HALİHAZIRDA Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

HALİHAZIRDA harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli HALİHAZIRDA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

HIZAR13, HIZLA13, HAZIR13, AHRAZ12, HAZAR12, İZHAR12, İHRAZ12, İHZAR12, LAHZA12, ZAHİR12, DAHİL11, DALIZ11, HİDRA11, HARLI10, ARIZİ9, ARIZA9, AHALİ9, ARİZA8, ARDIL8, ARAZİ8, ADALI8, ALAZA8

ARİZA (Kelime Kökeni: Arapça ʿarīża)

[isim]

[eskimiş]

  • Yüksek bir makama sunulan mektup veya dilekçe

ARDIL

[isim]

  • Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı

[mantık]

  • Bir çıkarımda varılan sonuç

Birleşik Kelimeler: ardıl görüntü

ARAZİ (Kelime Kökeni: Arapça arāżī)

[isim]

[coğrafya]

  • Yeryüzü parçası, yerey, toprak

    Kurulan heyet şehrin arka tepelerinde kondu kurulacak uygun bir arazi bulma işiyle görevlendirildi. - Lâtife Tekin

  • Yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arazi açmak
  • arazi olmak
  • araziye uymak

Birleşik Kelimeler: arazi aracı, arazi otomobili, arazi taraması, arazi yarışı, vakıf arazisi

ADALI

[sıfat]

  • Ada halkından olan (kimse)

    Adayı ve adalıları o kadar sevmeme rağmen bir türlü yıldızım barışmamıştır. - Burhan Felek

ALAZA

[isim]

[halk ağzında]

  • Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb

ARIZİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriżī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Sonradan olan, dıştan gelen
  • Geçici, eğreti

    Yoksa, arızi bir şeydir ihtiyarlık ve sonu gençliktir. - Nazım Hikmet

ARIZA (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriża)

[isim]

  • Aksama, aksaklık, bozulma

[coğrafya]

  • Engebe

[müzik]

  • Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arıza yapmak

AHALİ (Kelime Kökeni: Arapça ahālī)

[isim]

  • Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk

    Mevsim daha Boğaz'ın bütün ahalisini toplayamamıştır. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Bir yerde toplanan kalabalık

    Ahaliden kimsenin kendisini tanımaması için bir siyah mantoya bürünmüştü. - Reşat Nuri Güntekin

HARLI

[zarf]

  • Kuvvetli bir biçimde

    Yüreğimizdeki uygarlaşma ateşi öylesine harlı yanıyordu ki hatalarımızı görmüyorduk. - Ayşe Kulin

DÂHİL (Kelime Kökeni: Arapça dāḫil)

[isim]

  • İç, içeri

    Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. - Atatürk

[zarf]

  • İçinde, ... ile birlikte

    Bütün bu insanlar, amcası dâhil tiyatroda perdenin açılmasını bekler gibidir. - Tarık Buğra

[zarf]

  • İçinde, içine almış durumda

    KDV dâhil.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dâhil etmek
  • dâhil olmak

[isim]

[eskimiş]

  • Bir işe karışmış olma, karışma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dahli olmak

DALIZ

[isim]

[anatomi]

  • İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü

HİDRA (Kelime Kökeni: Fransızca hydre)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra)

AHRAZ (Kelime Kökeni: Arapça aḫres)

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Dilsiz (kimse)
  • Sağır ve dilsiz (kimse)

HAZAR (Kelime Kökeni: Arapça ḥażar)

[isim]

[eskimiş]

  • Barış

[isim]

  • VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse

İZHAR (Kelime Kökeni: Arapça iẓhār)

[isim]

[eskimiş]

  • Belirtme, gösterme, açığa vurma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • izhar etmek