Hal ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler
HAL harfleri ile başlayan 5 harfli 15 kelime bulunuyor. Başında HAL olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "hal ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Hal olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
HALFA15,
HÂLEN (Kelime Kökeni: Arapça ḥālen)
- Şimdi, şu anda, bugünkü günde
HÂLET (Kelime Kökeni: Arapça ḥālet)
-
Durum
Huşu içinde, başları önlerine eğik olarak oturmaları hep ölümden sonraki ve dirilişten evvelki hâlete işarettir. - Asaf Halet Çelebi
Birleşik Kelimeler: hâletinez, hâletiruhiye
HALİK (Kelime Kökeni: Arapça ḫāliḳ)
- Tanrı
HALKA (Kelime Kökeni: Arapça ḥalḳa)
-
Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember
Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı. - Falih Rıfkı Atay
-
Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı
Perde halkası.
-
Değerli metallerden yapılan çember biçimindeki süs eşyası
Kulağındaki altın halka. Nişan halkası.
-
Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim
Suda halkalar oluştu.
- Çember biçiminde dizilmiş topluluk
-
Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz / Ya gözler altındaki mor halkalar - Cahit Sıtkı Tarancı
-
Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit
İstanbul fırınları çocuk bileği gibi ince halkalar yaparlardı. - Reşat Nuri Güntekin
- Çember biçiminde olan
- Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri
Ata Sözleri ve Deyimler
- halka olmak
Birleşik Kelimeler: halka dizilişli, halka oyunları, halka yay, nişan halkası, yıl halkası
HALEL (Kelime Kökeni: Arapça ḫalel)
- Bozma, bozukluk
Ata Sözleri ve Deyimler
- halel gelmek
- halel getirmek
- halel vermek
HALAT (Kelime Kökeni: Rumca)
- Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip
Birleşik Kelimeler: halat çekme, halat fitili, halat ızgarası, halat tamburu, çelik halat, hamhalat, tel halat, açmaz halatı, baş halatı, çekme halatı, varagele halatı
HALİM (Kelime Kökeni: Arapça ḥalīm)
- Yumuşak huylu (kimse)
Birleşik Kelimeler: halim selim
HALİS (Kelime Kökeni: Arapça ḫāliṣ)
-
Katışık olmayan, katışıksız, saf
Devşirme değil, cetbecet Türk, özüm gibi halis Sivaslı, aslan gibi kumandan. - Nazım Hikmet
Birleşik Kelimeler: halis muhlis, halisüddem
HALUK (Kelime Kökeni: Arapça ḫalūḳ)
-
Temiz huylu, iyi ahlaklı
Ahmet Naci, ağırbaşlı, çalışkan ve haluk bir gençti. - Reşat Nuri Güntekin
HALAS (Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ)
- Kurtuluş
Ata Sözleri ve Deyimler
- halas olmak
HALAY
-
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu
Davullar dövüldü, zurnalar halay havaları üfürdü, düğün dernek kutlandı. - Nezihe Araz
Ata Sözleri ve Deyimler
- halay çekmek (veya tepmek)
Birleşik Kelimeler: Acem halayı
HALİÇ (Kelime Kökeni: Arapça ḫalīc)
- Koy, körfez
- Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu
HALAÇ
- İran'ın güneydoğusundaki bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse
HALFA (Kelime Kökeni: Arapça ḥalfe)
- Buğdaygillerden, lifleri ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki (Sitipa tenacissima)
HALEF (Kelime Kökeni: Arapça ḫalef)
- Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı
Birleşik Kelimeler: halef selef, hayrulhalef