Fas ile Başlayan Kelimeler
FAS ile başlayan 23 kelime bulunuyor. Başında FAS olan kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde fas olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
13 Harfli Kelimeler
FASULYEGİLLER27
10 Harfli Kelimeler
FASULYEMSİ22
9 Harfli Kelimeler
FASILASIZ22, FASSALLIK18, FASLETMEK17
8 Harfli Kelimeler
FASILALI17, FASLETME16
7 Harfli Kelimeler
FASULYE17, FASARYA16, FASİKÜL16
6 Harfli Kelimeler
FASSAL14, FASONE14, FASILA14, FASİLE13
5 Harfli Kelimeler
FASİH16, FASIK13, FASIL13, FASLI13, FASON13, FASET12, FASİT12, FASKA12
3 Harfli Kelimeler
FAS10
FASET (Kelime Kökeni: Fransızca facette)
- Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama
- Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılan kaplama
FASİT (Kelime Kökeni: Arapça fāsid)
-
Kötü, bozuk
Fasit fikir.
-
Ara bozucu, fesat çıkaran, müfsit
Fasit adam.
Ata Sözleri ve Deyimler
- fasit olmak
Birleşik Kelimeler: fasit daire
FASKA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı
FASİLE (Kelime Kökeni: Arapça faṣīle)
-
Familya
Hepsi de bu asrın bir nevi insan fasilesine mensuptular. - Peyami Safa
FASIK (Kelime Kökeni: Arapça fāsiḳ)
- Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
- Kötülük eden, fesatçı
FASIL (Kelime Kökeni: Arapça faṣl)
-
Bölüm, kısım, devre
Kitabı kapadı, biraz durdu, sonra tekrar açarak o faslı sonuna kadar bir hamlede okudu. - Peyami Safa
-
Dönem, devre
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç / Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç - Yahya Kemal Beyatlı
-
Belli bir sürede yapılan iş, karşılaşılan durum veya olay
Fazla olarak arada bir patronu çekiştirmek, dedikodu yapmak faslı da kapanacak. - Halide Edip Adıvar
- Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler
-
Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi
Radyo ince sazdan sultaniyegâh faslına başlamış. - Attila İlhan
- Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna
- Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü
Birleşik Kelimeler: fasıl heyeti, fasletmek, aslı faslı
FASLI
- Fas halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
FASON (Kelime Kökeni: Fransızca façon)
- Kesim
- Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal, fason mal
Birleşik Kelimeler: fason imalat, fason mal, fason üretim
FASSAL (Kelime Kökeni: Arapça faṣṣāl)
-
Karalamacı
Gayet fassal, dedikoducuydu da. - Refik Halit Karay
FASONE (Kelime Kökeni: Fransızca façonné)
- Çözgü veya atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş
- Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği
FASILA (Kelime Kökeni: Arapça fāṣila)
-
Aralık, ara, kesinti
Ancak bir iki saat uyuyabildiğim o gecenin sabahında mersiyemi ilk defa çocuklarıma hıçkırık fasılaları arasında okudum. - İbrahim Alâeddin Gövsa
Ata Sözleri ve Deyimler
- fasıla vermek
FASLETME
- Fasletmek işi
FASARYA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Boş, anlamsız (söz)
-
İşe yaramaz, yeteneksiz
Öylesine fasarya, semt takımında bile yer alamaz, her zaman yedek dururdu. - Haldun Taner
FASİKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca fascicule)
- Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri, cüz
FASİH (Kelime Kökeni: Arapça faṣīḥ)
- Açık ve düzgün (anlatış)
- Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan
-
Açık ve düzgün bir biçimde
Sözleri daha fasih çıkarmak için hafif şapırtılarla oynayan kırmızı dudaklarına takılıyordu. - Peyami Safa