İçinde Arf Bulunan Kelimeler
İçinde ARF olan 29 kelime bulunuyor. İçerisinde ARF geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Arf ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
12 Harfli Kelimeler
FARFARACILIK29,
11 Harfli Kelimeler
PARFÜMCÜLÜK31
10 Harfli Kelimeler
HARFİTARİF26, FARFARALIK23, SARFINAZAR21, ZARFLANMAK20
9 Harfli Kelimeler
FARFARACI25, HARFENDAZ24, ZARFÇILIK23, PARFÜMERİ22, HARFLEMEK20, ZARFLAMAK19, ZARFLANMA19
8 Harfli Kelimeler
PARFÜMCÜ26, HARFİYEN20, ZARFINDA20, HARFLEME19, ZARFLAMA18, SARFİYAT17
7 Harfli Kelimeler
FARFARA19, BARFİKS16, KARFİÇE16
6 Harfli Kelimeler
PARFÜM19, ZARFÇI19, ZARFLI16
4 Harfli Kelimeler
HARF14, ZARF13, SARF11
SARF (Kelime Kökeni: Arapça ṣarf)
- Harcama, tüketme, kullanma
- Dil bilgisi, yapı bilgisi
Ata Sözleri ve Deyimler
- sarf etmek
ZARF (Kelime Kökeni: Arapça ẓarf)
- Kap, kılıf, sarma
-
İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler. - Ahmet Haşim
-
İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
Kenarları ezik, bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi. - Reşat Enis
-
Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç
Dil bilgisinden zarfları anlatırken öğretmen birden bağırmaya başladı. - Muzaffer İzgü
Ata Sözleri ve Deyimler
- zarf atmak
Birleşik Kelimeler: zarf-fiil, zarf-fiil grubu, zarf tümleci, astarlı zarf, pekiştirmeli zarf, türemiş zarf, yalın zarf, gösterme zarfı, mekân zarfı, soru zarfı, yer zarfı, yön zarfı, zaman zarfı, bağlama zarf-fiili
HARF (Kelime Kökeni: Arapça ḥarf)
-
Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod
Türk alfabesinde yirmi dokuz harf vardır.
Ata Sözleri ve Deyimler
- harf atmak
Birleşik Kelimeler: harf çevirisi, harfi harfine, harfitarif, büyük harf, küçük harf, sesli harf, sessiz harf, sıralayıcı harf, temel harf, Gotik harfler, Göktürk harfleri, Latin harfleri, Uygur harfleri, yeni Türk harfleri
BARFİKS (Kelime Kökeni: Fransızca barre fixe)
-
Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı
Gözlerinin önünde, dizi dizi sayısız barfiksler sıralanmıştı. - Abdülhak Şinasi Hisar
KARFİÇE (Kelime Kökeni: Rumca)
- Orta boy demir çivi
ZARFLI
-
Zarfı olan
Zarflı fincan içindeki kahveyi usul üzere tepsiden almış. - Refik Halit Karay
SARFİYAT (Kelime Kökeni: Arapça ṣarfiyyāt)
-
Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf
Sarfiyat hususunda bir şart koşmuyorlar. - Refik Halit Karay
ZARFLAMA
- Zarflamak işi
ZARFLAMAK
-
Zarf içine koymak
Damgalı bir kâğıda bir şeyler yazdı, mühürledi, imzasını attı hatta zarflayıp elime verdi. - Aka Gündüz
ZARFLANMA
- Zarflanmak durumu
HARFLEME
- Harflemek işi, kodlama
FARFARA (Kelime Kökeni: Arapça ferfere)
-
Çok konuşan
Dalmış gülüp konuşmaya yüzlerce farfara / Yorgun kulaklarımda sürerken bu yaygara - Yahya Kemal Beyatlı
- Ağzı kalabalık
- Yüksek sesle konuşan
- Çok övünen
PARFÜM (Kelime Kökeni: Fransızca parfum)
-
Güzel koku
Parfüme bulanmış bir ter, boyalı suratlarından buharlaşıyor. - Attila İlhan
- Şişelenmiş güzel koku
ZARFÇI
- Tenha bir yolda yere içi doluymuş gibi görünen zarf veya cüzdan bırakan, sonra da bunları bulup alan kimseyi suçlayarak, tehdit ederek para sızdıran dolandırıcı, papelci
- Sokaklarda iskambil kâğıtlarıyla halkı dolandıran bir tür dolandırıcı, papelci
ZARFLANMAK
- Zarf içine konulmak