İçinde Aldı Bulunan Kelimeler

İçinde ALDI olan 101 kelime bulunuyor. İçerisinde ALDI geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aldı kelimesinin anlamı nedir? Aldı ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

SALDIRGANLAŞMAK27, BAŞKALDIRABİLME26, BALDIRANŞERBETİ25, DALDIRILABİLMEK24

14 Harfli Kelimeler

SALDIRGANLAŞMA26, BALDIRPATLATAN23, DALDIRILABİLME23, ALDIRILABİLMEK21

13 Harfli Kelimeler

ALDIRIŞSIZLIK26, DALDIRIVERMEK26, KALDIRIMCILIK23, ALDIRMAMAZLIK22, ÇALDIRABİLMEK22, DALDIRABİLMEK21, ALDIRILABİLME20, ALDIRTABİLMEK19

12 Harfli Kelimeler

DALDIRIVERME25, SALDIRICILIK22, BAŞKALDIRMAK21, ÇALDIRABİLME21, SALDIRMAZLIK21, SALDIRGANLIK21, YALDIZLATMAK21, YALDIZLANMAK21, DALDIRABİLME20, ALDIRABİLMEK18, ALDIRTABİLME18

11 Harfli Kelimeler

YALDIZCILIK24, KALDIRIMSIZ21, BAŞKALDIRMA20, YALDIZLANMA20, YALDIZLATMA20, YALDIZLAMAK20, ALDIRMAZLIK19, ÇALDIRILMAK19, BALDIRSOKAN18, DALDIRILMAK18, ALDIRABİLME17, BALDIRIKARA17, BALDIRANLIK17, KALDIRILMAK16

10 Harfli Kelimeler

ALDIRIŞSIZ22, DALDIRILIŞ20, SALDIRISIZ20, BAŞKALDIRI19, KALDIRIMCI19, YALDIZLAMA19, ÇALDIRILMA18, KALDIRILIŞ18, DALDIRILMA17, KALDIRIMSI17, DALDIRTMAK16, KALDIRIMLI16, ALDIRILMAK15, KARABALDIR15, KALDIRILMA15, SALDIRTMAK15, KALDIRTMAK14

9 Harfli Kelimeler

BALDIRGAN18, SALDIRICI18, KALDIRICI17, SALDIRGAN17, ÇALDIRMAK16, DALDIRTMA15, DALDIRMAK15, ALDIRILMA14, SALDIRTMA14, SALDIRMAK14, ALDIRTMAK13, KALDIRMAK13, KALDIRTMA13

8 Harfli Kelimeler

ÇUVALDIZ24, YALDIZCI20, ÇALDIRIŞ18, DALDIRIŞ17, YALDIZLI17, SALDIRIŞ16, ALDIRMAZ15, ÇALDIRMA15, KALDIRIŞ15, ÇALDIRAN14, DALDIRMA14, KALDIRAÇ14, BALDIRAN13, BALDIRAK13, KALDIRIM13, SALDIRMA13, YALDIRAK13, ALDIRTMA12, ALDIRMAK12, KALDIRMA12
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

ALDIRIŞ14, SALDIRI12, ALDIRMA11

6 Harfli Kelimeler

BALDIZ14, DALDIZ14, PALDIM14, YALDIZ14, BALDIR11

4 Harfli Kelimeler

ALDI7

ALDI

[halk ağzında]

  • `söylemeye başladı` anlamında kullanılan bir söz

    Aldı Kerem. Aldı Köroğlu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • al (veya alın) ...
  • alaşağı etmek
  • al aşağı vur yukarı
  • al benden de o kadar
  • al birini, vur ötekine (veya birine)
  • aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek
  • aldı sazı eline
  • al gülüm ver gülüm
  • alıp başını gitmek
  • alıp götürmek
  • alıp satmaz görünmek
  • alıp sattığı olmamak
  • alıp vereceği olmamak
  • alıp verememek
  • alıp vermek
  • alıp yürümek
  • al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur (veya gocunsun)
  • almadan vermek Allah'a mahsus
  • almadığın hayvanın kuyruğunu tutma
  • al malın iyisini, çekme kaygısını
  • alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste
  • al sana bir ... daha
  • al takke ver külah

ALDIRMA

[isim]

  • Aldırmak işi

Birleşik Kelimeler: yağ aldırma

BALDIR

[isim]

  • Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik

    Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı. - Ömer Seyfettin

  • Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı

Birleşik Kelimeler: baldır bacak, baldır kemiği, baldırpatlatan, baldırsokan, karabaldır, baldırı çıplak, baldırıkara

ALDIRTMA

[isim]

  • Aldırtmak işi

ALDIRMAK

[nesnesiz]

  • Alma işini yaptırmak

    Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. - Necati Cumalı

[-e]

[-i]

  • Getirtmek

    Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. - Cahit Uçuk

  • Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak

    Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak.

