İçinde Ap Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde AP olan 8 harfli 151 kelime bulunuyor. İçinde AP olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ap ile başlayan 8 harfli kelimeler. ap ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YAPAĞICI26, CEVAPSIZ26, BAŞPAPAZ24, GAZAPSIZ24, ŞEREFYAP23, YAPIŞICI23, HESAPSIZ22, İSTİCVAP22, YAPIMEVİ22, APOSTROF21, HIRTAPOZ21, HAPŞIRMA21, HAPŞIRIK21, HAPÇILIK21, ŞAPPADAK21, ŞAPŞALCA21, YALAPŞAP21, BAŞYAPIT20, ÇAPAKSIZ20, ÇAPULACI20, KIZILŞAP20, MÜSTEHAP20, PAPAZLIK20, SAPROFİT20, ŞAPÇILIK20, ŞAPKASIZ20, ZIRTAPOZ20, AHBAPLIK19, ÇAPRAŞIK19, ÇAPKINCA19, ÇAPRAŞMA19, HAPSOLMA19, KAPKAÇÇI19, MÜNTEHAP19, RAPORTÖR19, SAPLAYIŞ19, SAPTAYIŞ19, YAPMACIK19, YAPIŞMAK19, YAPSATÇI19, CAPCANLI19, APERİTİF18, ÇALAPAÇA18, HAPSETME18, HANDİKAP18, KAPLAYIŞ18, KAPRİÇYO18, LAPPADAK18, MIZRAPLI18, MEHTAPLI18, PASAPORT18, RAPPADAK18, RAPORSUZ18, SİNGAPUR18, ŞAPŞALAK18, TRAPEZCİ18, YAPRACIK18, YAPIŞKAN18, YAPINCAK18, ARAPSAÇI17, ÇAPKIMAK17, HAPTETME17, HAPİSLİK17, HARAPLIK17, KİTAPSIZ17, KAPAKSIZ17, KAPAMACI17, KAPÇIKLI17, KAPILGAN17, KAPIŞMAK17, KAPUÇİNO17, LAPÇINLI17, SAPLANIŞ17, SAPTANIŞ17, YAPAYLIK17, YAPTIRIM17, YAPYAKIN17, APUKURYA16, APAZLAMA16, BİYAPRAK16, ÇAPLAMAK16, ÇAPALAMA16, KİTAPÇIK16, KAPAKÇIK16, KAPLANIŞ16, KAPLATIŞ16, PAPALİNA16, ŞAPKALIK16, ŞAPLAMAK16, ŞAPLATMA16, TAPINCAK16, YAPINMAK16, YAPILMAK16, YAPRAKSI16, YAPTIRMA16, ALİCENAP15, KAPANİÇE15, KAPSAMLI15, KEBAPLIK15, LALAPAŞA15, SAPIKLIK15, SAPILMAK15, SAPITMAK15, SAPTANIM15, SAPTIRMA15, ŞARAPNEL15, USTURLAP15, YAPRAKLI15, KAPIKULE14, KAPILMAK14, KAPLAMLI14, KAPORALI14, KAPSAMAK14, KAPTIRMA14, KAPUTLUK14, KASAPLIK14, SAPAKLIK14, SAPLAMAK14, SAPLANMA14, SAPLANTI14, SAPTAMAK14, SAPTANMA14, SEKSAPEL14, TAPINMAK14, TAPTIRMA14, TAPULAMA14, APTERİKS13, APTALLIK13, APRELEME13, APOLİTİK13, APARTMAN13, APARTMAK13, ASLANAPA13, KİTAPLIK13, KILKAPAN13, KAPAKLIK13, KAPANMAK13, KAPASİTE13, KAPATMAK13, KAPİTONE13, KAPLAMAK13, KAPLANMA13, KAPLATMA13, KAPNİSİT13, KAPRİSLİ13, KILAPTAN13, LUNAPARK13, RAPTETME13, TERAPİST13, TAPALAMA13, RİKAPTAR12

APTERİKS (Kelime Kökeni: Fransızca aptéryx)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kivi (I)

APTALLIK

[isim]

