GÖRÜNMEZLİK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

GÖRÜNMEZLİK harflerini içeren 6 harfli 33 kelime bulunuyor. 6 harfli GÖRÜNMEZLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GÖZLÜK21, GÖRMEZ20, GÖZLEM20, GÖZELİ19, GÖRKLÜ18, GÖMLEK17, GÖRKEM17, GÖRMEK17, GÖKMEN17, GÖRELİ16, İNEGÖL16, GÜZLEK15, İLKGÜZ15, ÖRÜLME15, ÖZENLİ15, ÖZELİK15, ÖLÜNME15, ÜZENGİ15, GÜLMEK13, GEZLİK13, ÖNEMLİ13, ÖMERLİ13, GÜRLEK12, GİRMEK11, GEMLİK11, MİGREN11, GENLİK10, MENZİL10, KÜMELİ9, MÜNKİR9, ÜREMİK9, KİRMEN7, RENKLİ6

RENKLİ

[sıfat]

  • Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan

    Havaya renkli fişekler atıyordu. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Neşeli, canlı, ilgi çekici

    Masallar folklor bakımından da türkülerden daha seyyal ve ekseriya daha renkli olurlar. - Asaf Halet Çelebi

[mecaz]

  • Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)

    Renkli bir politikacı.

[isim]

[sinema]

  • Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film

Birleşik Kelimeler: renkli basın, renkli devrim, renkli film, renkli işitme, renkli televizyon, tek renkli

KİRMEN

[isim]

[halk ağzında]

  • Elde yün eğirmeye yarayan tahtadan yapılmış araç

KÜMELİ

[sıfat]

  • Kümesi olan
  • Birikmiş, katılmış, kümülatif

MÜNKİR (Kelime Kökeni: Arapça munkir)

[sıfat]

  • İnkâr eden, kabul etmeyen
  • Tanrı'nın varlığına inanmayan, Tanrı'nın varlığını inkâr eden (kimse)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • münkir olmak

ÜREMİK (Kelime Kökeni: Fransızca urémique)

[sıfat]

  • Üremiyle ilgili olan

GENLİK

[isim]

  • Genişlik

[fizik]

  • Dalga genliği

[halk ağzında]

  • Bolluk, refah

Birleşik Kelimeler: dalga genliği

MENZİL (Kelime Kökeni: Arapça menzil)

[isim]

[eskimiş]

  • Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan veya konaklanan yer

    Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana / Biz menzile vararak atları çektik hana - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • İki konak arasındaki uzaklık
  • Bir günlük yol

[askerlik]

  • Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I)

    Top menzili.

[askerlik]

  • Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü

    Ne yedi ne içti, bir menzil subayının bütün gayreti ile çalıştı. - Falih Rıfkı Atay

[tarih]

  • At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han

[tarih]

  • Ok atma yarışlarında erişilen mesafe

    Sonra yine menzil ölçülmüş, yeni bir rekor kırdığı anlaşılmıştır. - Salâh Birsel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • menzil atmak
  • menzil beygiri gibi koşmak
  • menzil dikmek

GİRMEK

[-e]

  • Dışarıdan içeriye geçmek

    Birlikte kiliseden içeri giriyoruz, ben topallıyorum. - Adalet Ağaoğlu

  • Sığmak

    Elim bu eldivene girmiyor.

  • Katılmak

    Bugün edebiyat imtihanına girdim. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Almak, fethetmek

    Ordularımız İstanbul'a girdiler. - Memduh Şevket Esendal

  • İncelemek, ayrıntılara inmek
  • Girişmek, başlamak

    Kaçırdım gene ipin ucunu, bir türlü konuya giremiyorum. - Nurullah Ataç

  • Bulaşmak

    Koyunlara kelebek hastalığı girdi.

  • Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak

    Denize girmek. Ceketinin ucu tabağa giriyor.

[nesnesiz]

  • Zaman anlamlı kavramlar için gelmek

    İlkbahar girdi.

  • Ağrı, sancı başlamak, saplanmak
  • Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek

    Göğün morlaşan kenarı eriyor, menekşe rengine giriyordu. - Ömer Seyfettin

  • İyice anlamak, iyice bilmek
  • Kavgaya tutuşmak
  • Erişmek, ulaşmak

    Yirmisine girdi.

  • Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak

    Tuz genellikle her yemeğe girer.

  • Yazılmak, başlamak

    Okula girdi.

  • Yemek yemek
  • Yüklenmek

[hukuk]

  • Tecavüz etmek, geçmek

    Komşu, tarlamıza beş metre girdi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • girecek delik aramak
  • girip çıkmak

GEMLİK

[isim]

  • Bursa iline bağlı ilçelerden biri

MİGREN (Kelime Kökeni: Fransızca migraine)

[isim]

[tıp]

  • Yarım baş ağrısı

GÜRLEK

[isim]

  • Çağlayan

GÜLMEK

[nesnesiz]

  • İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak

    O ne söylese sinirli sinirli ve tabii olmayan gülüşü ile gülüyordu. - Halide Edip Adıvar

  • Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek

[-e]

  • Biriyle alay etmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gülerim! (veya güleyim bari!)
  • gülerken ısırmak
  • güler misin, ağlar mısın!
  • gülme komşuna, gelir başına
  • gülmekten kırılmak (veya katılmak veya yarılmak)
  • gülüp geçmek
  • gülüp oynamak (veya söylemek)

Birleşik Kelimeler: güle güle, güle oynaya, yüze gülücü

GEZLİK

[isim]

  • Eğri kılıçların ağız bölümü

ÖNEMLİ

[sıfat]

  • Önemi olan, mühim, ehemmiyetli

    Benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz. - Tarık Buğra

  • Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik

ÖMERLİ

[isim]

  • Mardin iline bağlı ilçelerden biri