İçinde Alk Bulunan 10 Harfli Kelimeler

İçerisinde ALK olan 10 harfli 31 kelime bulunuyor. İçinde ALK olan 10 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Alk ile başlayan 10 harfli kelimeler. alk ile biten 10 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DALKAVUKÇA22, ALKOLÖLÇER20, ALKIŞLAYIŞ20, HALKALAYIŞ20, ALKIŞÇILIK19, ALKALÖLÇER19, ÇALKALAYIŞ19, HALKAPINAR19, HALKACILIK19, ALKIŞLANIŞ18, BALKANOLOG18, HALKALANIŞ18, BALKONUMSU17, ÇALKALATIŞ17, ÇALKALANIŞ17, KALKIŞILMA16, ALKIŞLATMA15, ALKIŞLANMA15, ALKIŞLAMAK15, ÇALKANTILI15, HALKALILAR15, HALKALAMAK15, HALKALANMA15, SARISALKIM15, ÇALKALATMA14, ÇALKALANMA14, ÇALKALAMAK14, DALKURUTAN14, ALKOLMETRE12, KALKANDERE12, KALKOLİTİK11

KALKOLİTİK (Kelime Kökeni: Fransızca chalcolitique)

[sıfat]

  • Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen (tarih öncesi dönem)

ALKOLMETRE (Kelime Kökeni: Fransızca alcoolmètre)

[isim]

[kimya]

  • Alkolölçer

KALKANDERE

[isim]

  • Rize iline bağlı ilçelerden biri

ÇALKALATMA

[isim]

  • Çalkalatmak işi

ÇALKALANMA

[isim]

  • Çalkalanmak işi

ÇALKALAMAK

[-i]

  • Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak

    Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına! - Attila İlhan

[nesnesiz]

  • İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak

    Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek

    Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak.

  • Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek

[nesnesiz]

  • Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak

    Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu. - Osman Cemal Kaygılı

  • Kuluçka yumurtalarını çevirmek
  • Sağlığının bozulmasına yol açmak

DALKURUTAN

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda)

ALKIŞLATMA

[isim]

  • Alkışlatmak işi

ALKIŞLANMA

[isim]

  • Alkışlanmak işi

ALKIŞLAMAK

[-i]

  • Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak

    O zaman biz hayranları onu şiddetle alkışlardık. - Attila İlhan

[mecaz]

  • Beğenmek, takdir etmek

ÇALKANTILI

[sıfat]

  • Çalkantısı olan

    Dar boğazda deniz gece gündüz çalkantılıdır. - Azra Erhat

[mecaz]

  • Düzensiz, karmakarışık

    Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı. - Tomris Uyar

HALKALILAR

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sülüklerle solucanları içine alan sınıf

HALKALAMAK

[-i]

  • Bir şeyi kıvırarak halka biçimine getirmek
  • Bir yer veya şeyin çevresini çember biçiminde kuşatmak

HALKALANMA

[isim]

  • Halkalanmak işi

SARISALKIM

[isim]

[bitki bilimi]

  • Baklagillerden, salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç (Laburnum anagyroides)