GELİNLİKÇİ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
GELİNLİKÇİ harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli GELİNLİKÇİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ÇENGİ12,
EKİLİ
-
Ekilmiş olan, mezru
Ekili tarla.
ELLİK
- Eldiven
- Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılan bir araç
- Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven
İLKEL
-
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu. - Metin And
- Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif
-
Basit, karmaşık olmayan
Gayet ilkel bir dokuma tezgâhında harıl harıl çalışan iki işçi gördüm. - Fikret Otyam
- Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad
- Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz
- Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif
Ata Sözleri ve Deyimler
- ilkel kalmak
Birleşik Kelimeler: ilkel memeliler, ilkel toplum
İLKİN
-
Başta, başlangıçta, önce, iptida
Ortalıkta gergin bir hava esiyordu, ilkin yadırgamadım. - Adalet Ağaoğlu
İKİLİ
-
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan
İkili koltuğun kenarındaki ufacık, simsiyah delik, bebeği görmeye gelen bir akrabanın sigarasının külünden hatıraydı. - Elif Şafak
- İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul)
-
İki taraf arasında yapılmış
İkili anlaşma.
- İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet
- İki kişiden oluşmuş topluluk
-
İkili bahis
İkili, bir liraya iki yüz yirmi lira verdi. - Necati Cumalı
Ata Sözleri ve Deyimler
- ikili oynamak
Birleşik Kelimeler: ikili averaj, ikili bahis, ikili çatı, ikili kök, ikili sigorta, ikili ünlü, ikili yatak, sıralı ikili
KİLLİ
-
İçinde kil bulunan
Killi kütle. Killi şist.
KİNLİ
- Kindar
KELLİ
-
`Sonra` edatı gibi, çıkma durumundaki sözlerin ardı sıra geldiğinde birbirine bağladığı iki yargıdan birincisini zorlayıcı bir sebep olarak gösteren bir söz
Sen meram ettikten kelli, tekeden süt çıkarırım, ağam! diyordu. - Halikarnas Balıkçısı
LİKEN (Kelime Kökeni: Yunanca)
- Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı
- Kaşındırıcı bir deri hastalığı
Birleşik Kelimeler: liken bilimi
NİKEL (Kelime Kökeni: Fransızca nickel)
- Atom numarası 28, atom ağırlığı 58,71, yoğunluğu 8,9 olan, gümüş parlaklığında, demir sertliğinde, kolay işlenebilen ve kolayca tel durumuna getirilebilen bir element (simgesi Ni)
Birleşik Kelimeler: nikel kaplama
ÇİLEK
- Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki
- Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi
Birleşik Kelimeler: çilek kompostosu, çilek reçeli, çilek suyu, çilek üzümü, ağaç çileği, dağ çileği, Frenk çileği, yaban çileği
ÇİLLİ
- Çili olan
ÇİNLİ
- Çin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇELİK
-
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
Süngülerini, çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Bu alaşımdan yapılmış
Karşı tarafa uzanan bir çelik köprü hayal ediyordu suyun üzerinde. - Ayşe Kulin
-
Zayıf fakat güçlü (vücut)
Çelik ve demir vücuduyla hassas bir sporcuya benziyordu. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- çeliğe su vermek
Birleşik Kelimeler: çelik başlık, çelik çember, çelik halat, çelikhane, çelik kalemi, çelik kapı, çelik kasa, çelik macunu, çelik metre, çelik pamuğu, çelik yakalı, çelik yelek, hasır çelik, nervürlü çelik, paslanmaz çelik
- Kısa kesilmiş dal
- Kök salması için yere dikilen dal
- Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek
- Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal
- Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek
Birleşik Kelimeler: çelik çomak
İÇKİN
- Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç
- Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç
- Deney içinde kalan, deneyi aşmayan
- Dünya içinde, dünyada olan