  • Aptal olma durumu
  • Aptalca iş

    Bu hikâye akılalmaz bir aptallıktan başka bir şey değildi. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aptallığa vurmak
  • aptallık etmek

APRELEME

[isim]

  • Aprelemek işi

APOLİTİK (Kelime Kökeni: Fransızca apolitique)

[sıfat]

  • Siyasi görüş ve olaylardan habersiz veya onlara kayıtsız kalan

APARTMAN (Kelime Kökeni: Fransızca appartement)

[isim]

  • Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı

    Apartmandaki dairelerin ışıkları kapalı, herkes mışıl mışıl uyuyor olmalı. - Ahmet Ümit

APARTMAK

[-i]

  • Aparma işini yaptırmak

ASLANAPA

[isim]

  • Kütahya iline bağlı ilçelerden biri

KİTAPLIK

[isim]

  • Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane

    Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum. - Salâh Birsel

  • Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek
  • Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda

    Kızını doktorun muayene odasına açılan kitaplığa gönderdi. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]

  • Kitap yapmaya elverişli

    Bu, kitaplık kâğıt değil.

[sıfat]

  • Kitap olabilecek kadar

    İki kitaplık yazı.

[sıfat]

  • Belli bir sayıda kitabı olan

    Otuz bin kitaplık kütüphane.

Birleşik Kelimeler: kitaplık bilimi

KILKAPAN

[isim]

  • Kehribar

KAPAKLIK

[isim]

  • Kapak taşı

[sıfat]

  • Kapak yapmaya özgü

    Kapaklık karton.

KAPANMAK

[nesnesiz]

  • Kapalı duruma gelmek

    Son basamağı aştığım zaman, babanın kapısı hızla yüzüme kapandı. - Yusuf Ziya Ortaç

[-e]

  • Dışarı ile ilişiğini kesmek

    Rahatça çalışmak istediğim zamanlar buraya kapanırım ve kimse girmesin diye bazen içeriden de kapıyı kilitlerim. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek

    Manzumem çıkmadı ve Rübap kapandı. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Son verilmek, kesilmek

    Arif sustu. Hacı Bey de üstelemedi. Söz de burada kapanmış oldu. - Memduh Şevket Esendal

[-e]

  • Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek

    Haykırmak istedim, çıkmadı feryadım / Kapanıp toprağa, ağladım ağladım - Enis Behiç Koryürek

  • Tatile girmek

    Okullar kapandı.

  • Yara iyileşmek
  • Göz kör olmak

    Kazadan sonra bir gözü kapandı.

  • Hava bulutlanmak

KAPASİTE (Kelime Kökeni: Fransızca capacité)

[isim]

  • Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa
  • Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı

[ekonomi]

  • Bir işletmenin üretim miktarı

[fizik]

  • Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa

[mecaz]

  • Anlama, kavrama yeteneği

KAPATMAK

[-i]

  • Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek

    Evvelki hafta mühendis İlhami Bey'le karısı çok güzel bir bambu takımı kapattılar. - Haldun Taner

[-e]

  • Kapamak

    Emine aklını oynattı sandılar ve evine kapattılar, kapısını kilitlediler. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bir kadınla nikâhsız yaşamak

[nesnesiz]

  • Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek

    Gazete kapatmak.

  • Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek

    Geçen gün Kristal'i kapatmış, vur patlasın, çal oynasın âlemi yapmış. - Halide Edip Adıvar

  • Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek

    Sanatçılar arasındaki tatsız olayı kapatmak istiyordu. - Çetin Altan

KAPİTONE (Kelime Kökeni: Fransızca capitonné)

[isim]

  • İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş

[sıfat]

  • Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş

    Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor. - Tomris Uyar

KAPLAMAK

[-i]

  • Her yanını örtmek, istila etmek

    Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

  • Çepeçevre sarmak, kuşatmak

    Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar. - Sait Faik Abasıyanık

[nesnesiz]

  • Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak

    Yorgan kaplamak.

  • Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak
  • Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek

    Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları... - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak
  • Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek

[mecaz]

  • Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak

    Ünü cihanı kapladı.

[mecaz]

  • Doldurmak

    İçini sevinç kapladı.

[mecaz]

  • Doldurmak

    Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu