Gin ile Biten Kelimeler

GİN ile biten 23 kelime bulunuyor. Sonu GİN olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Gin ile başlayan kelimeler. İçinde gin olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

DOLUDİZGİN23

8 Harfli Kelimeler

BELİRGİN14, SEMİRGİN14, TEDİRGİN14

7 Harfli Kelimeler

EDİLGİN13

6 Harfli Kelimeler

DEĞGİN19, GEZGİN17, BEZGİN15, DİZGİN15, GİRGİN14, GERGİN14, ZENGİN13, BİLGİN12, BELGİN12, DİNGİN12, SİNGİN11, SERGİN11

5 Harfli Kelimeler

EVGİN15, EZGİN12, ERGİN9, ELGİN9, ENGİN9, İNGİN9

ERGİN

[sıfat]

  • Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş

    Ergin yemiş. Ergin ekin.

[hukuk]

  • Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit

    Oğlunun bilgin, ergin, akıllı uslu olmasını istiyordu. - Nezihe Araz

ELGİN

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yabancı, gurbette yaşayan, garip

ENGİN

[sıfat]

  • Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi

    O engin denize benzersin ki yavaş yavaş coşar ve coşunca da pek hırçın olursun. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

[isim]

  • Açık deniz

    Enginden dönen deniz kuşları sessiz kanatlarıyla başımın üstünde dolaşıyorlar. - Reşat Nuri Güntekin

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Değer ve fiyatı düşük olan

    Engin mal.

  • Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat

    Engin olur bizim elin ovası / Yüksek olur yaylaların havası - Halk türküsü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • engin dallardan murt yememek

Birleşik Kelimeler: engin gönüllü

İNGİN

[sıfat]

  • Engin (II)

    İngin yerlere gittim mi daha bir iyilik, daha bir ferahlık duyuyorum kendimde. - Nurullah Ataç

[isim]

[tıp]

  • Nezle

    Burun ingini. Göğüs ingini. Bağırsak ingini.

Birleşik Kelimeler: bağırsak ingini, göğüs ingini

SİNGİN

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Utangaç, sıkılgan

SERGİN

[sıfat]

  • Serilmiş olan
  • Yatan (hasta)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sergin vermek

BİLGİN

[isim]

  • Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim

Birleşik Kelimeler: ruh bilgini

BELGİN

[sıfat]

  • Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan, sarih

    Yalnızca beyaz elleri belgin, bir hülya kadını, dağılan bir evrenin perisi olup çıkar. - Selim İleri

DİNGİN

[sıfat]

  • Sakin, durgun

    Çevredeki çınarlar, dingin bir gariplik içinde, ağır ağır, tek tek yapraklarını dökerdi. - Attila İlhan

  • Hareket etmeyen, kımıldamayan

[mecaz]

  • Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz

    Dingin bir at.

EZGİN

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Paraca durumu bozuk olan (kimse)
  • Çok cefa görmüş (kimse)

    Emir, hüküm altında yetişmiş bir sığıntı olduğunu çekingen, ezgin tavrıyla daima belli ederdi. - Refik Halit Karay

  • Çürük, ezik (meyve)

[mecaz]

  • Üzüntü veren

    Bir gece önce çadırın kenarında dinlediğimiz o ezgin, baygın nağmeyi tutturdu. - Osman Cemal Kaygılı

EDİLGİN

[sıfat]

  • Hareketi ve etkisi olmayan, pasif

    Hiç kavgaya dönüşmemiş, edilgin bir dargınlıktı bu. - Attila İlhan

[felsefe]

  • Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı

[ruh bilimi]

  • Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için hiçbir çaba göstermeyen (kimse)

ZENGİN (Kelime Kökeni: Farsça sengīn)

[sıfat]

  • Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı

    Hepsini birden istemek / Yersiz / Zamanı var / Biz zengin değiliz - Behçet Necatigil

  • Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan

    Zengin bir dil. Zengin bir kitaplık. Zengin bir anlatım.

  • Verimli

    Zengin bir doğa.

  • Gösterişli

    Zengin bir giysi.

  • Çok, bol

    Türk tiyatro tarihi üzerinde çalışanlar için zengin malzeme ihtiva eden metni burada yayınlarken sadece bir iki noktaya işaret etmekle yetineceğim. - Fahir İz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır
  • zengin etmek
  • zenginin malı züğürdün çenesini yorar
  • zengin olmak

Birleşik Kelimeler: zengin ekmek, zengin erki, zengin kafiye, gönlü zengin, harp zengini

BELİRGİN

[sıfat]

  • Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih

    Sesindeki meydan okuyuş öyle belirgin ki ona iyi davrandığıma pişman olacağım neredeyse. - Ahmet Ümit

[zarf]

  • Açık bir biçimde

    Kamaranın kapısı daha belirgin tıklatılıyor şimdi. - Adalet Ağaoğlu

SEMİRGİN

[sıfat]

  • Tembellikten yağ bağlayan, semiren (kimse)
  • Semirmekten dolayı hareketleri ağırlaşmış (kimse)

TEDİRGİN

[sıfat]

  • Rahatı, huzuru kaçmış, bizar

    Herkes tedirgin, kuruntulu ve heyecanlı idi. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tedirgin etmek
  • tedirgin olmak