HASSASİYET Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
HASSASİYET harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli HASSASİYET kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
SİYAH12,
ASİST (Kelime Kökeni: İngilizce assist)
- Sayı veya gol pası
Ata Sözleri ve Deyimler
- asist yapmak
ESASİ (Kelime Kökeni: Arapça esāsī)
- Asal
TESİS (Kelime Kökeni: Arapça teʾsīs)
- Yapma, kurma, temelini atma
- Kuruluş
Ata Sözleri ve Deyimler
- tesis etmek
SEYİT (Kelime Kökeni: Arapça seyyid)
- Bir topluluğun ileri gelen kişisi
- Hz. Muhammed'in soyundan olan kimse
İHATA (Kelime Kökeni: Arapça iḥāṭa)
- Kuşatma
-
Kavrayış, anlayış
Biz zengin burjuvalıkla değil, irfan ve ihatamızla övünüyoruz. - Asaf Halet Çelebi
Ata Sözleri ve Deyimler
- ihata etmek
SEYİS (Kelime Kökeni: Arapça sāyis)
-
At bakıcısı
O, atı kızdırıyor, çileden çıkarıyor diye, bütün kabahati seyisinde buluyordu. - Abdülhak Şinasi Hisar
HASTA (Kelime Kökeni: Farsça ḫaste)
-
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız
Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Aşırı düşkün, tutkun
Maç hastası.
- Parasız, züğürt
- Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan
Ata Sözleri ve Deyimler
- ... hastası (olmak)
- hasta etmek
- hasta ol benim için, öleyim senin için
- hasta olmak (veya düşmek)
- hasta olmayan sağlığın kadrini bilmez
- hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir
- hastaya döşek sorulmaz
Birleşik Kelimeler: hasta bakıcı, hasta hakları, hasta kâğıdı, hastane, ağır hasta, akıl hastası, kalp hastası, ruh hastası, sinir hastası
HASET (Kelime Kökeni: Arapça ḥased)
-
Kıskançlık, çekememezlik, günü
Gözlerinde bir fena haset kıvılcımı, bir bayağılık yakalıyordu. - Reşat Nuri Güntekin
- Kıskanç
Ata Sözleri ve Deyimler
- haset etmek
HASAT (Kelime Kökeni: Arapça ḥaṣād)
- Ürün kaldırma, ekin biçme işi
-
Bu yolla elde edilen ürün
Ey vatanın bağrı yanık bucağı / Hani senin bereketli hasadın - Mehmet Emin Yurdakul
SATHİ (Kelime Kökeni: Arapça saṭḥī)
-
Yüzeysel
Sathi bir inceleme.
SAHTE (Kelime Kökeni: Farsça sāḫte)
-
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece
Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı. - Yahya Kemal Beyatlı
- Uydurma
-
Gerçek olmayan, yalancı
Edebiyat dünyamız tereciye tere satmaya kalkışan sahte şöhretlere, üçkâğıtçılara kısa bir zaman için katlanıyor. - Behçet Necatigil
-
Yapmacık
Öteki çocuklar mum kesilmişler, sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı. - Çetin Altan
ESSAH (Kelime Kökeni: Arapça eṣaḥḥ)
- Doğru, gerçek
HAYTA
- Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
-
Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri
Ötedeki masada birtakım hayta gençler cıvık cıvık gülüşüyor. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti
HİSSE (Kelime Kökeni: Arapça ḥiṣṣe)
-
Pay
Bana gelip hisseni satın almak istiyorum, bana devret deseydin belki razı olurdum. - Orhan Kemal
- Tutam (II)
- Bir olaydan çıkarılan ders
Ata Sözleri ve Deyimler
- hisse almak
- hisse kapmak
Birleşik Kelimeler: hisseişayia, hisse senedi, kıssadan hisse, temettü hissesi
HATAY
- Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri