İçinde Anü Bulunan Kelimeler

İçinde ANÜ olan 18 kelime bulunuyor. İçerisinde ANÜ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Anü ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

OLAĞANÜSTÜLÜK28

12 Harfli Kelimeler

VAKANÜVİSLİK27, SİYANÜRLEMEK18

11 Harfli Kelimeler

SİYANÜRLEME17

10 Harfli Kelimeler

ÇOBANÜZÜMÜ26, OLAĞANÜSTÜ23

9 Harfli Kelimeler

VAKANÜVİS24, İNSANÜSTÜ15, SİYANÜRİK14

8 Harfli Kelimeler

GRANÜLİT14, GRANÜLİN14

7 Harfli Kelimeler

TECANÜS13, SİYANÜR12, TESANÜT10

6 Harfli Kelimeler

GRANÜL12, URANÜS10

5 Harfli Kelimeler

ANÜ7

4 Harfli Kelimeler

ANÜS7

ANÜRİ (Kelime Kökeni: Fransızca anurie)

[isim]

[tıp]

  • İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi

ANÜS (Kelime Kökeni: Fransızca anus)

[isim]

[anatomi]

  • Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra

Birleşik Kelimeler: anüs yüzgeci

TESANÜT (Kelime Kökeni: Arapça tesānud)

[isim]

[eskimiş]

  • Omuzdaşlık
  • Dayanışma

    İnsan zekâsının birliği, düşüncelerin tesanüdünden doğan büyük ve ümit verici bir netice. - Cemil Meriç

URANÜS (Kelime Kökeni: Fransızca uranus)

[isim]

[gök bilimi]

  • Güneş'e uzaklık sırasında yedinci olan ve Güneş çevresindeki dolanımını seksen dört yılda tamamlayan gezegen

SİYANÜR (Kelime Kökeni: Fransızca cyanure)

[isim]

[kimya]

  • Hidrosiyanik asidin tuzu veya esteri olan çok güçlü bir zehir

GRANÜL (Kelime Kökeni: Fransızca granule)

[isim]

  • Bir maddenin en küçük tanesi
  • Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler

TECANÜS (Kelime Kökeni: Arapça tecānus)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir bütünü oluşturan ögeler arasında uyum bulunması durumu

SİYANÜRİK (Kelime Kökeni: Fransızca cyanurique)

[isim]

[kimya]

  • İçinde siyanür bulunan asit

GRANÜLİT (Kelime Kökeni: Fransızca granulite)

[isim]

[jeoloji]

  • Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi

GRANÜLİN (Kelime Kökeni: Fransızca granuline)

[isim]

[jeoloji]

  • Opalin bir türü

İNSANÜSTÜ

[sıfat]

  • İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan, fevkalbeşer

SİYANÜRLEME

[isim]

  • Siyanürlemek işi

SİYANÜRLEMEK

[-i]

  • Siyanürden geçirmek

OLAĞANÜSTÜ

[sıfat]

  • Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade

    Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor. - Halide Edip Adıvar

  • Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade

    İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış. - Kemal Tahir

  • Harikulade

    Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: olağanüstü hâl

VAKANÜVİS (Kelime Kökeni: Arapça vaḳʿa + Farsça -nuvīs)

[isim]

[tarih]

  • Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi