İçinde Ahs Bulunan Kelimeler
İçinde AHS olan 46 kelime bulunuyor. İçerisinde AHS geçen kelimeler ve kelime anlamları.
14 Harfli Kelimeler
ŞAHSİYETSİZLİK28,
13 Harfli Kelimeler
BAHSEDEBİLMEK25, SİLAHSIZLANMA24, ŞAHSİYETLİLİK23
12 Harfli Kelimeler
BAHSEDEBİLME24, TAHSİLDARLIK20
11 Harfli Kelimeler
GÜNAHSIZLIK27, ŞAHSİYETSİZ25, İŞTAHSIZLIK24, SİLAHSIZLIK22, ALLAHSIZLIK21, NİKAHSIZLIK21
10 Harfli Kelimeler
GAYRİŞAHSİ24, ŞAHSİYETLİ20
9 Harfli Kelimeler
PERDAHSIZ24, MÜSTAHSİL18, MAHSULDAR18, BAHSETMEK17, MAHSUSTAN17, TAHSİLDAR16
8 Harfli Kelimeler
GÜNAHSIZ23, İŞTAHSIZ20, KÜLAHSIZ19, SİLAHSIZ18, ŞAHSİYAT18, ŞAHSİYET18, ALLAHSIZ17, MAHSUBEN17, NİKAHSIZ17, BAHSETME16, MAHSUSEN16, MAHSULAT15, TAHSİSAT14,
7 Harfli Kelimeler
MİZAHSI17, KÜLAHSI15
6 Harfli Kelimeler
MAHSUP17, MAHSUS14, ŞAHSEN14, MAHSUR13, MAHSUL13, TAHSİS12, TAHSİL11
5 Harfli Kelimeler
ŞAHSİ13
TAHSİL (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīl)
-
Parayı alma, toplama
İcra yoluyla tahsile gideriz, o sonra parasını geri alır. - Burhan Felek
-
Öğrenim
Bir taraftan tahsile koşarken bir taraftan da bu memuriyetine devam ediyordu. - Asaf Halet Çelebi
Ata Sözleri ve Deyimler
- tahsil etmek
- tahsil görmek
Birleşik Kelimeler: yüksek tahsil
TAHSİS (Kelime Kökeni: Arapça taḫṣīṣ)
- Bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma
Ata Sözleri ve Deyimler
- tahsis etmek
TAHSİLAT (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīlāt)
- Alacakların toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması
MAHSUR (Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūr)
- Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
Ata Sözleri ve Deyimler
- mahsur kalmak
MAHSUL (Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūl)
-
Ürün
Ankara'ya geldiği zaman Hacı Bayram'ı müritleriyle ovada mahsul toplarken görür. - Ahmet Hamdi Tanpınar
- Verim
-
Ortaya çıkan, elde edilen şey
Her yeni âlem bir eski kıyametin mahsulü değil midir? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
ŞAHSİ (Kelime Kökeni: Arapça şaḫṣī)
-
Kişisel
Hareketin içinde şahsi kinler ve rekabetler vardı. - Falih Rıfkı Atay
TAHSİSAT (Kelime Kökeni: Arapça taḫṣīṣāt)
-
Bir kimseye, bir kuruluş veya topluluğa ayrılmış para, ödenek
Sonra tahsisat yoktur, gelecek sene bütçesine para konulacak diye bir lakırtı çıkardılar. - Memduh Şevket Esendal
Birleşik Kelimeler: tahsisatımesture, ek tahsisat
TAHSİSLİ
- Bir şeye özgü kılınmış, bir şeye ayrılmış
Birleşik Kelimeler: tahsisli yol
MAHSUS (Kelime Kökeni: Arapça maḫṣūṣ)
-
Özgü
Kanun, gizli eşyayı bulmaya mahsus bir fal kitabı değildir. - Necip Fazıl Kısakürek
-
Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır
Vatan bizim kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize mahsus, kendimize münhasır biliriz. - Namık Kemal
-
Özel
Kayseri'nin sayın valisine, mahsus selam ederim. - Bedri Rahmi Eyuboğlu
-
Özellikle
Buraya, mahsus bunun için geldim.
-
Bilerek, isteyerek, kasten
Kapıyı mahsus açık bırakmıştı. - Attila İlhan
-
Şakadan
Ciddi mi yapıyordu, mahsus mu söylüyordu, aptallık veya hilekârlık mıydı, bunları da anlayamadım.
Birleşik Kelimeler: kendine mahsus, zata mahsus
- Duyulan, anlaşılan, hissedilen
- Belli, ortada, aşikâr
ŞAHSEN (Kelime Kökeni: Arapça şaḫṣen)
-
Kendi (kendim, kendin ...), bizzat
İngiltere sefiri, kendi devletinin prensibini burada şahsen de takip ediyor. - Ercüment Ekrem Talu
-
Tanışmadan, dış görünüşü ile, uzaktan
Onu şahsen tanırım, ahbaplığımız yoktur.
MAHSULAT (Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūlāt)
- Ürünler
- Ortaya çıkan, elde edilen şeyler
KÜLAHSI
- Külahı andıran, külaha benzeyen, külah gibi, külahımsı
TAHSİLDAR (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīl + Farsça -dār.)
- Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse, alımcı
- Vergi toplayan görevli, alımcı, vergici
BAHSETME
-
Bahsetmek işi
Hatta ben, bazı şairlerimizin gülden, çiçekten, aşktan ve büyüleyen gözlerden bahsetmelerine şaşarım, çok şaşarım. - Ahmet Kabaklı
MAHSUSEN (Kelime Kökeni: Arapça maḫṣūṣen)
- Özellikle