GELİNCİKGİLLER Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

GELİNCİKGİLLER harflerini içeren 6 harfli 29 kelime bulunuyor. 6 harfli GELİNCİKGİLLER kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GELGEL14, GİRGİN14, GERGİN14, GECEKİ13, GERİCİ13, CENGEL13, ERİGEN10, GELENİ10, GİNELİ10, GENLİK10, GERİLİ10, İLGİLİ10, KENGEL10, KENGER10, LENGER10, ENLİCE9, EKİNCİ9, İKİNCİ9, İLKECİ9, KELECİ9, LEKECİ9, İRİLİK6, İRİNLİ6, İLİKLİ6, İLİNEK6, LİNEER6, LEKELİ6, NERELİ6, RENKLİ6

İRİLİK

[isim]

  • İri olma durumu

İRİNLİ

[sıfat]

  • İrin toplamış, cerahatli

İLİKLİ

[sıfat]

  • İliği olan
  • İliklenmiş

    Küçük küçük kırmızı çiçekli gömleğinin yalnız boğazına tesadüf eden düğmesi ilikli, ötekiler açıktı. - Sait Faik Abasıyanık

İLİNEK

[isim]

[felsefe]

  • Bir şeye zorunluluk sonucu bağlı olmayan, onun özünde bulunmayan, rastlantı ile olan nitelik, araz

LİNEER (Kelime Kökeni: Fransızca linéaire)

[sıfat]

[matematik]

  • Çizgilerle ilgili olan
  • Değişmesi bir doğru ile gösterilebilen

    Lineer bir fonksiyon, birinci dereceden bir fonksiyondur.

LEKELİ

[sıfat]

  • Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan

    Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • Kötü tanınmış, lekelenmiş

Birleşik Kelimeler: lekeli humma

NERELİ

[sıfat]

  • Birinin memleketini sormak için kullanılan bir söz

    Arkadaşınız nereli?

RENKLİ

[sıfat]

  • Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan

    Havaya renkli fişekler atıyordu. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Neşeli, canlı, ilgi çekici

    Masallar folklor bakımından da türkülerden daha seyyal ve ekseriya daha renkli olurlar. - Asaf Halet Çelebi

[mecaz]

  • Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)

    Renkli bir politikacı.

[isim]

[sinema]

  • Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film

Birleşik Kelimeler: renkli basın, renkli devrim, renkli film, renkli işitme, renkli televizyon, tek renkli

ENLİCE

[sıfat]

  • Eni biraz geniş

    Enlice bir kumaş parçası.

EKİNCİ

[isim]

[halk ağzında]

  • Tahıl yetiştirip satan kimse

İKİNCİ

[sıfat]

  • İki sayısının sıra sıfatı
  • Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen

    En fazla leylak ağaçlarını seviyordum, hele biri boyuma yakın olanı, âdeta ikinci odamdı. - Emine Işınsu

  • Değer ve kalitece birinciden sonra gelen

    Evde pişirip yedikleri çikolatanın kalitesi ikinci idi. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yeni, bir başka

[isim]

  • Birinciden sonra gelen kimse veya nesne

    Yeni ilişkisinden son derece hoşnut ve ilk bebeğine veremediği tüm sevgiyi ikincisine vermekte kararlıydı. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikinci gelmek
  • ikinci plana düşmek

Birleşik Kelimeler: ikinci ayak, ikinci bahar, İkinci Çağ, ikinci el, ikinci ferik, ikinci kaptan, ikinci sınıf, ikinci yarı, İkinci Zaman, ikinci zar

İLKECİ

[isim]

  • İlkelerine bağlı kimse

KELECİ

[isim]

[eskimiş]

  • Öz veya kusursuz, düzgün söz

    Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz - Yunus Emre

LEKECİ

[isim]

[eskimiş]

  • Kuru temizleme yapan, kuru temizleyici

    Fahim Bey bütün bunları lekeciye temizletip yine giyermiş. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: lekeci kili

ERİGEN

[sıfat]

  • Çabuk eriyip dağılan