANATKARLIK13, SANATKARANE12

10 Harfli Kelimeler

İHTİYATKAR16, İLTİFATKAR16, SANATKARCA14, KATKILANMA12

9 Harfli Kelimeler

ATKUYRUĞU21, ÇATKINLIK14, BATKINLIK13, YATKINLIK13, ZANAATKAR12, ATKILAMAK11, KANAATKAR9

8 Harfli Kelimeler

ÇATKISIZ17, KATKISIZ14, ÇATKILIK13, YAŞATKAN13, SEBATKAR11, ATKILAMA10, SANATKAR9, İTAATKAR8

7 Harfli Kelimeler

ÇATKILI12, KATKILI9

6 Harfli Kelimeler

MATKAP11, ÇATKIN10, BATKIN9, YATKIN9, ATKILI8

5 Harfli Kelimeler

VATKA11, ÇATKI9, BATKI8, KATKI6

4 Harfli Kelimeler

ATKI5

ATKI

[isim]

  • Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü

    Belinde ince bir ceylan postu, sırtında ağaç liflerinden örülmüş kaba bir atkı vardı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

  • Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça
  • Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik
  • Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç

[halk ağzında]

  • Büyük yaba

Birleşik Kelimeler: atkı iplik

KATKI

[isim]

  • Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım

    Her geçen gün ününe, sanatına yeni katkılar getiriyordu. - Necati Cumalı

  • Bir şeye katılan başka bir madde
  • Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler

[halk ağzında]

  • Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • katkıda bulunmak

Birleşik Kelimeler: katkı maddesi, katkı payı

İTAATKÂR (Kelime Kökeni: Arapça iṭāʿat + Farsça -kār)

[sıfat]

  • İtaatli

ATKILI

[sıfat]

  • Atkısı olan

BATKI

[isim]

  • Hüsran

[ticaret]

  • İflas

Ata Sözleri ve Deyimler

  • batkıya uğramak

KANAATKÂR (Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat + Farsça -kār)

[sıfat]

  • Azla yetinen, elindeki ile yetinen, kanık, kanaatli, yetingen

    Ama üçüncü bekçi, onlara nazaran daha genç ve daha az kanaatkâr olan, yapılan haksızlığı sineye çekemedi. - Elif Şafak

SANATKÂR (Kelime Kökeni: Arapça ṣanʿat + Farsça -kār)

[isim]

  • Sanatçı

    Başı aylarca ağrımayan, sinirleri bozulmayan, yanılmayan sanatkâr, olduğu yerde sayandır. - Nazım Hikmet

  • El ile yaptığı işi kendisine meslek edinen işçi veya usta

[sıfat]

  • Bir işi ustalıkla yapan, usta, mahir

KATKILI

[sıfat]

  • İçine yabancı madde katılmış olan, karışık, saf olmayan

BATKIN

[sıfat]

[hukuk]

[ekonomi]

  • Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş (kimse), müflis

YATKIN

[sıfat]

  • Bir yana eğilmiş, yatık
  • Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük

    Yatkın mal. Yatkın kumaş.

  • Bir işte yeteneği, becerisi olan

    Dolap çevirmeye, şantaj mesleğine ne kadar yatkın, ne kadar elverişli idi ise bu yeni konusunda da öyle olacağa benziyordu. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • Benimsemiş, alışmış, eğilimli

    Yadırgamaya yatkındı ama görmüştü kızın oyununu. - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yatkın bulmak

Birleşik Kelimeler: akla yatkın, dili yatkın, eli yatkın

ÇATKI

[isim]

  • Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü

    Tüfek çatkısı.

  • Sehpa
  • Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı

    Alnında, başı ağrıdığı vakitlerdeki gibi beyaz tülbentten bir çatkı vardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çatkı çatmak

ATKILAMA

[isim]

  • Atkılamak işi, argaçlama

ÇATKIN

[sıfat]

  • Çatık

    Müftü bunu işitince çatkın bir çehre ile geldi. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çatkın olmak

ATKILAMAK

[nesnesiz]

  • Dokuma tezgâhlarında mekikle atkı atmak, argaçlamak

SEBATKÂR (Kelime Kökeni: Arapça s̱ebāt + Farsça -kār)

[sıfat]

  • Sebatlı