İçinde Aba Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde ABA olan 8 harfli 67 kelime bulunuyor. İçinde ABA olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aba ile başlayan 8 harfli kelimeler. aba ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ABAJURCU24, ŞABANÖZÜ24, ABAJURLU21, BACABAŞI19, ÇINSABAH19, PAŞABABA19, HOKKABAZ18, KOCABAŞI18, TABANVAY18, CİCİBABA18, DÜZTABAN17, BADISABA16, GABARDİN16, KANCABAŞ16, KAYABAŞI16, MURABAHA16, MADRABAZ16, SABAHLIK16, USTABAŞI16, YABANCIL16, ABACILIK15, ARABASIZ15, ABARTICI15, ADEMBABA15, BALTABAŞ15, BAŞTABAN15, KABADAYI15, SABAHTAN15, TABANSIZ15, TABASBUS15, YABANİCE15, BABAYANİ14, ÇABALAMA14, HABANERA14, HARABA14, KABALACI14, KABARCIK14, MÜSABAKA14, SALLABAŞ14, ŞABANLIK14, AKÇAABAT13, ABANDONE13, ALABACAK13, BABAESKİ13, KABARECİ13, ŞAKLABAN13, YABALAMA13, YABANLIK13, ABARTILI12, ALABANDA12, BABAANNE12, BABAİLİK12, DALTABAN12, KAYTABAN12, KASABALI12, ARABALIK11, ABARTMAK11, ALABALIK11, KABAKLIK11, KABALİST11, KABARALI11, KABARMAK11, KABARTMA11, TABAKALI11, TABAKLIK11, TABANLIK11, KALTABAN10

KALTABAN (Kelime Kökeni: Farsça ḳaltebān)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Namussuz
  • Şarlatan, yalancı, hileci

ARABALIK

[isim]

  • Garaj

    Odasının tam altına tesadüf eden bu arabalığa girince. - Ercüment Ekrem Talu

[sıfat]

  • Araba dolduracak miktarda olan

    Bir arabalık odun.

ABARTMAK

[-i]

  • Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek
  • Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak

ALABALIK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris)

Birleşik Kelimeler: alabalık yağı

KABAKLIK

[isim]

  • Karpuz veya kavunun ham olma durumu
  • Başın tüysüz veya dazlak olma durumu

[mecaz]

  • Bilgisizlik, görgüsüzlük

KABALİST (Kelime Kökeni: Fransızca cabaliste)

[isim]

[din bilgisi]

  • Kabalacı (I)

    Şair, âlim, mütefennin, feylesof, mutasavvıf ve kabalist olduğu kadar hayalperverdi. - Ömer Seyfettin

KABARALI

[sıfat]

  • Kabara çakılmış olan

    Erkekler kabaralı ayakkabılarıyla birer ikişer evlerine döndüler. - Necati Cumalı

KABARMAK

[nesnesiz]

  • Ağırlığı artmadan hacmi büyümek

    Ekmek iyi kabardı.

  • Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak

    Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur. - Reşat Nuri Güntekin

  • Niceliği artmak, büyümek

    Masraf kabardı.

  • Şişmek, genişlemek

    İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi. - Peyami Safa

  • Hayvanların tüyleri dikilmek
  • Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak

    Bu kumaş çabuk kabardı.

  • Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak

    Masanın kaplaması kabardı.

    Dolabın boyası kabardı.

  • Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak

[mecaz]

  • Bulanmak

[mecaz]

  • Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek

    Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır. - Necati Cumalı

[-e]

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak

[mecaz]

  • Böbürlenmek, gururlanmak

    Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu. - Ömer Seyfettin

KABARTMA

[isim]

  • Kabartmak işi

    Pansiyon sahipleri, kirada gösterdikleri bu ehveniyeti diğer hileli muamelelerinde kabartmanın yolunu bilirler. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı
  • Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılan eser, rölyef

    Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma. - Peyami Safa

[sıfat]

  • Kabartılarak yapılan

    Kabartma harita.

Birleşik Kelimeler: kabartma tozu, alçak kabartma

TABAKALI

[sıfat]

  • Tabakası olan, katmanlı

TABAKLIK

[isim]

  • Tabak koymaya yarayan ve üst üste birkaç kattan oluşan raf

[isim]

  • Tabaklama, tabaklama işi, debagat

TABANLIK

[isim]

  • Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir veya ağaç parçaların her biri, travers
  • Ayağın rahat etmesi için ayakkabı içine yerleştirilen, keçe, deri veya kumaş parçası

Birleşik Kelimeler: düztabanlık

ABARTILI

[sıfat]

  • Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı

    Sinek, kurtçukların çevresinde abartılı bir vızıltıyla dönenip duruyor. - Adalet Ağaoğlu

[zarf]

  • Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde

ALABANDA (Kelime Kökeni: İtalyanca alla-banda)

[isim]

[denizcilik]

  • Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alabanda etmek
  • alabanda vermek
  • alabandayı yemek

Birleşik Kelimeler: alabanda ateş, alabanda köşkü, alabanda kürek, boca alabanda, iskele alabanda, orsa alabanda, sancak alabanda

BABAANNE

[isim]

  • Babanın annesi

    Babaannem özel bir kadındı. Anlatılmaya değer. - Ayla Kutlu