GÖBEKSİZ Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler
GÖBEKSİZ harflerini içeren 4 harfli 21 kelime bulunuyor. 4 harfli GÖBEKSİZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
GÖZE17,
ESKİ
-
Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? - Nurullah Ataç
-
Önceki, sabık
Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. - Ayla Kutlu
- Geçerli olmayan
- Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
-
Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan
Eski öğretmen.
-
Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. - Halit Ziya Uşaklıgil
-
Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz
Mebus eskisi. Müdür eskisi.
Ata Sözleri ve Deyimler
- eski ağza yeni taam
- eski çamlar bardak oldu
- eski defterleri kapatmak
- eski defterleri yoklamak (veya karıştırmak)
- eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez
- eski düşman dost olmaz
- eski hamam eski tas
- eski hayratı da berbat etmek
- eski kimliğine bürünmek
- eski köye yeni âdet getirmek
- eski kulağı kesiklerden olmak
- eskisi kadar (veya gibi)
- eskisini aratmamak
- eskisi olmayanın yenisi (veya acarı) olmaz
- eskiye rağbet (veya itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı
Birleşik Kelimeler: Eski Çağ, Eski Dünya, eski eserler, eski göz ağrısı, eski kafalı, eski kurt, eski püskü, eski toprak, eski tüfek, eski yazı, başeski
ESİK
- Çukur yer
EKSİ
- Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs
- Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), menfi, nakıs, negatif, artı karşıtı
-
Eksiklik
Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza. - Nezihe Meriç
Birleşik Kelimeler: eksi sayı, eksi uç
SEKİ
- Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılan set
- Oturulacak sedir biçiminde taş veya set
- Toprak üstündeki yükseklik, doğal set, taraça
- Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda, bazı deniz ve göl kıyılarında görülen basamak biçiminde yeryüzü şekli, teras
Birleşik Kelimeler: çökerti sekisi
- Sekil
BESİ
- Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi
- Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler
Ata Sözleri ve Deyimler
- besiye çekmek
Birleşik Kelimeler: besi doku, besihane, besi hayvanı, besi örü, besi suyu, besi yeri, aşırı besi, ham besi suyu, ongun besi suyu
BEİS (Kelime Kökeni: Arapça beʾs)
- Engel, uymazlık
- Kötülük, zarar
Ata Sözleri ve Deyimler
- beis görmemek
- beis yok
EZİK
-
Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere
Vücudu eziklerle dolu idi.
- Ezilmiş veya yassılmış
- Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü
- Pısırık
-
Üzüntülü bir biçimde
Hiç de ezik bulmaz kızını, hep güvenmiştir ona. - Tarık Buğra
Birleşik Kelimeler: ezik büzük
ZEKİ (Kelime Kökeni: Arapça ẕekī)
-
Anlama, kavrama yeteneği olan, zekâsı olan, zeyrek
En zeki hayvan maymundur.
-
Çabuk ve kolay kavrayan
Bildiğim, onun zeki bir genç olduğu ve ara sıra sevimli, ufak şiirler yazdığıdır. - Memduh Şevket Esendal
-
Zekâ varlığı gösteren
İnce, zeki bir kalemi vardı. - Yusuf Ziya Ortaç
SEZİ
- Sezgi
Birleşik Kelimeler: ilk sezi, önsezi
İZBE (Kelime Kökeni: Rusça)
-
Basık, loş, nemli, kuytu (yer)
Bir sırrı sürüklüyor terlikler pıtır pıtır / İzbe sofalarında izbe sofalarında - Necip Fazıl Kısakürek
- Sapa
EZGİ
-
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi
Pir Sultan ağzından bir ezgi okuyup tüm yürekleri kendine bağladı. - Kemal Bilbaşar
- Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi
- Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi
-
Gidiş, yol, tarz, tempo
Bundan böyle aynı ezgide sürüp gidemez.
- Üzüntü, sıkıntı
Birleşik Kelimeler: ağır ezgi
GEZİ
- Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat
-
Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk
Kafile, rol alan şahıslar tarafından yapılan türlü oyunlarla geziyi tamamlar. - Ahmet Kutsi Tecer
- Gezilip hava alınacak yer
-
Gezinti yeri
İnönü gezisi. Taksim gezisi.
Ata Sözleri ve Deyimler
- geziye çıkmak
Birleşik Kelimeler: gezi yazısı, dış gezi, çalışma gezisi, iş gezisi
-
Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş
Yalnız omuz başlarını örten, kısa kollu, gezi gibi yarı sert kumaştan, yakasız bir yaz ceketiydi. - Refik Halit Karay
- Bu kumaştan yapılan
KÖSE (Kelime Kökeni: Farsça kūse)
-
Bıyığı, sakalı çıkmayan (erkek)
Köse kâtip, gözlerini kırpıştırarak dinlemeye başlamıştı. - Kemal Tahir
Ata Sözleri ve Deyimler
- kösenin sakalı gibi
- köseyle alay edenin top sakalı kara gerek
Birleşik Kelimeler: köse buğday, köse sakal
- Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri
ÖKSE (Kelime Kökeni: Rumca)
- Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun
-
Bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek
Tepelere çıkıp kuşlara ökse kuralım. - Aka Gündüz
- Erkekleri kendine bağlamasını bilen alımlı kadın
Ata Sözleri ve Deyimler
- ökseye basmak
Birleşik Kelimeler: ökse çubuğu, ökse kuşu, ökse otu
SÖKE
- Aydın iline bağlı ilçelerden biri