Haf ile Başlayan Kelimeler

HAF ile başlayan 44 kelime bulunuyor. Başında HAF olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Haf kelimesinin anlamı nedir? Haf ile biten kelimeler. İçinde haf olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

HAFİFMEŞREPLİK38, HAFİFLEŞTİRMEK34

13 Harfli Kelimeler

HAFİFLEŞTİRME33, HAFRİYATÇILIK30

12 Harfli Kelimeler

HAFAZANALLAH29

11 Harfli Kelimeler

HAFİFMEŞREP35, HAFIZIKÜTÜP34, HAFİFLEŞMEK31, HAFİFLETİCİ30, HAFİFLETMEK28

10 Harfli Kelimeler

HAFİFSEYİŞ32, HAFİFLEYİŞ31, HAFİFLEŞME30, HAFİFSEMEK28, HAFİFLEMEK27, HAFİFLETME27, HAFRİYATÇI26, HAFIZLAMAK25, HAFTALIKÇI25, HAFTALIKLI22

9 Harfli Kelimeler

HAFIZASIZ28, HAFİFSEME27, HAFİFLEME26, HAFIZLAMA24, HAFİYELİK21

8 Harfli Kelimeler

HAFİFLİK24, HAFİFTEN24, HAFIZLIK23, HAFIZALI23, HAFIZALİ22, HAFNİYUM22, HAFRİYAT20, HAFTALIK19

7 Harfli Kelimeler

HAFİFÇE26, HAFAKAN17

6 Harfli Kelimeler

HAFIZA20, HAFİYE18

5 Harfli Kelimeler

HAFİF21, HAFIZ19, HAFİT15, HAFTA15, HAFİK15

4 Harfli Kelimeler

HAFİ14

3 Harfli Kelimeler

HAF13

HAF (Kelime Kökeni: İngilizce half)

[isim]

[spor]

  • Hücumcularla savunucular arasında yer alan oyuncu

Birleşik Kelimeler: sağ haf, santrhaf, sol haf

HAFİ (Kelime Kökeni: Arapça ḫafī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Gizli, saklı

Birleşik Kelimeler: hafi celse

HAFİT (Kelime Kökeni: Arapça ḥafīd)

[isim]

[eskimiş]

  • Erkek torun

HAFTA (Kelime Kökeni: Farsça hefte)

[isim]

  • Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem

    Bir iki haftaya kadar taburcu olacağız. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hafta sekiz, gün dokuz

Birleşik Kelimeler: hafta arası, hafta başı, hafta içi, hafta sonu, hafta tatili

HAFİK

[isim]

  • Sivas iline bağlı ilçelerden biri

HAFAKAN (Kelime Kökeni: Arapça ḫafaḳān)

[isim]

  • Sıkıntı, çarpıntı, afakan

    Gece, hafakanlar içinde, vaziyeti unutup da elektrik düğmesini çevirdiğim zaman korkunç bir 'tık' sedası duydum. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hafakanlar basmak (veya boğmak)

HAFİYE (Kelime Kökeni: Arapça ḫāfiye)

[isim]

[eskimiş]

  • Dedektif

Birleşik Kelimeler: zehir hafiye, polis hafiyesi

HAFTALIK

[isim]

  • Haftada bir ödenen para

[sıfat]

  • Haftada bir kez yapılan

    Haftalık görüşme. Haftalık toplantı.

[sıfat]

  • Haftada bir kez yayımlanan

    Haftalık rapor.

[sıfat]

  • Herhangi bir hafta süren

    İki haftalık bir çalışma.

HAFIZ (Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓ)

[isim]

[din bilgisi]

  • Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse

[argo]

  • Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse

[sıfat]

[eskimiş]

  • Koruyan, saklayan

Birleşik Kelimeler: hafızali

HAFRİYAT (Kelime Kökeni: Arapça ḥafriyyāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Toprağı kazma, kazı

HAFIZA (Kelime Kökeni: ḥāfiẓa)

[isim]

[ruh bilimi]

  • Bellek

    Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hafızayı yoklamak

Birleşik Kelimeler: hafıza kaybı, hafıza yitimi

HAFİYELİK

[isim]

  • Hafiye olma durumu

    Gene de hiçbir zaman daha ileri gidip gerçeği ortaya çıkarmaya çalışmadı, hafiyelik etmeye kalkmadı. - Elif Şafak

HAFİF (Kelime Kökeni: Arapça ḫafīf)

[sıfat]

  • Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı
  • Güç veya yorucu olmayan, kolay

    Hafif bir iş.

  • Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa

    Hafif bir kadın.

  • Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek)

    Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi. - Sait Faik Abasıyanık

  • Kalınlığı veya yoğunluğu az olan

    Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi. - Memduh Şevket Esendal

  • Etkisi az olan, sert karşıtı

    Hafif bir içki.

  • Önemli olmayan

    Hafif bir ceza.

  • Çok dik olmayan (sırt, yokuş)

    Hafif bir meyilden indik. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Gücü az olan, belli belirsiz

    Yaprakların hafif iniltisi içinde, çalılıklar arasından geçerek denizaltının demir attığı koya doğru yaklaşıyoruz. - Esat Mahmut Karakurt

[zarf]

  • Sıkıntısız, ferah, rahat olarak

    Kendimi bugün çok hafif hissediyorum.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hafif atlatmak
  • hafife almak
  • hafif gelmek

Birleşik Kelimeler: hafif güverte, hafif hafif, hafif hapis cezası, hafif makineli, hafifmeşrep, hafif rüzgâr, hafif sanayi, hafif sıklet, hafif tertip, hafif uyku, hafif yollu, eli hafif, uykusu hafif

HAFTALIKLI

[sıfat]

  • Ücretini haftadan haftaya alan (kimse)

HAFIZALİ

[isim]

[bitki bilimi]

  • Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm