İçinde Arm Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde ARM olan 6 harfli 23 kelime bulunuyor. İçinde ARM olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Arm ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÇARMIH15, ARMA14, VARMAK13, APARMA11, HARMAN11, PARMAK11, ARMUDİ10, KARM10, UYARMA10, ARMADA9, BARMEN9, YARMAK9, ARMONİ8, ARMALI8, KARMIK8, OTARMA8, ONARMA8, SARMAN8, SARMAL8, SARMAK8, ALARMA7, KARMAK7, NARMAN7

ALARMA

[isim]

  • Alarmak durumu

KARMAK

[-i]

  • Karıştırmak, birbirine katmak

[nesnesiz]

  • Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur veya hamur durumuna getirmek

    Yapı için harç karmak. Boya karmak.

Birleşik Kelimeler: betonkarar

NARMAN

[isim]

  • Erzurum iline bağlı ilçelerden biri

ARMONİ (Kelime Kökeni: Fransızca harmonie)

[isim]

[müzik]

  • İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni

Birleşik Kelimeler: armoni orkestrası

ARMALI

[sıfat]

  • Arma bulunan

KARMIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Çay ağzında yapılan balıkçı büğeti
  • Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı

OTARMA

[isim]

  • Otarmak işi

ONARMA

[isim]

  • Onarmak işi

    Günün birinde kolları sıvayıp ve eline irili ufaklı aletler alıp bunu onarmaya kalkışmıştı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

SARMAN

[sıfat]

  • Azman, iri

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sarı tüylü kedi

SARMAL

[sıfat]

[fizik]

  • Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni

[mecaz]

  • İçinden çıkılmaz (durum)

Birleşik Kelimeler: sarmal metot, sarmal yöntem

SARMAK

[-i]

  • Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek
  • Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek

    Gece, ahenk içinde divanımı/ Şenlendirse pırıl pırıl rakkaseler / Gece, gece, her yanımı / Sarsa güller, laleler, menekşeler - Halit Fahri Ozansoy

  • Dolayında yer almak
  • Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak

    Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu. - Necati Cumalı

  • Örtmek

    Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan / Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran - Enis Behiç Koryürek

  • Kucaklamak
  • Yumak yapmak

    İpliği sarmak.

  • Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak
  • Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek

    Dolma sarıyorum diye yaprağı parmağıma doladım. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

    Sardığı sigarayı tabakasına yerleştiriyor. - Tarık Buğra

[-e]

  • Sarılıp tırmanmak

    Asma çardağı sardı.

[-e]

[-i]

  • Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak

    Kitabı kâğıda sarmak.

  • Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak
  • Saldırmak, hücum etmek

    Faik Efendi biliyordu ki saracaklar hem de fena saracaklar. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek

[mecaz]

  • Sözle saldırmak, tedirgin etmek

    Evdekilerin hepsi bana sarıyor.

[mecaz]

  • Hoşuna gitmek, zevkini okşamak

    Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sarıp sarmalamak

ARMADA (Kelime Kökeni: İtalyanca armata)

[isim]

[denizcilik]

  • Donanma

BARMEN (Kelime Kökeni: Fransızca barman)

[isim]

  • Barda içki hazırlayıp sunan kimse

YARMAK

[-i]

  • Uzunlamasına bölüp ayırmak

    Odunu yarmak.

  • Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak
  • Derin yara açmak
  • Yarık açmak

[tıp]

  • Kesip açmak

[mecaz]

  • Ortasından, içinden geçmek

    Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: etyaran

ARMUDİ (Kelime Kökeni: Farsça emrūd + Arapça -ī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Armut biçiminde olan

    Çenesine doğru sivrilen armudi bir yüzün, ince bir burnu, hâlâ beyaz ve düzgün dişleri vardı. - Halide Edip Adıvar