İçinde Aldırmak Bulunan Kelimeler

İçinde ALDIRMAK olan 6 kelime bulunuyor. İçerisinde ALDIRMAK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aldırmak kelimesinin anlamı nedir? Aldırmak ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

BAŞKALDIRMAK21

9 Harfli Kelimeler

ÇALDIRMAK16, DALDIRMAK15, SALDIRMAK14, KALDIRMAK13

8 Harfli Kelimeler

ALDIRMAK12

ALDIRMAK

[nesnesiz]

  • Alma işini yaptırmak

    Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. - Necati Cumalı

[-e]

[-i]

  • Getirtmek

    Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. - Cahit Uçuk

  • Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak

    Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak.

[-den]

  • Başkasına kaptırmak

    Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet - Emrah

[-e]

[-i]

  • Sığdırmak

    Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.

[-e]

[mecaz]

  • Önem vermek, değer vermek

    Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz - Enis Behiç Koryürek

KALDIRMAK

[-i]

  • Bulunduğu yerden almak

    Örtüyü masanın üzerinden kaldır.

  • Yukarı doğru hareket ettirmek

    Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. - Sait Faik Abasıyanık

  • Yükseltmek

    Duvarı bir metre daha kaldırmalı.

  • Ürün toplamak, taşımak

    İki tarla ötede Çetecioğlu Mustafa, bu yıl mahsulünü kaldırdığı tarlayı nadas etmekle uğraşıyordu. - Nabizade Nâzım

  • Çekmek, taşımak

    Bu araba bu yükü kaldırmaz.

  • Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek

    Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir. - Anayasa

[-e]

  • Hastayı hastaneye götürmek

    Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar. - Aka Gündüz

  • Tören yaparak ölüyü gömmek
  • Toplamak

    Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar. - Necati Cumalı

  • Alıp başka yere götürmek
  • Uyandırmak

    Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni - Halk türküsü

  • Piyasadan çekmek

    İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar.

  • Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak

    Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin.

  • Kaçırmak
  • İyi etmek, iyileştirmek

    Bu ilaç onu yataktan kaldırdı.

  • Bir şeyden çokça satın almak
  • Tayin etmek, atamak

    Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler. - Memduh Şevket Esendal

  • Yok etmek, ortadan silmek

    Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır. - Orhan Seyfi Orhon

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Uygun gelmek, yakışmak

    Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.

[argo]

  • Çalmak, aşırmak

Birleşik Kelimeler: başkaldırmak

SALDIRMAK

[-e]

  • Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek

    Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak

[-den]

  • Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek

[mecaz]

  • Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak

[kimya]

  • Etkisiyle eritmek

    Asitler madenlere saldırır.

DALDIRMAK

[-e]

[-i]

  • Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak

    İnce parmaklarını kocasının saçlarına daldırarak yumuşak bir sesle yalvardı. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Dalmak

ÇALDIRMAK

[nesnesiz]

  • Çalma işini yaptırmak

[-i]

  • Hırsıza kaptırmak

    Saatimi çaldırdım.

BAŞKALDIRMAK

[-e]

  • Ayaklanmak, isyan etmek

    Hiçbir şeye isyan etmez, kimseye başkaldırmazdı. - Peyami Safa

[nesnesiz]

  • İyice coşmak, kabarmak

    Başkaldırmış denizle dövüşe dövüşe boğulanı gördün mü? - Zeyyat Selimoğlu