Hil ile Biten Kelimeler

HİL ile biten 14 kelime bulunuyor. Sonu HİL olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Hil ile başlayan kelimeler. İçinde hil olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

ZIRCAHİL19, MUZMAHİL18

7 Harfli Kelimeler

MÜDAHİL16

6 Harfli Kelimeler

MÜSHİL14, TEÇHİL13, TESHİL11

5 Harfli Kelimeler

CAHİL12, CEHİL12, DAHİL11, MUHİL11, MEHİL10, SAHİL10, KAHİL9

4 Harfli Kelimeler

EHİL8

EHİL (Kelime Kökeni: Arapça ehl)

[isim]

  • Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap

    O, bu işin ehlidir.

  • Sahip

    Sanat ehli. Zevk ehli.

[halk ağzında]

  • Karı kocadan her biri, eş

    Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor.

[eskimiş]

  • Topluluk, cemaat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ehil olmak

Birleşik Kelimeler: ehlibeyit, ehlidil, ehlihibre, ehlikeyif, ehlikitap, ehlisalip, ehlisünnet, ehlivukuf, ehlizevk, ırz ehli, keyif ehli, kitap ehli, söz ehli, sünnet ehli, tevhit ehli, zevk ehli

KÂHİL (Kelime Kökeni: Arapça kāhil)

[sıfat]

[eskimiş]

[biyoloji]

  • Erişkin

MEHİL (Kelime Kökeni: Arapça mehl)

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel
  • İş sözleşmesine göre işçinin işine son verileceğinin işten çıkarılmadan önce işveren tarafından kendisine bildirilme süresi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mehil vermek

Birleşik Kelimeler: mehil müddeti

SAHİL (Kelime Kökeni: Arapça sāḥil)

[isim]

  • Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı

    Üzerinde resmî elbise olduğu hâlde onu, sahile yanaşmış duran küçük ve meçhul bir sandala doğru ilerlerken görüyoruz. - Esat Mahmut Karakurt

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sahile bindirmek
  • sahile vurmak

Birleşik Kelimeler: sahil boyu, sahil çizgisi, sahil devriyesi, sahil kordonu, sahil koruma, sahil seyri, sahil şeridi

TESHİL (Kelime Kökeni: Arapça teshīl)

[isim]

[eskimiş]

  • Kolaylaştırma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • teshil etmek

DÂHİL (Kelime Kökeni: Arapça dāḫil)

[isim]

  • İç, içeri

    Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. - Atatürk

[zarf]

  • İçinde, ... ile birlikte

    Bütün bu insanlar, amcası dâhil tiyatroda perdenin açılmasını bekler gibidir. - Tarık Buğra

[zarf]

  • İçinde, içine almış durumda

    KDV dâhil.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dâhil etmek
  • dâhil olmak

[isim]

[eskimiş]

  • Bir işe karışmış olma, karışma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dahli olmak

MUHİL (Kelime Kökeni: Arapça muḫill)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Dokunan, bozan, ihlal eden

TEÇHİL (Kelime Kökeni: Arapça techīl)

[isim]

[eskimiş]

  • Birinin bir konuda bilgisizliğini söyleme, bilmezleme

    Artık itirazlar, teçhiller, istihzalar, hiddetler birbirini takip ediyordu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • teçhil etmek

MÜSHİL (Kelime Kökeni: Arapça mushil)

[isim]

  • Bağırsakları çalıştırıp temizleyen, dışkının kolaylıkla dışarı atılmasını sağlayan ilaç

MÜDAHİL (Kelime Kökeni: Arapça mudāḫil)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Karışan

[hukuk]

  • Davaya müdahale eden, katılan

    Müdahil avukat.

MUZMAHİL (Kelime Kökeni: Arapça mużmaḥill)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Çökmüş, çöküntüye uğramış

ZIRCAHİL

[sıfat]

  • Çok cahil