[-den]

  • Başkasına kaptırmak

    Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet - Emrah

[-e]

[-i]

  • Sığdırmak

    Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.

[-e]

[mecaz]

  • Önem vermek, değer vermek

    Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz - Enis Behiç Koryürek

KALDIRMA

[isim]

  • Kaldırmak işi

    Şimdi yavaş yavaş kendimize geliyoruz ama bir damak kaldırma ameliyesine muhtacız hâlâ. - Necip Fazıl Kısakürek

Birleşik Kelimeler: kaldırma kolcusu

SALDIRI

[isim]

  • Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz

    Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu. - İhsan Oktay Anar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • saldırıya uğramak

Birleşik Kelimeler: intihar saldırısı, sözlü saldırı, yarma saldırısı

ALDIRTMAK

[-e]

[-i]

  • Alma işini başkasına yaptırmak

    Yarın bizim hanımı çarşıya yollatır, aldırtırım gerekenleri. - Ayla Kutlu

KALDIRMAK

[-i]

  • Bulunduğu yerden almak

    Örtüyü masanın üzerinden kaldır.

  • Yukarı doğru hareket ettirmek

    Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. - Sait Faik Abasıyanık

  • Yükseltmek

    Duvarı bir metre daha kaldırmalı.

  • Ürün toplamak, taşımak

    İki tarla ötede Çetecioğlu Mustafa, bu yıl mahsulünü kaldırdığı tarlayı nadas etmekle uğraşıyordu. - Nabizade Nâzım

  • Çekmek, taşımak

    Bu araba bu yükü kaldırmaz.

  • Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek

    Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir. - Anayasa

[-e]

  • Hastayı hastaneye götürmek

    Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar. - Aka Gündüz

  • Tören yaparak ölüyü gömmek
  • Toplamak

    Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar. - Necati Cumalı

  • Alıp başka yere götürmek
  • Uyandırmak

    Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni - Halk türküsü

  • Piyasadan çekmek

    İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar.

  • Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak

    Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin.

  • Kaçırmak
  • İyi etmek, iyileştirmek

    Bu ilaç onu yataktan kaldırdı.

  • Bir şeyden çokça satın almak
  • Tayin etmek, atamak

    Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler. - Memduh Şevket Esendal

  • Yok etmek, ortadan silmek

    Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır. - Orhan Seyfi Orhon

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Uygun gelmek, yakışmak

    Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.

[argo]

  • Çalmak, aşırmak

Birleşik Kelimeler: başkaldırmak

KALDIRTMA

[isim]

  • Kaldırtmak işi

BALDIRAN

[isim]

[bitki bilimi]

  • Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)

    Döndüğümde karımın mezarını dolduran otları, baldıranları kendi elimle ayıkladım. - Aka Gündüz

  • Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan

Birleşik Kelimeler: baldıranşerbeti, su baldıranı

BALDIRAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü
  • Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası

KALDIRIM

[isim]

  • Yaya kaldırımı

    Döndük, karşı kaldırıma atladık. - Sermet Muhtar Alus

[eskimiş]

  • Yollarda taşlarla yapılan döşeme

    Araba bozuk kaldırımların üstünde sallanıyor, devrilecek gibi oluyordu. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaldırıma düşmek
  • kaldırım çiğnemek
  • kaldırımları arşınlamak

Birleşik Kelimeler: kaldırım çiçeği, kaldırım işçisi, kaldırım kabadayısı, kaldırım mühendisi, kaldırım süpürgesi, kaldırım taşı, kaldırım yosması, orta kaldırım, Arnavut kaldırımı, yaya kaldırımı

SALDIRMA

[isim]

  • Saldırmak işi

    Onları mı benim üzerime saldırmaya, beni mi onlara çullanmaya davet ediyordunuz? - Necip Fazıl Kısakürek

  • Bir tür büyük bıçak

    Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu. - Burhan Felek

YALDIRAK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Parlak, cilalı