İçinde Ale Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde ALE olan 7 harfli 44 kelime bulunuyor. İçinde ALE olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ale ile başlayan 7 harfli kelimeler. ale ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ALEVSİZ17, ALERJİK16, ALERJEN16, MEŞGALE15, SALEPÇİ15, SEFALET14, TUVALET14, CEHALET14, DEHALET13, GALEYAN13, GALERYA13, HAYALEN13, HAYALET13, KEFALET13, LEBALEP13, VALETTA13, VEKALET13, ALEGORİ12, BAŞKALE12, HALETME12, MERHALE12, ALENGİR11, DİYALEL11, GALENİT11, PARALEL11, PALETLİ11, ALEMDAR10, BESALET10, KALECİK10, LALEZAR10, REZALET10, ARBALET9, ADALE9, ALELADE9, BALERİN9, DELALET9, DALALET9, KALEMİS9, YALELLİ9, KALESKA8, MİNKALE8, KANALET7, LALELİK7, NALEKAR7

KANALET (Kelime Kökeni: Fransızca canalette)

[isim]

  • Küçük kanal

LALELİK

[isim]

  • Osmanlı seramik ve cam sanatının örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo

NALEKÂR (Kelime Kökeni: Farsça nālekār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • İnleyen, iniltili

    İçlerinden biri de ince, hazin, nalekâr bir sesle yavaş yavaş Kur'an okuyordu. - Memduh Şevket Esendal

KALESKA (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

  • Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası

MİNKALE (Kelime Kökeni: Arapça minḳale)

[isim]

[eskimiş]

[matematik]

  • İletki

ARBALET (Kelime Kökeni: Fransızca arbalète)

[isim]

  • Kundaklı, tetikli yay

ADALELİ

[sıfat]

  • Kaslı

    İki kolunu da yukarı kadar sıvadı, sert adaleli kollarını meydana çıkardı. - Peyami Safa

ALELADE (Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ʿāde)

[sıfat]

  • Her zaman görülen, olağan

    Bu namaz, alelade bir ibadet değildi. - Ruşen Eşref Ünaydın

  • Bayağı

    Bunu alelade bir muharrir değil, hayatı deşen realist bir romancı yazıyor. - Nazım Hikmet

BALERİN (Kelime Kökeni: Fransızca ballerine)

[isim]

  • Bale yapan bayan sanatçı

    Büyük balerinler gibi tülden, kısa bir fistanı var. - Hüseyin Cahit Yalçın

DELALET (Kelime Kökeni: Arapça delālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Kılavuzluk

    Hemşehrilerinden birinin delaletiyle senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi. - Ercüment Ekrem Talu

[mecaz]

  • İz, işaret

Ata Sözleri ve Deyimler

  • delalet etmek

DALALET (Kelime Kökeni: Arapça ḍalālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma

    Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. - Atatürk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dalalete düşmek

KALEMİS (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Bir tür misk faresi (Civet tictis)

YALELLİ (Kelime Kökeni: Arapça yā + leylī)

[isim]

  • Uzun ve tekrarlardan oluşan şarkı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yalelli gibi

ALEMDAR (Kelime Kökeni: Arapça ʿalem + Farsça -dār)

[isim]

  • Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse

[mecaz]

  • Önder

BESALET (Kelime Kökeni: Arapça besālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yiğitlik, yararlılık