İçinde Ap Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde AP olan 8 harfli 151 kelime bulunuyor. İçinde AP olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ap ile başlayan 8 harfli kelimeler. ap ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YAPAĞICI26,
APTERİKS (Kelime Kökeni: Fransızca aptéryx)
- Kivi (I)
APTALLIK
- Aptal olma durumu
-
Aptalca iş
Bu hikâye akılalmaz bir aptallıktan başka bir şey değildi. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- aptallığa vurmak
- aptallık etmek
APRELEME
- Aprelemek işi
APOLİTİK (Kelime Kökeni: Fransızca apolitique)
- Siyasi görüş ve olaylardan habersiz veya onlara kayıtsız kalan
APARTMAN (Kelime Kökeni: Fransızca appartement)
-
Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı
Apartmandaki dairelerin ışıkları kapalı, herkes mışıl mışıl uyuyor olmalı. - Ahmet Ümit
APARTMAK
- Aparma işini yaptırmak
ASLANAPA
- Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
KİTAPLIK
-
Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane
Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum. - Salâh Birsel
- Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek
-
Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda
Kızını doktorun muayene odasına açılan kitaplığa gönderdi. - Halide Edip Adıvar
-
Kitap yapmaya elverişli
Bu, kitaplık kâğıt değil.
-
Kitap olabilecek kadar
İki kitaplık yazı.
-
Belli bir sayıda kitabı olan
Otuz bin kitaplık kütüphane.
Birleşik Kelimeler: kitaplık bilimi
KILKAPAN
- Kehribar
KAPAKLIK
- Kapak taşı
-
Kapak yapmaya özgü
Kapaklık karton.
KAPANMAK
-
Kapalı duruma gelmek
Son basamağı aştığım zaman, babanın kapısı hızla yüzüme kapandı. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Dışarı ile ilişiğini kesmek
Rahatça çalışmak istediğim zamanlar buraya kapanırım ve kimse girmesin diye bazen içeriden de kapıyı kilitlerim. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek
Manzumem çıkmadı ve Rübap kapandı. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Son verilmek, kesilmek
Arif sustu. Hacı Bey de üstelemedi. Söz de burada kapanmış oldu. - Memduh Şevket Esendal
-
Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek
Haykırmak istedim, çıkmadı feryadım / Kapanıp toprağa, ağladım ağladım - Enis Behiç Koryürek
-
Tatile girmek
Okullar kapandı.
- Yara iyileşmek
-
Göz kör olmak
Kazadan sonra bir gözü kapandı.
- Hava bulutlanmak
KAPASİTE (Kelime Kökeni: Fransızca capacité)
- Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa
- Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı
- Bir işletmenin üretim miktarı
- Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa
- Anlama, kavrama yeteneği
KAPATMAK
-
Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek
Evvelki hafta mühendis İlhami Bey'le karısı çok güzel bir bambu takımı kapattılar. - Haldun Taner
-
Kapamak
Emine aklını oynattı sandılar ve evine kapattılar, kapısını kilitlediler. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Bir kadınla nikâhsız yaşamak
-
Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek
Gazete kapatmak.
-
Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek
Geçen gün Kristal'i kapatmış, vur patlasın, çal oynasın âlemi yapmış. - Halide Edip Adıvar
-
Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek
Sanatçılar arasındaki tatsız olayı kapatmak istiyordu. - Çetin Altan
KAPİTONE (Kelime Kökeni: Fransızca capitonné)
- İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
-
Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş
Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor. - Tomris Uyar
KAPLAMAK
-
Her yanını örtmek, istila etmek
Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver
-
Çepeçevre sarmak, kuşatmak
Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar. - Sait Faik Abasıyanık
-
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
Yorgan kaplamak.
- Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak
-
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları... - Abdülhak Şinasi Hisar
- Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak
- Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
-
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
Ünü cihanı kapladı.
-
Doldurmak
İçini sevinç kapladı.
-
Doldurmak
Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu