Gö ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

GÖ harfleri ile başlayan 6 harfli 48 kelime bulunuyor. Başında olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde Gö olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

MGÖK27, ÇÜCÜ26, ZSÜZ25, ZEVİ25, LKÖY24, RÜCÜ23, LOVA23, RMÜŞ22, VERİ22, KEVİ22, MÜLÜ21, ÇEBE21, ÇKÜN21, KÇÜL21, LCÜK21, LCÜL21, ZLÜK21, RMEZ20, TÜRÜ20, YNÜK20, ÇMEK20, ÇMEN20, ZEME20, ZLEM20, NENÇ19, RDES19, RECE19, RECİ19, YMEK19, ZELİ19, ÇERİ19, KÇEK19, KŞİN19, ZENE19, MMEK18, NDER18, RDEK18, RKLÜ18, LLÜK18, KSUN18, MLEK17, RKEM17, RMEK17, RSEL17, KMEN17, KSEL17, RELE16, RELİ16

GÖRELE

[isim]

  • Giresun iline bağlı ilçelerden biri

GÖRELİ

[sıfat]

[felsefe]

  • Göreceli

GÖMLEK

[isim]

  • Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi

    Sarı zeminli, kırmızı çiçekli gömleğinin yalnız boğazına tesadüf eden düğmesi ilikli, ötekiler açıktı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon
  • Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı

    Don ve gömleği ile fırlamış erkekler kapıların önlerinde giyiniyorlardı. - Ahmet Hamdi Tanpınar

  • Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf

    İplik dikiş, karton kapak ve beş renkli kuşe gömlek içinde çıkacak olan ... kitaplığımızın en değerli eserleri arasında yer alacaktır. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf
  • Dosya kartonu
  • Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar

[mecaz]

  • Göbek, batın

    İki gömlek yukarı dedesi filancadır.

[mecaz]

  • Basamak, kat, derece

    İki pehlivan yenişememiştir ama Aliço'nun bir gömlek üstün olduğu iyice belirlenmiştir. - Salâh Birsel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gömleğinden (veya gömlekten) geçirmek
  • gömlek değiştirmek
  • gömlek eskitmek

Birleşik Kelimeler: ateşten gömlek, don gömlek, kırmızı gömlek, yakasız gömlek, yedi gömlek uzak, deli gömleği, Frenk gömleği, yılan gömleği

GÖRKEM

[isim]

  • Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat, şaşaa
  • Büyüklük

GÖRMEK

[-i]

  • Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
  • Anlamak, kavramak, sezmek

    Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. - Ruşen Eşref Ünaydın

  • Yanına gidip konuşmak

    Bugün müdürü göreceğim.

  • Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek
  • Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak

    Hangi memlekete gitsek resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. - Falih Rıfkı Atay

  • Yapmak, etmek

    İş görmek. Masraf görmek.

[-i]

[-den]

  • Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak

[-den]

  • Almak

    Birinden ders görmek.

[nesnesiz]

  • Bir şeye erişmek

    Cebi para görmek.

  • Çok değer vermek

    Gözü yalnız parayı görüyor.

[nesnesiz]

  • Bir işleme uğramak

    Teftiş görmek.

[nesnesiz]

  • Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak

    Ev güneş görüyor.

  • Ziyaret etmek
  • Karşılaşmak, rastlaşmak

[-le]

  • Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak

    Körler parmaklarıyla görürler.

[nesnesiz]

  • Sahne olmak, geçirmek

    Bu ova çok savaş gördü.

  • Saymak, herhangi bir şey gibi görmek
  • Gezmek

    Ankara'yı gördün mü?

[teklifsiz konuşmada]

  • Vermek

    Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey. - Nezihe Meriç

[spor]

  • Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ...-meye görsün (veya gör)
  • gör (veya görürsün)
  • gör bak
  • gördün deli, savul geri!
  • gören gözün hakkı vardır
  • göresi (veya göreceği) gelmek
  • göreyim seni
  • görme!
  • görmediğe (veya görmemişe) dönmek
  • görmezden gelmek
  • görüp göreceği rahmet bu
  • görüp gözetmek

Birleşik Kelimeler: içgöreç, uzgören, sıtmagörmemiş, güngörmez, dünya görmüş, umurgörmüş, ırakgörür, uzgörür

GÖRSEL

[sıfat]

  • Görme duyusuyla ilgili olan, görmeye dayanan

Birleşik Kelimeler: görsel etkileme, görsel-işitsel, görsel sanatlar

GÖKMEN

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Mavi gözlü (kimse)

GÖKSEL

[sıfat]

  • Gökle ilgili, semavi

GÖMMEK

[-e]

[-i]

  • Yerin altına koyarak üstünü toprakla örtmek
  • Bir ölüyü toprağın içine yerleştirmek, defnetmek

    Onu kalenin yanındaki küçük mezarlığa, bir zeytin ağacının yanına gömdüler. - Halikarnas Balıkçısı

[-i]

  • Bir cenazeyi kaldırmak

    Gözlerini sıktı ve dört gün evvel refikasını gömdüğünü ağlayarak söyledi. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

[-i]

  • Birinin cenaze törenine katılmak
  • Bir nesnenin içine yerleştirmek, batırmak

    Ben annemin çarşafına kafamı gömdüm. - Sait Faik Abasıyanık

[-i]

[mecaz]

  • Birinden daha çok yaşamak

    Sen bu sağlam bünye ile daha pek çok kimseyi gömersin.

GÖNDER (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Bayrak direği
  • Üvendire

[halk ağzında]

  • Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa

Birleşik Kelimeler: yelken gönderi

GÖRDEK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Acı balık

GÖRKLÜ

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Güzel, gösterişli

    Üstünde, içeri doğru, büyük ve görklü bir yarım ay bükülür. - Salâh Birsel

GÖLLÜK

[sıfat]

  • Gölü olan (yer)

    Memleketimiz geniş kıyıları, göllük, dağlık bölgeleri ile çekici bir turist memleketi olabilir. - Necati Cumalı

GÖKSUN

[isim]

  • Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri

GÖNENÇ

[isim]

  • Bolluk, rahatlık ve varlık içinde iyi yaşama, refah

    Yurtta istediğimiz gönenci sağlamak için çok çalışmalıyız.