GİYDİRİLME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
GİYDİRİLME harflerini içeren 5 harfli 27 kelime bulunuyor. 5 harfli GİYDİRİLME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Giydirilme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Giydirilme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
GİYİM12,
İLERİ
- Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı
-
Bir şeyin ulaşılacak yönü
Yolun ilerisi düz.
- Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra
-
Önde bulunan
İleri karakol. İleri hat.
-
Doğrusundan daha çok gösteren (saat)
Saat beş dakika ileridir.
-
Benzerlerini geride bırakmış
İleri fikirler.
-
Öne doğru, ileri doğru
Masayı biraz ileri çekelim.
-
`Amaca doğru durmadan yürü` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri! - Atatürk
- Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön
Ata Sözleri ve Deyimler
- ileri (veya ileriye) gitmek
- ileri almak
- ileri atılmak (veya çıkmak)
- ileri geçmek
- ileri gelmek
- ileri götürmek
- ilerisine gitmek
- ileri sürmek
- ileri varmak
- ileriyi görmek
Birleşik Kelimeler: ileri gelen, ileri geri, ileri görüş, ileri gözetleyici, ileri karakol, ileri teknoloji, ileri uç, ileri vites
RİMEL (Kelime Kökeni: Fransızca rimmel)
-
Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara
Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi. - Peyami Safa
REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)
- Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma
- Bu biçimde bakılan fal
Ata Sözleri ve Deyimler
- remil atmak (veya dökmek)
DİRİL
- Diriksel
Birleşik Kelimeler: diril ısı
- Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş
LİDER (Kelime Kökeni: Fransızca leader)
-
Önder, şef
İhtilal partisinin liderini yakından ilk defa tanıyacaktım. - Falih Rıfkı Atay
-
Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse
Politika kargaşalarına gömülmüş liderler, ufukta bekleyen tehlikeyi göremiyorlardı. - Samiha Ayverdi
- Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı
YERLİ
-
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
Yerli dolap. Yerli sedir.
-
Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu. - Bedri Rahmi Eyuboğlu
-
Belli bir bölgede yetişen, otokton
Yerli muz. Yerli meyve.
- Bir yerin ilk sakini olan, otokton
-
Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan
Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti. - Eflâtun Cem Güney
- Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad
Birleşik Kelimeler: yerli dolap, yerli malı, yerli yerinde, yerli yerine, yerli yersiz, baba yerli
DEMLİ
- Çok demlenmiş, koyu (çay)
DEMİR
- Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
-
Bu elementten yapılmış
Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. - Peyami Safa
-
Bu elementten yapılmış parça
Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri.
- Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
-
Güçlü, kuvvetli, sert
O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu. - Sait Faik Abasıyanık
- Çıpa
Ata Sözleri ve Deyimler
- demir almak
- demir atmak
- demire vurmak
- demir gibi
- demir ıslanmaz, deli uslanmaz
- demir nemden, insan gamdan çürür
- demir taramak
- demir tavında dövülür
- demir üzerinde
Birleşik Kelimeler: demir ağacı, demirbaş, demir bilek, demir boku, demir dikeni, demir hat, demirhindi, demirkapan, demir kapı, Demirkazık, demir kırı, demir leblebi, demir oksit, demir para, demir pası, Demirperde, demir perde, demir rengi, demir resmi, demir sülfat, demir yeri, demir yolcu, demir yolu, demir yumruk, ak demir, aydemir, çekme demir, çifte demir, çubuk demir, delikli demir, dişi demir, dökme demir, erkek demir, hasır demir, iğdemir, kütük demir, nervürlü demir, buz demiri, gözdemiri, ızgara demiri, kol demiri, köşe demiri, kulak demiri, L demiri, özek demiri, saban demiri, topuk demiri
DİLME
- Dilmek işi
- Dört köşe uzunlamasına kesilmiş ağaç
DİLİM
-
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça
Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum. - Adalet Ağaoğlu
- Radyatör parçalarından her biri
- Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm
- Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot
Birleşik Kelimeler: dilim dilim, baklava dilimi, saat dilimi, vergi dilimi
DİRİM
-
Hayat, yaşam
Ölüm burada bir sanatçının büyüsüyle yeniden dirime dönüşüyor. - Selim İleri
- Yaşama gücü
Birleşik Kelimeler: dirim bilimi, dirim konisi, dirim kurgu, dirim suyu, ölüm dirim
MEYİL (Kelime Kökeni: Arapça meyl)
-
Eğiklik, eğim, akıntı
Fazılpaşa Yokuşu'nda akşam olurken, tatlı bir meyille denize uzanan kırmızı damların üzeri kararır. - Halide Edip Adıvar
- Eğilim
-
İlgi, gönül verme
Beni görüp yönün öte döndürme / Yine gitmez meylim sendedir sende - Pir Sultan Abdal
Ata Sözleri ve Deyimler
- meyil vermek
- meyli olmak
Birleşik Kelimeler: meyletmek, meylettirmek
YİRMİ
- On dokuzdan sonra gelen sayının adı
- Bu sayıyı gösteren 20 ve XX rakamlarının adı
-
İki kere on, on dokuzdan bir artık
En az yirmi şiiri ezberimdeydi. - Necati Cumalı
Birleşik Kelimeler: yirmi beşlik, yirmi binlik, yirmibir, yirmi milyonluk, yirmi yaş dişi
DİREY
- Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, fauna
- Bu hayvanların tanımını yapan eser
GELİR
-
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. - Mahmut Yesari
- Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat
Birleşik Kelimeler: gelir dağılımı, gelir düzeyi, gelir kaynağı, gelir ortaklığı, gelir vergisi, millî gelir, ulusal gelir, dar gelirli