İçinde Ale Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde ALE olan 7 harfli 44 kelime bulunuyor. İçinde ALE olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ale ile başlayan 7 harfli kelimeler. ale ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ALEVSİZ17,
KANALET (Kelime Kökeni: Fransızca canalette)
- Küçük kanal
LALELİK
- Osmanlı seramik ve cam sanatının örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo
NALEKÂR (Kelime Kökeni: Farsça nālekār)
-
İnleyen, iniltili
İçlerinden biri de ince, hazin, nalekâr bir sesle yavaş yavaş Kur'an okuyordu. - Memduh Şevket Esendal
KALESKA (Kelime Kökeni: Rusça)
- Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası
MİNKALE (Kelime Kökeni: Arapça minḳale)
- İletki
ARBALET (Kelime Kökeni: Fransızca arbalète)
- Kundaklı, tetikli yay
ADALELİ
-
Kaslı
İki kolunu da yukarı kadar sıvadı, sert adaleli kollarını meydana çıkardı. - Peyami Safa
ALELADE (Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ʿāde)
-
Her zaman görülen, olağan
Bu namaz, alelade bir ibadet değildi. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Bayağı
Bunu alelade bir muharrir değil, hayatı deşen realist bir romancı yazıyor. - Nazım Hikmet
BALERİN (Kelime Kökeni: Fransızca ballerine)
-
Bale yapan bayan sanatçı
Büyük balerinler gibi tülden, kısa bir fistanı var. - Hüseyin Cahit Yalçın
DELALET (Kelime Kökeni: Arapça delālet)
-
Kılavuzluk
Hemşehrilerinden birinin delaletiyle senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi. - Ercüment Ekrem Talu
- İz, işaret
Ata Sözleri ve Deyimler
- delalet etmek
DALALET (Kelime Kökeni: Arapça ḍalālet)
-
Sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. - Atatürk
Ata Sözleri ve Deyimler
- dalalete düşmek
KALEMİS (Kelime Kökeni: Rumca)
- Bir tür misk faresi (Civet tictis)
YALELLİ (Kelime Kökeni: Arapça yā + leylī)
- Uzun ve tekrarlardan oluşan şarkı
Ata Sözleri ve Deyimler
- yalelli gibi
ALEMDAR (Kelime Kökeni: Arapça ʿalem + Farsça -dār)
- Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse
- Önder
BESALET (Kelime Kökeni: Arapça besālet)
- Yiğitlik, yararlılık