GÖRÜMSETME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
GÖRÜMSETME harflerini içeren 5 harfli 26 kelime bulunuyor. 5 harfli GÖRÜMSETME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
GÖMÜT18,
ESTER (Kelime Kökeni: Almanca Ester)
- Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde
METRE (Kelime Kökeni: Fransızca mètre)
-
Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi
İskenderun Körfezi'ne sekiz yüz metre yukarıdan bakıyordum. - Refik Halit Karay
- Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı
Birleşik Kelimeler: metrekare, metreküp, metre sistemi, akselerometre, alkalimetre, alkolmetre, altimetre, ampermetre, anemometre, areometre, asidimetre, azotometre, barometre, bolometre, çelik metre, dansimetre, debimetre, dekametre, densimetre, desimetre, dilatometre, dinamometre, elektrodinamometre, elektrometre, fotometre, füzyometre, galvanometre, gazometre, grafometre, gramsantimetre, grizumetre, hektometre, hidrometre, higrometre, interferometre, kalorimetre, kilogrammetre, kilometre, klinometre, kolorimetre, kronometre, lüksmetre, manometre, manyetometre, mikrometre, milimetre, minimetre, odyometre, oleometre, ozonometre, ödyometre, parametre, parkmetre, pedometre, piknometre, pirometre, plüviyometre, polarimetre, radyometre, sakarimetre, sakkarometre, santimetre, sülfürimetre, şerit metre, takeometre, takimetre, takometre, taksimetre, tansiyometre, telefonometre, telemetre, termometre, voltametre, voltmetre
MERET (Kelime Kökeni: Arapça mārid)
-
Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler veya kimseler için kullanılan sövgü sözü
Ben de öyle söyledim. Bırakalım artık şu meredi, dedim. - Ahmet Ümit
- Uğursuz
SETRE (Kelime Kökeni: Arapça setre)
-
Düz yakalı, önü ilikli bir ceket türü
Müdür Bey, senelerden beri giymediği sırmalı setresini, kılıcını sandıktan çıkardı. - Memduh Şevket Esendal
SETER (Kelime Kökeni: İngilizce setter)
- Uzun tüylü İngiliz köpeği
TERME (Kelime Kökeni: Farsça terme)
- Bir tür yaban turpu
- Samsun iline bağlı ilçelerden biri
TERES
- Pezevenk
ESMER (Kelime Kökeni: Arapça esmer)
- Siyaha çalan buğday rengi
-
Kurşuni renk
Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu. - Tarık Buğra
-
Bu renkte olan
Esmer yüzünün hafifçe kızardığını, gözlerinin garip bir ışıkla yanmaya başladığını görüyoruz. - Esat Mahmut Karakurt
-
Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız
Bir düğün dansında ayaklarının pırıltısını seyrettiği esmer kızla evlendi. - Halikarnas Balıkçısı
Ata Sözleri ve Deyimler
- esmere al bağla, karşısına geç ağla
Birleşik Kelimeler: esmer amber, esmer buğday, esmer küf, esmer küfler, esmer su yosunları, esmer şeker, esmer un, barut esmeri
MERES
- Köpeğin yaşı
SEMER (Kelime Kökeni: Rumca)
-
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç
Semere asılı bir sepeti çözüp ağacın uygun bir dalına astı. - Necati Cumalı
- Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık
- Yukaç
Ata Sözleri ve Deyimler
- semeri devirmek
- semer vurmak
Birleşik Kelimeler: hamal semeri
SERME
- Sermek işi
- Sac ekmeği
SÜTRE (Kelime Kökeni: Arapça sutre)
- Perde, örtü
- Evde veya açık alanda namaz kılarken öne konulan nesne
- Düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper
ÜREME
- Üremek işi
- Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül
Birleşik Kelimeler: üreme organları, döllenmesiz üreme, eşeyli üreme, eşeysiz üreme, kendiliğinden üreme
SÜMER
- Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SÜRME
- Sürmek işi
-
Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu. - Peyami Safa
- Masa ve dolapta küçük çekmece
-
Sürülerek kullanılan
Sürme kapak. Sürme kapı.
Birleşik Kelimeler: sürme iskele, iç sürme, kökten sürme, top sürme
-
Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is
Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- sürme çekmek
- sürmeyi gözden çekmek
- Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık
Birleşik Kelimeler: sürme mantarları, buğday sürmesi