İçinde Akı Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde AKI olan 8 harfli 43 kelime bulunuyor. İçinde AKI olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Akı ile başlayan 8 harfli kelimeler. akı ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
BAKIRKÖY19,
KINAKINA (Kelime Kökeni: İspanyolca quinaquina)
- Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona)
-
Bu bitkiden yapılan içecek
Kınakına iştah açar.
KAKILMAK
-
Kakma işi yapılmak
O kadar çok, o kadar bol inci kakılmıştı ki tahtın üstüne, bunları insan birer sedef düğme sanıyordu. - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- kakılıp kalmak
TAMTAKIR
-
İçinde bulunması gereken şeylerden hiçbiri bulunmayan, bomboş
Bir zamanlar hazinemiz tamtakırdı, sıçan düşse başı yarılırdı. - Talât Halman
Ata Sözleri ve Deyimler
- tamtakır kuru (veya kırmızı) bakır
- tamtakır olmak
TAKILMAK
-
Takma işi yapılmak
O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı. - Ayla Kutlu
-
Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak
Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı. - Osman Cemal Kaygılı
-
Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek
İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu. - Haldun Taner
-
Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak
Yolda bir arkadaşına takıldı.
-
Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum. - Nezihe Meriç
-
Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır. - Haldun Taner
- Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
- Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
- Birinin sürekli peşinden gitmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- takılıp kalmak
TAKINMAK
- Kendine takmak
-
Bir nitelik veya durum almak
Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği de yoktu. - Falih Rıfkı Atay
AKINTILI
- Akıntısı olan
- Eğik, eğimli, meyilli
AKITMALI
- Alnında akıtması olan (hayvan)
KAKIRDAK
- Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak
Birleşik Kelimeler: kakırdak poğaçası
SAKINMAK
-
Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek
Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister. - Adalet Ağaoğlu
- Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak
-
Korumak, esirgemek, gözetmek
Kendini tramvay ve otomobil tehlikelerinden sakınarak yürüdü. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
BİRTAKIM
-
Kimi, bazı
Bu adam birtakım nazari meseleleri çözmek için önceki geceden rüyaya yatmıştı. - İhsan Oktay Anar
BAKINMAK
-
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için. - Ayşe Kulin
- Muayene olmak
BAKILMAK
-
Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu. - Ayşe Kulin
TAKIMADA
- Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü
YAKILMAK
-
Yakma işi yapılmak
Ateşler yakılıp kuzular ve piliçler çevrilmeye başlandı. - İhsan Oktay Anar
Birleşik Kelimeler: yana yakıla
YAKINMAK
-
Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak
Kına yakınmak.
-
Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek
Kaç kez yakındım ona, yüzünü öyle bir yas kapladı ki yakındığıma da yakınacağıma da bin pişman oldum. - Halikarnas Balıkçısı